Var oluşsal sancılara ne iyi gelir ?
Sıcaksu torbacısı.
taylor price

Game Changer & Make Some Noise

#extradirty
tumblr dot com
RMH
𓃗
Phantogram Three
The Bright Sessions
Cookie Run:Kingdom Official!

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost
Interview Vampire Daily
ojovivo
★

oozey mess
No title available

No title available
cherry valley forever

roma★
seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Germany
seen from Singapore

seen from Russia
seen from United States

seen from Germany

seen from Indonesia
seen from Colombia

seen from United Kingdom
seen from Singapore
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Colombia
seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Philippines

seen from Germany

seen from Colombia
@zihinselistifra
Var oluşsal sancılara ne iyi gelir ?
Sıcaksu torbacısı.
Üç noktadan
Bir düzlem geçer derler
İyi hoş amma
İks artık igrek
Eşittir bir olunca
Yoksul gecelerimde
Aklımdan neler gelir geçer
Bilir misin ağabeyciğim...
Bin dokuz yüz altmış üç
Eksi
Bin dokuz yüz elli dokuz
Yıllardan arta kalan
Müşvik bir ses
Aklaşan saçlarımız
Üzme kendini
Ve 'O' kadını
Unut deyişin ağabeyciğim...
Bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki.
Gecelerin güzelliği şafakla biter ve şaraptan doğan çocuklar gün ışığında terk edilir.
İnsanlarla geçinmek, yüreğinin kapılarını açık tutmak; bu liberalliktir, ama yalnızca liberalliktir. Soylu konukseverlige yeteneği olan yürekler, pencerelerinin perdelerinin çoğunun kapalı, panjurlarının inik olmasından belli olur: Onlar en güzel odalarını boş tutar. Neden acaba? "Geçinmek" zorunda kalmayacakları konuklar beklerler de ondan...
"Sürdürmek isterim, öteye gitmek, yapamam; an dağıtır kendini pek çok şeye."
Nasıl yani?
Nasıl yani derken?
Merhaba zihinsel ! Seni küçüklüğümden tanıyorum, o yaşlarımdan artık 10 yaş daha ilerideyim. Sen beni hatırlamazsın ama ben seni çok iyi hatırladım, araştırdım ve buldum. Bir facebook grubumuz vardı, hatırladığım isimler, sen, damla, kuntay ve naci abiler. Ben çok katılmazdım ama sizi hep takip ederdim ve sen dahil ordakilerden etkilendiğim için anabiliyorum bazen. Ben artık büyüdüm, ama sen hiç değişmemişsin. Sadece bunu söylemek istedim. Hoşçakal, burdan takip etmeye devam edeceğim ara ara :)
Nasıl değişmemişim ayol, on yılda ohoo. Ama akıl fikir müessesesi günleri güzeldi, haklısın. Belki hatırlarım, sen bahşet ismini hele. İstediğin yerden takip edebilirsin, sevindim yazmana. Görüşmek üzere.
Ben, genellikle kendi derinliklerimde bile henüz tasarlanmamış eylemlerin, dudaklarımı uzatırken aklıma bile getirmediğim sözcüklerin, tamamına erdirmeyi umursamadığım hayallerin kuyusuyum.
Sakladığımız yerlerde aklanabilsek kafi.
Yalnızlık, kendimizi alıp kaçtığımız
dilsiz bir attır; yelesi bakışlarımızda
savrulur hep, nal sesleri duruşumuzda.
Bu yüzden uzaklar,
atların topuklarında zonklar,
biz uzaklarda.
Zaten yalnızlık bir uzaktır yakınımızda.
Nezaket kırbacının acısı pek olur.
+8 yaş çocuklarınız veya öğrencileriniz için eğlenerek yapabilecekleri on sayfalık dikkat çalışması.
+8 yaş çocuklarınız veya öğrencileriniz için eğlenerek yapabilecekleri on sayfalık dikkat çalışması hazırladım, cevap anahtarı da içinde. İyi çalışmalar, keyifli zamanlar…
Yaşlanmamak elinde olmasa da insanın, evliliğinin yaşlanmaması elindedir.
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım. Uğrunda yaşayacağım çok şey var, yine de anlaşılması mümkün olmayacak kadar hasta ve üzgünüm.
"Ne zaman dönsem arkaya, Amira ayağına bakıyor. O da bizim gibi çıkardı ayakkabılarını binerken deveye. Ama ayakları bizim gibi değil, onunkiler şimdi bambaşka. Öpülmüş yerlerine bakıyor. Bileklerini seviyor hiç sevmediği gibi. Madam Lila haklıydı. Kesinkes yalan, insanın kendi kendisini sevmesi meselesi, kim uydurduysa. İnsan ancak sevilince öğreniyor kendini sevmeyi. Ben de ayaklarıma bakıyorum mesela. Ayak işte. Maryam'ın ayaklarına, bileklerine bakıyorum, kendini bilmeyen ayaklar...
... Aramızda aşkla tazelenen bir tek Amira'nın ayakları."