Bu toprak için,
bu bayrak için,
ölelim.
Ne düşünelim, ne de bilelim!
10 kasım 1955, Maltepe
macklin celebrini has autism
Phantogram Three

izzy's playlists!
Show & Tell
Sweet Seals For You, Always
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
almost home
Keni
The Bright Sessions
The Bowery Presents
art blog(derogatory)
noise dept.
The Stonewall Inn
I'd rather be in outer space 🛸
Lint Roller? I Barely Know Her
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

ellievsbear
No title available
Today's Document
Fai_Ryy

seen from United States

seen from Italy

seen from United States

seen from China

seen from Germany
seen from United Arab Emirates

seen from United States

seen from Russia

seen from Australia

seen from Malaysia
seen from United Arab Emirates
seen from Italy
seen from Bulgaria

seen from Brazil
seen from Morocco

seen from United States

seen from United States
seen from Singapore

seen from Poland

seen from South Korea
@yalkuzak
Bu toprak için,
bu bayrak için,
ölelim.
Ne düşünelim, ne de bilelim!
10 kasım 1955, Maltepe
“bir gül bahçesine girercesine şu kara toprağa girenler”
hiç mevsimi geçmez güzelliğinin...
‘’olsaydım şu kerpiç evin bir penceresi de ben’’
-akdeniz kadar büyürdü fevkalâde gözlerin-
Son çare duaya kalmış anavatanım,
Sen neye yararsın, sen neye yaşarsın ey Türk!
"Gözlerimi çıkar, seni görebilirim Kulaklarımı tıka, seni duyabilirim Ayaklarım olmadan sana kadar yürüyebilirim Dudaklarım olmadan bile seni çağırabilirim Kollarımı kes, seni tutabilirim Bir el gibi yüreğimle kalbimi çıkar al, beynim çarpar Eğer beynimi ateşe verirsen Seni kanımda taşırım" -Rilke-
“bir gül bahçesine girercesine şu kara toprağa girenler”
‘’Ben bir Türk'üm…
...
o ağlarken ben gülemem
o ölürken ben kalamam’’
"Baktık ki omzumuzda kıldan keskin bir urgan
Türkiye ağır yüktür bilmeyen ne bilesi"
“Vur, aşkın ve hakkın zaferi için Vur, dünya bak senden bunu istiyor Vur, yerde bak tarih senin seyircin Vur, gökten bak Allah sana ‘vur’ diyor.”
Haydi beni bir daha tutuklayın İngilizler! Ama görüldü ki tutuklama ve öldürmeyle iş bitmiyor! İşte Türkler, kendi cenaze merasimi için hazırlanan tabutlarını, sahiplerinin başlarına geçirdiler! (1922 - Türk Kurtuluş Savaşı'nın Türklerin zaferiyle bitmesi üzerine.)
-Mohandas Karamçand Gandi
“...ve kadınlar, bizim kadınlarımız : korkunç ve mübarek elleri, ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yârimiz ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve karasabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, bizim kadınlarımız şimdi ayın altında kağnıların ve hartuçların peşinde harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi aynı yürek ferahlığı, aynı yorgun alışkanlık içindeydiler. ve on beşlik şarapnelin çeliğinde ince boyunlu çocuklar uyuyordu. ve ayın altında kağnılar yürüyordu akşehir üstünden afyon'a doğru. “
“en çok sevenler, en iyi ölür”