Kitapların yası tutulur mu diye sormayın bayım. Bazen en çok kitapların yası tutulur..
almost home
YOU ARE THE REASON
ojovivo

Discoholic 🪩
RMH

Origami Around

Jimmy Eat World

if i look back, i am lost
Noah Kahan
tumblr dot com
Fai_Ryy
official daine visual archive
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Product Placement
Today's Document
Monterey Bay Aquarium
d e v o n
Fieri Frames
Color Me Curious
🪼

seen from Malaysia
seen from France
seen from Indonesia
seen from United States
seen from Vietnam

seen from Spain
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Chile
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Venezuela
seen from Indonesia
seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Iraq

seen from Sweden

seen from United States
@yildizlaratutsaak
Kitapların yası tutulur mu diye sormayın bayım. Bazen en çok kitapların yası tutulur..
Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş
"Bana nefes alan hiçbir şeyi sevme hakkı vermediler, bende 𝘪𝘯𝘤𝘪𝘳 𝘳𝘦ç𝘦𝘭𝘪𝘯𝘪 sevdim.."
"Yalnızlık, insan kalabalığından daha iyi. Sürekli birilerini memnun etmeye çalışmak, onlara ayak uydurmak, açıklamalar yapmak..."
Ben sözlerden değil, bakışlardan tırsardım. Bakışların arkalarını sezer, sezgilerim doğrulanana kadar mecburen bekler, beklerken kafayı yerdim. Konuşunca mesele yoktu.
Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni.
"Tatlı canın ağzıma gelse bile, dudağıma dudağını koydun mu, ebedi hayata erişirim."
"Maurice, monptit ne demek?"
"Fransızca mon petit'nin kısaltılmışı. Küçüğüm, demek."
Hayatımız müzikaldi ya da bana öyle geliyordu.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatında mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.
Seni seviyorum... Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum...
"Berlinde yalnızsınız değil mi?
"Ne gibi?"
"Yani... Yalnız işte... Kimsesiz... Ruhen yalnız... Nasıl söyleyeyim... Öyle bir haliniz var ki..."
"Anlıyorum, anlıyorum... Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... Bütün dünyada yalnızım... Küçükten beri..."
"Bende yalnızım... Boğulacak kadar yalnızım... Hasta bir köpek kadar yalnız..."
Yukarıya kadar tırmanıp cesurca son adımı atarken birdenbire yanlış yola girdiğini düşünüp korkuya kapılmak, ileriye doğru birkaç kolay adımı atacak gücü kaybetmek kadar korkunç bir şey yoktur hayatta.
ben, doğada olmayanı resmetmeyi bilmeyen, hayal gücünü çalıştırarak resim yapma yeteneğinden yoksun, ancak var olanı kopya ederek resmeden o zavallılardan biriyim.
Tek ihtiyacım olan şey;Bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup,olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek istiyorum.
Bir yıldız gökte kayıp giderken Islak bir yolda yalnız yürürken Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın’