yarayı sev derler.
sevmemelisin.
yarayı açanı sevdiğinden dolayı yarayı sevmemelisin.
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
No title available
YOU ARE THE REASON

Love Begins
ojovivo
sheepfilms
Sade Olutola
untitled
h
The Bowery Presents

❣ Chile in a Photography ❣
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
occasionally subtle
Cosimo Galluzzi

No title available

ellievsbear
Claire Keane
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Origami Around
seen from United States
seen from Colombia
seen from Italy
seen from Uruguay

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Türkiye
@yeniay1
yarayı sev derler.
sevmemelisin.
yarayı açanı sevdiğinden dolayı yarayı sevmemelisin.
Ama bir yarayı seviyorsan iyileşmesine nasıl izin verirdin ki?
Bir yarayı sevdiysen seni öldürmesine izin vermelisin.
hayat bazı anlardan ibarettir.
ruhumu ruhuna zincirlemişsin gibi hissediyorum.
her ne kadar bedenimi senden uzak tutsam da,
ruhumu benden alıp götürüyorsun.
o bağı o zinciri görebiliyorum.
güzel teninin,güzel yüzünün ardında;
ruhunu görebiliyorum.
beni en çok bu yaralıyor.
kalbim tümüyle sen olmuş.
öyle ki;şimdi bir hançer alsan eline ve saplasan kalbime
görünende beni,hakikatte kendini
öldürürsün.
🫀
-Biliyor musun Orlic?Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazanırdı.
+Neden efendim?
-Aklımdayken nasıl kalbimde derdim?
İnsan durduk yere neden ağlardı?
Yada bir yabancının sözü ile neden bu kadar üzülürdü?Aslında hepimiz farkına varmadan kendi duygularımız ve isteklerimize göre hareket edince sanki çok basitmiş gibi hiç bilmeden;başkalarının üzerinde nası bir etki bıraktığımızı veya onu kendi içinde nasıl bir çıkmaza sürüklediğimizi yada ne bileyim,onu nasıl incittiğimizin farkına varmazdık.Konu bir yabancı olmak değildi yada konu biz değildik.Herşey karşı tarafla ilgiliydi.Kimsenin içinde nasıl bir harp olduğunu bilmeden öylesine hiç ehemmiyet vermeden yaptığımız davranışlar veya sözlerimiz,o kişinin o savaşta yenilmesine sebep oluyordu belki de.
Belki de bardağı taşıran o son damla bizizdir fakat bunun farkına varmaz ve bardağı taştığı için suçlarız.
Bir insanın etrafındaki kalabalık onun yalnız biri olmadığına mı işaret?
Yoksa asıl yalnızlık kalabalığa rağmen olanlar mı?
akşamlar bir roman gibi biterdi...
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun,ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar,
yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar söylememi istersen yalanlar söylerim,
incinirsin.
Sana gitme demeyeceğim,
ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
sende bilme Lavinia.
kalpkıranlar tarçın ve salep kokar mıydı?
Hepsi değil')
Önce ben sevmiştim.
O sonra sevmişti.
Sonra bazen çok geçti.
🫀
Onların fikirlerini sahiplenmeyince ve onların doğrularına uymayınca,işte o zaman;güler yüzlülük maskesi düşer ve maskenin ardındaki gün yüzüne çıkar,gülün yaprakları dökülür sadece dikenleri kalır geriye.İstisnasız herkes sığamayacağı kapları değil,kendisine göre şekillenecek kapları sever.O kaba uymadığını kabullenip kendine göre bir kabı aramak yerine o kabın kendine göre şekillenmesini bekler.Ve kap şekillenmezse onu parçalamaktan çekinmez.
Kaçtığım yerler hep deniz kenarları.
"Sanki sol kaburgamın altında bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış.Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar,denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak.O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum.Sana gelince...Sen hemen unutursun beni."
"Gülmeyi seven ağlamaya doğru yol alır;güzel dişler güzel gözleri mahveder."
Ğöğü kafes.
Onu seviyorum.
Peki ya o?
O da beni sever...Bazen.