herkesin döneceği bir evi var. anne, benim çalacak tek kapım bile yok. kimsesiz miyim ben? yuvasız mıyım? başımı göğe kaldırıyorum. öyle öksüzüm ki kimse neye baktığımı bile sormuyor.
No title available
Mike Driver

No title available
trying on a metaphor
𓃗

#extradirty

oozey mess
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

izzy's playlists!
official daine visual archive
almost home
Keni
No title available
hello vonnie
RMH
will byers stan first human second
The Bowery Presents

ellievsbear
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Origami Around

seen from Uruguay

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Indonesia
seen from Bangladesh
seen from Switzerland

seen from Brazil

seen from Italy

seen from United States
seen from Pakistan
seen from Pakistan
seen from Iraq
seen from Argentina
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Bangladesh
@yuvasizkus
herkesin döneceği bir evi var. anne, benim çalacak tek kapım bile yok. kimsesiz miyim ben? yuvasız mıyım? başımı göğe kaldırıyorum. öyle öksüzüm ki kimse neye baktığımı bile sormuyor.
avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum aslında, yakmak ve yıkmak. karşımda duran cama bir yumruk savurmak geliyor içimden mesela. ama biliyor musun, tüm bunların hiçbir anlamı yok. bağırsam duymazlar, yaksam külümü dahi kaldırmazlar arkamdan ve o cam da bana ait değil. şimdi, yalnız benim olan bir göğüste sakinleşebilmek isterdim; yakmadan ve yıkmadan. sevgilim, tüm bu olanları sana haykırmak isterdim, belki hiç yılmadan.
avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum aslında, yakmak ve yıkmak. karşımda duran cama bir yumruk savurmak geliyor içimden mesela. ama biliyor musun, tüm bunların hiçbir anlamı yok. bağırsam duymazlar, yaksam külümü dahi kaldırmazlar arkamdan ve o cam da bana ait değil. şimdi, yalnız benim olan bir göğüste sakinleşebilmek isterdim; yakmadan ve yıkmadan. sevgilim, tüm bu olanları sana haykırmak isterdim, belki hiç yılmadan.
bana doğrulttukları bıçak kör çıktı, onlar da anıları yüzüme savurarak canımı aldı. bir fotoğraf karesi, bir kağıt parçası tam on kez terk etti beni bugün. böyle bir şey olabilir mi? çoktan gitmiş insanlar, yanına varıp tekrar tekrar seni yalnız bırakabilir mi?
insan, izler ve yaralar aldığı için büyümüyor. hayır, yalnızca onlarla yaşamayı öğrendikçe çocukluğuna biraz daha veda ediyor. unutma, kanadı incinen kuş da yeryüzünü tattı ama orada bir yuvanın düşünü hiç kurmadı.
ben varken kollama arkanı, bana bıçaklar saplasan da elim, omzundan hiç inmez benim.
hiç içilmeyen sigaraların dumanı, en çok türkülerde tüter ve gönül yarası türküyü iğne, dumanı iplik beller de yarasını yine kendi diker.
acımı göğsüme mıh gibi işledim, en derinimde herkesten gizledim ama şu boynu bükük yalnızlığımı ne yaptımsa yok edemedim. üzgünüm sevgili kendim, başımdaki bu derdi ölmezden gelemedim.
eski, unutulmuş bir şarkı seni hatırlattı bugün. hayır, şarkıyı atlamadım hatta başa sardım. sen de biliyorsun, anıları başa saramazsın fakat gözlerini kapattığında yıldızlara çok yakınsın.
geçmişimi özgür bırakıyorum bugün. kendimle savaşımı noktalamıyorum ama biraz olsun ara veriyorum, biraz olsun şefkât.
04.07.26 || yağmurların, ruh durumumla çok yakın bir bağlantısı olduğuna inanıyorum.
kapıyı çarpıp çıkmıştım aslında ama sen beni öylesine yok saymışsın ki öfkemi dışarıdan gelen kuş sesleriyle karıştırmışsın. bi' çocuk vedasıydı bu bendeki fakat sen şenlik var sanmışsın.
bir virgül kadar önemsizdim hayatında, geçip gitmelerden yer edinirdim kendime. oysa sen tüm cümlelerimin tek noktasıydın ve değil sensiz bir cümle kurmak, tek kelime etmeyi dahi başaramazdım.
ister çarp, kır kapıyı ya da bambaşka bir hayatın ihtimaline yan. aynaya baktığında hep o çocuksun. balkon demirine başını yasladığında aklına gelen anılar kadarsın. kötü anılar.
o, mahur beste çalar, müjgan'la ben ağlaşırız.
"sana son mektubumu ayağı kırık bir at getirecek; beni unut, atı da vurman gerekecek."
ev diye döndüğüm yerin, kapısını çalmak bile gelmiyor şimdilerde içimden.