neden ? niçin ? kime yaşıyorum ? kendim için yaşamadığım besbelli..!

roma★

oozey mess

Product Placement
No title available
Peter Solarz
art blog(derogatory)

Discoholic 🪩
todays bird
Xuebing Du

No title available
styofa doing anything
we're not kids anymore.

ellievsbear

if i look back, i am lost
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
taylor price
No title available
macklin celebrini has autism

Kiana Khansmith
he wasn't even looking at me and he found me

seen from Israel
seen from Ukraine

seen from T1

seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Iraq

seen from United States
seen from Brazil

seen from Germany
@yetkilibirabla
neden ? niçin ? kime yaşıyorum ? kendim için yaşamadığım besbelli..!
Ölümlü kulakların kaldıramayacağı kozmik müziği.." şair törpüler.
Ahh Lennie..
Beyin her şeyin farkında ama kalp anlamamakta ısrar ediyor...
Öyleyse nerede korku varsa orada utanç da vardır demek doğru değildir. Tam tersine,nerede utanç varsa orada korku vardır. Ama korkunun olduğu her yerde utanç yoktur, çünkü korku bence utançtan daha kapsayıcı bir kavramdır. Sayılar kümesinin bütün tek sayıları kapsamadı gibi, korku da utancı kapsar. Yani bütün tek sayılar sayı oldukları halde,bütün sayılar tek sayı değilr.
Çalışmaya alıştım, alışmaya çalışmadan..
Biz de hep belgesel falan izleriz..
TÜRKİYE (aman çocuğum, sen derslerine çalış, konser bileti satma, parasız eğitim isteme, rektörü eleştirme, olaylara karışma) CUMHURİYETİ!
düş’ün kadarsın, düşün ne kadarsın ?
Bir anda gelen nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi hissi...
~Oukl~
oukl geceniz kahrolsun oukl
Rüya uykunun bekçisidir.
Zamanın ötesi, anın içi.
25 yıl sonra biz seninle belki yine ben û sende surlara çıkarız,
ama biraz yaşlanmış oluruz..
senle beraber bütün Karadenizin etrafını bisikletle dolanırız..
batum’da çaça içer, hüzünlü gürci şarkılar dinleriz.
sonra bi de mayakovski’nin evine götürürüm seni..
bir haftada doktor çehovdan öyküler okuruz,
"içelim ve bir birimize sen diyelim" deyip moskova petruşki treninde votka içeriz..
varna da "karşı kıyıdan sesleniyorum.. sesimi işitiyormusun..
mehmet.. mehmet.." diyip nâzımı yâd ederiz..
sonra, haritayı açarız..
gözümüzü kapatırız, parmağımızı koyarız bir noktaya,
derim yürü.. dünya haritasına..
sonra ben belki politikaya atılırım..
ama sadece ulaştırma bakanı olurum ha..
bütün ülkeyi demir yollarıyla döşerim..
sadece batıdan doğuya değil..
doğudan karadenize..
karadenizden akdenize.. uzun uzun demir yolları..
sonra her bölgede yok olmakta olan diller ve kültürlerle ilgili enstitü kurulmuş olur…
sonra
sonra
belki her şey değişmiş olur..
sonra çalışma saatleri beş saat olur,
sonra, 30 yıldır içinde bulunduğumuz bu çatışma ortamıyla ilgili,
hakikatleri araştırma komisyonları kurulmuş olur..
sonra…
Akılla bir konuşmam oldu dün gece...