bugün uzun zaman sonra bir film izledim.
Filmin adı: To The Bone ( Kemiğe)
Filmde bir tane anoraksiya olan kadın var öncesinde 4 tane ruhsal sağlık merkezinde tedavi olmaya çalışmış ama hiçbir şekilde tedaviye yanıt vermemiş. Ailesi kadını daha iyi bir merkeze götürmüşler ve kadının orada yaşadıkları iyileşme sürecine başlangıcı konu alınmış.
Filmi beğendim çünkü o rahatsızlığa sahip birinin gerçek duygu ve düşünceleri doğru bir biçimde yansıtılmış. Ailelerin gerçek duygu ve düşünceleri yine doğru yansıtılmış.
Biraz da bu konudan konuşalım.
Son zamanlarda gençlerde artan 'YEME BOZUKLUĞU'. Bunun nedenleri sınırlandırmak çok saçma olur. Çünkü her bir insanın psikoloji, düşünce sistemi, çağrışım haritaları, olaylara ve kişilere bakış açısı farklıdır. Bu da olayların, durumların, kişilerin, nesnelerin insanlarda farklı bir etki göstermesine ve ona göre farklı bir tepki göstermesine neden olur. Ama neden olarak insanlara yapılan 'zayıflık' baskısı, 'güzellik' baskısı böyle sonuçlara neden olabilir. Gerçekten neden bir insanın dış görünüşe bakarak o insanla konuşup konuşamayacağınızı belirliyorsunuz veya o insan hakkında bir kanıya, bir düşünceye varıyorsunuz anlamıyorum ve anlamakta istemeyeceğim. Çünkü insanların dış görünüşleri kendilerine bağlıdır. Bir insan DIŞARIDAN size nasıl kendini göstermek istese öyle gösterir bunu ne siz, ne ailesi, ne de arkadaşları değiştirebilir.