Tabii bilmiyorlardı sayısını unuttuğum kadar insanın hayatını mahvettiğimi. Bilmiyorlardı annemi, babamı kahrettiğimi. Bunlar bir yerlerde suç olmalı.

#extradirty
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

No title available
h
noise dept.
Today's Document

Kiana Khansmith
Claire Keane

titsay
occasionally subtle
tumblr dot com

izzy's playlists!

Discoholic 🪩

★
Lint Roller? I Barely Know Her
Xuebing Du

Andulka
No title available
Not today Justin
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

seen from Uzbekistan
seen from United Kingdom

seen from T1

seen from Singapore

seen from Russia

seen from Bangladesh

seen from Belarus
seen from Italy
seen from Bangladesh
seen from New Zealand
seen from United States

seen from Italy
seen from Nepal
seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
@yely
Tabii bilmiyorlardı sayısını unuttuğum kadar insanın hayatını mahvettiğimi. Bilmiyorlardı annemi, babamı kahrettiğimi. Bunlar bir yerlerde suç olmalı.
sana da kıyamam, kıyamam ama anla
kalabalık bir caddede tutmuşum yalnızlığın elinden
“beni bir daha göremeyeceksin!” demiştin giderken, öyle de oldu.
yüzleş, seni sen yapanlardan ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş hep içinde kaldı. Çünkü sen artık onların bir parçası olamayacak kadar sensin, onlar senin bir parçan olabilir en fazla. Süslü cümleler mi duymak istiyorsun? Git masal dinle, unutturur sana bu yerçekimini. kaçıp uzaklaşmak mı istiyorsun? dinle sokağının gürültüsünü, o arabaların içinde senin gibi kaç tane insan var? Ararsan bulursun benliğini, kaybetmiş sanma kendini. Ruhun gezegende uyurgezer.
yeryüzünde hemen şurda
kaybettim seni.
telaşta, korkuda kaybettim.
hüzünde, coşkuda kaybettim.
'mutluluktan ölebilirim' dedin, kaybettim.
her şey geçiyor, hiçbir şey geçmese de.
sensizligi yuzlerce kitap alip arastirmak istedim, gittim aldim da kitaplari ama okumaya korkuyorum.
konusup anlasmak zor, haklisin.
ben sanmıştım ki sana kendimden geçip gelirsem, benimle olursun. ben sana kendimden geçip gelmişim, ne bu acımasızlığın. ne olur bu kadar acımasız olma. bilirim sen böyle bir adamsın. beni sevmeyecek değil ama sevmek istemeyecek. bana tutunmayacak değil ama tutunmak istemeyecek. kimseyi istemeyecek, gerek görmeyecek bir adamsın. yatarken kafandaki sesler susmayacak, gözünü kapatamayacaksın, ama istemeyeceksin. biliyor musun sen gerçekten çok uzun boylu bir adamsın. ama ben sana dört mevsim bahar dilerken, sen benim yazımı, kış edemezsin. beni kara kışlarda bırakamazsın. hani sanmıştım ki bu kızıl günlerin ardında seninle yaşlanabiliriz. sen çok uzun boylusun ya, ben sana yetişebilirim. saçlarına düşen akları beraber sayarız, beraber iç çekeriz, beraber döneriz akşamları çocuğa. ama sen çok uzun boylusun. hep böyle bi adamsın sen, benden öncesinde dahil. bu ki sana kimsenin yetişememesine sebep olmuş. hiç birini de yanında istememişsin zaten, kalbine söz hakkı tanımamışsın hiç. ama öyle sanıyormuşum ben. değilmiş. bu öyle değilmiş. sadece bir bana uzun boyluymuşsun. sadece, beni istememişsin.
ne kadar uzağa o kadar iyi, derdim değil mi? saplandım kaldım şimdiye, ruhum yorgun artık. için gitmek ister de bedenin kalkamaz ya, o haldeyim. Bu hale gelene kadar kaç kez kendimi ve onları kandırdım bilmiyorum. Kandırdığımdan eminim ama, öyle olmasaydı bir şeyleri görebilirlerdi. mesela beni, hiç olmayan beni.
nereye gittiğimize dair hiçbir fikrim olmadan senin peşinden geliyordum.
İşte aramızdaki fark bu; sen gördüğün ilk yola saparsın, bense o yolda kaybolduğumu fark edince kenardaki çiçekleri toplarım.
Eğer sizi ağlatan bir şarkı duyarsanız ve artık ağlamak istemiyorsanız, şarkıyı daha fazla dinleyemezsiniz. Ama kendinizden kaçamazsınız. Kendinizi daha fazla görmemeye karar veremezsiniz. Kafanızdaki gürültünün sesini kısmaya, onu kapatmaya karar veremezsiniz