Kopenhag Güncesi 365. Gün, 13 Agustos 2024.
“Birgün, bir yağmurla garip garip
Şu manzara karşısında bir yılı doldurdum. Tam bir yıl önce bugün bir gece yarısı bu topraklara ayak bastım. Bir yıl bütün ömrümün ortalaması gibi, kederle, sevinçle, umutla, hayal kırıklığıyla ve adını koyamadığım bir sürü başka duygu ile geçti. Yorulduğum da oldu, neşe ile dolduğum da. Bir şeylerin yerini doldurmayacağımı yıllar önce yine uzak bir yolculukta anlamıştım. Bir şeyleri hep sırtında yanında taşıyorsun, bir yerlere ulaşamıyorsun. En çok da kendine, olmak istediğin kişiye varamıyorsun. Gölgeni kovalamak gibi. bir yerden sonra sadece akışa bırakıyorsun. Bir yol seçmeyi bırakıp, önüne çıka herhangi bir yolda yürüyorsun. Bu yüzden bunca yürüyüş, yaşayış, başarı, dibe vuruş, tecrübe ve ölüme rağmen hala başka uzak bir diyarda 30 metrekare odada tek başımayım. Bütün yüzlere aşina, bütün gözlere yabancı. Önümde böyle geçeceğini umduğum bir yıl daha var. Bir şeyleri değiştirmek için gram hevesim yok. Sonrasında ise “Uzaklar daha uzaklaşır”
#Kopenhag güncesinin sene-i devriyesinde size #TurgutUyar’ın “Uzak kaderler için” adlı şiirinden dizlerle hissiyatımı anlatmak istedim. “Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım”
Ömrünü “Kendi kendine çekilmez” bulan Uyar, şiir sonunda – benim gibi- hala gitmenin hayalini kuruyor. Daha ne kadar uzağa gidilebilecekse.
“Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
Bir çift göz, bir davet, bir kalp
Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak
Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için