Biz günahkârlar kimse sormadan savrulduk bu dünyaya.
One Nice Bug Per Day
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Monterey Bay Aquarium
KIROKAZE
ojovivo

shark vs the universe
Jules of Nature
occasionally subtle

Origami Around

roma★
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
RMH

ellievsbear
h

pixel skylines
Mike Driver
Fai_Ryy
No title available

PR's Tumblrdome

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from Canada
seen from Brazil
seen from United States
seen from France

seen from Tunisia
seen from Philippines

seen from Italy
seen from Türkiye

seen from United States
seen from Türkiye

seen from France

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@a8880808a0
Biz günahkârlar kimse sormadan savrulduk bu dünyaya.
Saçımda çıkan kar beyazını görünce anladım çocukluğumun elini bıraktığımı.
Bütün gündüzlerin
Bütün gecelerin sonunda
Meltemi senden esen
Soluğu sende olan
Yeni bir başlangıç vardır.
Defalarca yankılandı.
"Tanrıya ihanet etme"
Hâlâ içimi içime sığdıramayarak yaşıyorum aynı konuları.
Kimseye söyleyememek.
Duygularını en derinden yaşayıp akıl sağlıklarına sahip çıkmaya çalışanlar, umutla söylerim ki hiç biriniz bunu yaşamayın.
Bana verilen yaşam için bir işlevim olmalı.
Benim iyi olması için uğraşmaya mecalimin olmadığı, sonuçlarına razı geldiğim bir şeye, toparlamak için verdiğiniz çabanın sonuçsuz kaldığını görünce beni suçlayacaksınız. Bu sefer özür dilemeyeceğim, çünkü konu benim toparlanmam değil, hiç bir zaman olmadı.
Küflenirken hayatta kalacağın her saniye için bol şans.
Cehennemi evi yapmış birine şeytanın kötülüğünü anlatmaktır vakit kaybı.
Hiçliğin gözdesi olmuş yüreğin, çirkinliğini bağırmak kadar aptalı var mı bu dünya da?
Var dedirten herkesin geçmişi nasıl derinliktedir mesela, ne saklanır daha dolmamış mezarlarında kim bilir.
Birine inanıp üzülmenin verdiği yükü taşıyamayan, buna razı gelip her titreyen beden korku ile mi suçlanır? yoksa merhametle mi adlandırılır?
Çelişkili her insana yardım etmeye çalışanların kaybolduğu pislikte, yeşermiş yaşamın hapsi gibi hissettiren bir hastalık.
Sineklerin dolaştığı bozulmuş yemeklerin hikayelerini saklıyorum zihnimde, pis koku yüzünden masadan uzaklaşan her kişinin bir hatası var, aynı kefedeyiz aslında.
Çığlıkları duymak isteyen herkes, neden ve ne sebeple tanımak ister bi insan birini bu denli
Birinin bilincini kaybetmesine sebep olmuş kişi için rahat mı yaşam? sonuçta tedavisinden hatırlamaz diyerek geçiştirilen her zaman için bir özür nedir ki?
Neden yanmış ve yıkılmış bir ev için duyulur bu özlem diyerek büyürsün, büyüdükçe özleminin eve olmadığını anlarsın. İşte o zaman masumluğu özleyeceğin yılların biner sırtına.
İki kuklanın maskelenmiş yüzü komik gelir herkese ve tiyatro derler buna.
Hayır, oynanan oyunun perde arkasını gören ruhları izliyorum, gülmüyorlar.
Bedene verilen zararın ilacı doktorlar, enfeksiyon merhemleri geçirecek mi gerçekten?
Bir kelebek kanadının gönderdiği kasırgaya diklenen birinin, tozlanmış kitaplarını okurken içten geçirilen keşke o olsam söylemleri.
Bir başkasının hayatını yaşayıp köle olmak, boyun bükülen yargıların hepsini ateşe atayım.
Cam kesikleri ile dolu yolda çıplak ayak yürüyenlerin anlayacağı cümleler, anlayan kişiler ve anlamasalarda bir şeyler hisseden insanlar, hepinizden özür dilerim.
- bencilliğincehennemi.
"Sana kızmıyorum, çünkü, bütün iyi insanlar gibi, kötülüğünü farkında olmadan yapıyorsun…"
Ama hiçbir zaman intihar etmeyi düşünmedim. Sadece bir ara... Hissettim.
Yaşarken çok ağlamak istediğim zamanlar oldu, Başaramadım. Gözyaşlarımı içimde tuttum. Ağlamaya başlar da duramazsam diye korkardım, taşarsam, kendimi bir gözyaşı selinde bulur ve boğulursam diye.
Katılığım göstermelikti, yufka yürekliydim.
Beni sadece fotoğraflardan tanıyorsun. Sadece nasıl göründüğümü ve objektife nasıl baktığımı biliyorsun. Ama neler düşündüğümü ve neler hissettiğimi bilmene olanak yok. Beni anımsaman olanaksız.
Aramızdaki mesafe hem çok uzak hem çok yakındı.
Sana kızgın değilim... Sana kızamayacak kadar seni iyi tanıyorum...
"Yalnızım ama bir kente inen ordu gibi yürüyorum."