Boston'a Gezilecek Yerler -I- (Dikkat, bu şehirde başınız yerde gezmeniz gerekecek!)
Az önce en çok tıklanan bir gezi sitesinde Boston'da gezilecek yerlerden bahsediyordu, güya. Aslında hiçbir yerden bahsetmiyordu birkaç turistik yer dışında. Şöyle düşünüyorum, bir şehre ilk defa gidiyorsanız ve gezmek için de yalnızca birkaç gününüz varsa o zaman spesifik olarak turistik bölgelere gitmek makul. Ancak birkaç günden fazla vaktiniz varsa, turistik yerlere sadece bir gün ayırıp geri kalan zamanda şehri gerçekten gezmeye başlamıyorsanız orayı gezdiğinizi değil yalnızca gördüğünüzü söylemelisiniz. O şehrin en iyi kitapçısına, en butik kahvecisine, en lezzetli tatlıcısına uğramadıkça, parklarında serinlemedikçe ya da sokaklarını adım adım dolaşmadıkça o şehirde tam olarak bulunmuş sayılmazsınız. Boston da tam böyle bir şehir; sokak sokak arşınlanacak, sizi güzelliğiyle ve mimarisiyle büyüleyecek bir şehir. Esasında ABD'nin gezilecek yerlerinin başında gelse de genelde ilk akla gelen şehirlerden biri olmuyor. Bundaki en büyük etken New York, Los Angeles, San Francisco, Chicago gibi şehirlerin daha ikonik olmasında bence. Demem o ki Boston da mutlaka gezilmesi gereken Amerikan şehirlerinin belki ilk değil ama ikinci sırasında yer almalı.
...
New York'tan Boston'a harika bir tren yolculuğu ile geçebilirsiniz. 4 saatlik bir yol ve tren okyanus kıyısında ilerlerken aralarda çok sayıda liman şehirlerini görüyorsunuz. Yolu izleye izleye gideceğiniz için kitap filan okuyabileceğinizi düşünmeyin, bir kulaklık ve belki kahvenizle birlikte yolda olmanız yeterli olacaktır. Peki Boston'da nereler gezilmeli.. Ben size klasik bir liste vermek istemiyorum, onu herkes verebilir zaten. Daha ziyade şehrin püf noktalarını paylaşmak istiyorum. Öncelikle bu şehrin bazı kuralları var, yazılı olmayan kanunlar gibi düşünebilirsiniz, biraz bunlardan bahsedeyim.
...
Dikkat edin, bu şehirde başınız yerde gezmeniz gerekiyor! Çok acayiptir, buraya taşınmadan önce Boston'da yaşam üzerine blogları okuyordum ve kaldırımların ne kadar bozuk olduğunu anlatıyordu birçok kişi. Böyle saçmalık mı olur, kaldırımdan mı bahsedeceksiniz diye pek aldırmadım hatta güldüm geçtim. Beni defaatle uyarmaya çalışan blog yazarlarından özür diliyorum öncelikle. Şehre taşındığımızın ilk ayında tam üç kere yere düştüm. Koca kadın laps diye yere yapıştım resmen ve evet tam üç kere. Eşim ise defalarca düşeyazdı. Çünkü şehrin kaldırımları gerçekten delik deşik. Tam anlamıyla düşe kalka alıştım bu kaldırımlara. Daha sonralarında adımlarımı hep dikkatli attım, atıyorum ve evet bu sebeple bir gözün yerde kaldırımların yükseltilerini takip etmek zorundasın.
Diğer şehir kurallarından ikinci kısımda bahsedeyim ve evet henüz gezilecek yerler listesi vermediğimin farkındayım. O yüzden ikinci yazıyı okumalısınız.















