Ğöğü kafes.

seen from Japan
seen from Kazakhstan
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from Japan
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from China
seen from Brazil
seen from United States
seen from Italy
seen from Italy
seen from China
seen from Japan

seen from United States
seen from United States
seen from New Zealand
Ğöğü kafes.
Tarçınlı salep içiyorum, bari şu an çık kafamdan.
Kendi yaralarımı dikerken bir başkasının dikişlerinin sökülmemesi için cebimde yara bandıyla dolaşıyordum. Bazen de iğne parmaklarıma batıyor diye. Çünkü bedenimin çevrelediği ruhumu çırılçıplak bıraksalar dikişlerden yüzümü göremezlerdi.
"Gökyüzü aydınlık diye mi üzülüyorsunuz? Teninizi yakan güneşe gülümseyin. Çünkü karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde, bir daha asla eskisi gibi olamazsınız."
Siyah Kuğu || Beyza Aksoy
Pencereleri kapatsan da dışarıdaki kötülüğün içeriye sızacak bir yol bulduğunu biliyorum ama yine de ışıkları söndürüp onlarla körebe oynayabilirsin,” diye mırıldandım. “Direksiyon başında sinirlendiğinde hızı artırabilirsin, dışarıda koşmaya başlayabilirsin ama öfkeni sindirmeyi öğrenmezsen kafanın içindeki o bir metrekarelik alanda felç geçirirsin.” Çantamı çıkardım ve kucağıma aldım.
“Bir de...” Paketten bir tane çıkardım. “Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegâne silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler.” Çantamın fermuarını kapattım. “Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor.”
Onu seviyorum.
Peki ya o?
O da beni sever...Bazen.
"Hayalleriniz olsun, 'belki bir gün' diye mırıldanırken yüzünüzde buruk bir tebessüm oluşturacak hayaller.Üşüyün.Üşümeden yaşadığınızın farkına varamazsınız.
Zira ben kül oldum.
Fark etmeden."
~siyah kuğu
Önce ben sevmiştim.
O sonra sevmişti.
Sonra bazen çok geçti.
🫀