Bu gece yine eskilerden bir tarif paylaşacağım, aslında bu tarifi önceden yaptığımı çaktırmamam gerekiyor belki ama bir türlü blog yazma işini resmi bir düzene oturtamadım. Yazacak o kadar yazı, paylaşılacak o kadar konu var ki… Mesela yakın zaman önce 2 haftalık bir gezi yapma şansım oldu. Tek kelimeyle harikaydı; Ankara, Çorum, Eskişehir, Samsun… Hem tarih hem insan ilişkileri üzerine muhteşem bir pratik. O geziden, keşfettiklerimden bahsetmeyi çok istiyorum. Sonra, derslerime çalışmalıyım fakat masama oturduğumda hemen kitaplarıma dönüyorum; Amin Maalouf, Eric Fromm… Diyelim o da bitti ya maç ,izliyorum, ya maça gidiyorum ya da spora gidiyorum. He bir de son zamanlarda takıntı haline getirdiğim Hand Lettering var hemen birkaç tane paylaşalım;
O kadar zevkli kiii :) Saatlerce uğraşabiliyorum. Ee bir de bunun yanında muhabbet sohbet var, günler böylece geçiyor ve benim yazı yazacak hiç vaktim olmuyor. Eğer blogta kısa bir süre geçirme imkanınız olduysa “what i read in ..” serisi yaptığımı ama bunun kesildiğini görmüşsünüzdür. Onun sebebi de; ay içinde okuduklarımı ve izlediklerimi bir Bullet Journal haline getiriyorum. Bu bana daha özel yazılar yazma ve hand letteringi işlevsel hale getirme imkanı veriyor. Bununla ilgili de ayrıntılı bir yazı gelecek.
Bu uzun güncellemeden sonra gelelim pastanın hikayesine;
Bir gün kardeşimle oturuyorduk ve ikimizin canı da yaş pasta çekti, dedik ki girelim yapalım. Tariflere göz attığımda tamamıyle tatmin eden bir tarif göremedim, acelem vardı ve elimizdeki malzemeler sınırlıydı. Biz de şu yöntemi izledik; rastgele bir pandispanya tarifi ve pasta kreması tarifi bulduk ayrı ayrı yerlerden. ancak her şey o kadar hızlı gelişti ki ben sonra bu tarifleri aldığım yerleri bulamadım. Sonuç çok güzeldi bu sebeple farklı tarifleri buraya koymak ve sizi yanıltmak istemiyorum.Zaten internet üzerinden ulaşması çok kolay. Ben pandispanyanın içine kremayı ve muzu koydum damla çikolata da serptım. Üst kısım süslemesi ise krem şantiye mor gıda boyası ekleyerk elde edildi. Sonrası zaten resimden anlaşılıyor :) He şimdi diyeceksiniz ki tarif yok sen bu yazıyı neden yazdın? Biz pastayı bitirdikten sonra ilginç bir şey oldu, kuzenim kuzeniyle birlikte bize gelmeye karar verdi ve pastayı yerken öğrendik ki o gün, Yavuz’un doğum günüymüş :) Güzel bir anıydı bizim için.
Bu yazı sayesinde kısa bir güncelleme ve ufak bir tarif paylaşmış oldum. Siz de kendi tarifinizi oluşturur ve memnun kalırsanız benimle paylaşabilirsiniz, selamlar :)
Habersiz Doğum Günü/ Pastası ve Güncelleme :) Bu gece yine eskilerden bir tarif paylaşacağım, aslında bu tarifi önceden yaptığımı çaktırmamam gerekiyor belki ama bir türlü blog yazma işini resmi bir düzene oturtamadım.