‘Her şeyi silip yeniden başlarız.’ Mathieu gülümsedi: ‘Her şey silinir silinmesine, ama başlanmaz yeniden.’

ellievsbear

Product Placement
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

No title available
taylor price

pixel skylines

Andulka
almost home

shark vs the universe

blake kathryn
Xuebing Du
Lint Roller? I Barely Know Her
🩵 avery cochrane 🩵
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Sade Olutola
Cosimo Galluzzi
KIROKAZE
Cookie Run:Kingdom Official!

@theartofmadeline
🪼

seen from Germany

seen from Poland
seen from Ecuador

seen from Singapore
seen from Bangladesh
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from France
seen from Türkiye
seen from France

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from France
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Malaysia
@yoldaveyolunda
‘Her şeyi silip yeniden başlarız.’ Mathieu gülümsedi: ‘Her şey silinir silinmesine, ama başlanmaz yeniden.’
#herkesgibiolanaşiiryazılırmı?
...... Ne diyecektin, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH’dan başka. Ah benim nergis kokulu cehaletim Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. AH!.............. #didemmadak #ah
“Böyle anlarda hep olur. Yerinde kullanılan bir sözcük, rastgele yükselen bir şarkı, nasıl kavratır yaşamayı! Ne diyor radyodaki ses: Teamo Te. Ne demek olabilir Teamo Te? “Seni seviyorum, seni, seni, seni” gibi bir şey. Hiç usanmadan, hep yineleyerek. Dili bilmesek bile anlıyoruz, çünkü Akdeniz’in ortak dili bu. Dizboyu papatyalar anlamına da gelebilir, “Daha yığınla çocuk var doğurulacak, yığınla çocuk bezi, don, erkek çorabı var yıkanacak” anlamına da. “Seni seviyorum, hadi hoşçakal, bir gün o kıyı kahvesinde yanına çöküp dostça iki kadeh içebilme isteğim baskın geliyor” anlamına da…”
“Eskiden ihtiyarların çay içtiği, gazete okuduğu, kadınların yün ördüğü, çocukların oynadığı sağlıklı çay bahçeleri nasıl oldu da karşı koymadan, usul usul boyun eğdiler? Lokantaların hepsi boş, hepsi pahalı, hepsi bir örnek. Garsonlar, tabakları, çatalları, çiçekleriyle tepeden tırnağa hazır masaların çevresinde dörder beşer bekliyorlar. Bir törene katılırcasına, gözlerini durmadan yoldan geçen, yanaşan, kalkan özel arabalara dikmiş, öylece duruyorlar. Arabalardan parka girilmiyor, kaldırım küçüldü, asfalt genişledi, iskele kaldırıldı. HAYIR! YETER! diyen yok. Yok. Yok. Yok. Ne çocuklarını denize sokamayan analar, ne eve vapursuz dönen babalar, ne dükkanları ellerinden alınan marangozlar, terziler, aktarlar.”
“İşte ben, bu alışkanlıklarından biri olmak istemem. Senin düzenle olan bağlarından biri. Sabahki diş fırçan, ya da kolunun altına sürdüğün deodorant, ya da yumurtalı şampuan olmak istemem. Bunların günlük mutluluğunda, rahatlığında belki sadece ufak bir payları var. İşte ben bu gündelik mutluluğun daha büyük bir payı olmak istemem. Yani daha rahat olman, korkmaman için örneğin, destek olamam sana. Düzenle bütün bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra zaten karanlıktan korkmayan biri olursun. O zaman yine beni seversen, bu sevgi kabulümdür. Tamam mı?”
Sultan Makamı - Ne güzel bir yolculuk bu
Sevgili, bütün hastaların (âşıkların) dertlerine devâ bağışlar. Fakat bana niçin dermân vermez (yaralarıma bir çâre olmaz)? (Yoksa) beni hasta (âşık) sanmaz mı?
#ZekiMüren
#ZekiMüren
’’sevgiden söz aç. ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak." / Sait Faik
"kimseyi kırmamak, üzmemek şartıyla, istediğin her şeyi dene... bir gün çekip giderken, geride ne aklın kalsın ne de senin yüzünden kırılmış bir yürek..."
Ayşe Kulin
"..çünkü sen yalnızca, kolay, oyun gibi ve ağırlıktan yoksun olanı seversin, bir kadere müdahale etmekten korkarsın."
Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu