The last goodbye
Gif by Eran Mendel
Damn 💥
😊😊😊😊
A toast to all the fine lady cock out there. 🍸
Hot
Vive les comics 😘

pixel skylines
🪼

PR's Tumblrdome

if i look back, i am lost

gracie abrams

Andulka
Game of Thrones Daily
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Product Placement
todays bird

blake kathryn
★
hello vonnie
No title available
cherry valley forever
KIROKAZE
almost home
tumblr dot com
Cookie Run:Kingdom Official!
art blog(derogatory)
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from South Africa
seen from Mexico
seen from Argentina

seen from Canada
seen from Italy
seen from Pakistan
seen from Argentina

seen from United States
seen from United States
seen from New Zealand

seen from Spain
seen from Philippines

seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from Brazil

seen from United Kingdom
@aktifbey1
The last goodbye
Gif by Eran Mendel
Damn 💥
😊😊😊😊
A toast to all the fine lady cock out there. 🍸
Hot
Vive les comics 😘
Porno Oyuncusu Oldum (2)
***Önceki***
“Şeey, Haldun Bey… Yani Haldun… Ne demek oluyor bu, nasıl bir iş olacak anlamadım. Ne yapacağım ben?” dedim.
Korkuyordum, iki yabancı erkeğin arasında kalmıştım. Haldun salondaki gülümseyen, neşeli yüz ifadesini bir kenara bırakıp, oldukça ciddi bir şekilde,
“Sikişeceksin!” dediğinde, başımdan aşağı kaynar sular döküldü…
“Anlamadım, ne demek bu?” dedim. Kelimeler boğazımda düğümleniyordu. Korku, öfke, utanç, hepsini aynı anda yaşıyordum. Müge nasıl bir iş bulmuştu bana?
“Dediğim gibi, sikişeceksin. Şimdi sen ve Kaan sikişirken, ben de sizi kameraya alacağım, işimiz bu!” dedi ciddi ciddi.
“Saçma sapan konuşmayın, böyle şey olur mu? Ben gidiyorum, Allah belanızı versin!” dedim. Geri dönmüştüm ki, Kaan kolumdan yakaladı. Sıkı sıkı tutuyordu kolumu… O sıra Haldun diğer kolumdan tuttu ve
“Bana bak amına koyduğumun kaltağı, ya şimdi adam gibi sikişirsin, ya da seni zorla sikeriz, anladın mı? Adamlar sana vermem için para gönderdi, filmin ödemesini aldım. Şimdi kalkıp filmi göndermezsem beni sikerler, anladın mı? Ya adam gibi yap, ya da zorla olacak!” diyerek tehdit etti beni…
Korkudan sesim kısıldı, bir şey diyemedim. Kaan kolumu bırakınca yere düşecek gibi oldum. Dengemi sağlayıp yatağın üzerine oturdum zor da olsa ve ağlamaya başladım. Kaan üstüme gelen Haldun’u tutarak sakinleştirmeye çalıştı,
“Abi bırak ağlasın, nasılsa seve seve yapacak bu işi, zamanımız da var!” deyince, Haldun,
“İyi, tamam… Bu arada ben de şu kamerayı falan ayarlayayım!” dedi. İki erkek dışarı çıktılar, ben odanın içinde yalnız kaldım. Böyle bir duruma düştüğüm için kendimden utandım. İyi kötü giden bir evliliğimi bir anlık öfkeyle sona erdirmiştim. Sonrasında da geçim sıkıntısı baş göstermişti. Ve şimdi de böyle bir durumdaydım. Derin, karanlık bir kuyuya düşmüştüm. Elimden tutup beni çıkartacak, yardım edecek kimsem yoktu.
Hayır dememin de bir yararı yoktu. Bu adamlar dediklerini yapacak tiplerdi. Onlara karşı gelecek ne gücüm vardı, ne kuvvetim… O sıra Haldun elinde bir kamera ile geldi odaya… Kamerayı ayaklara yerleştirip ayarları yaparken göz ucuyla bana baktı. Benim biraz sakinleştiğimi görünce, işine ara vermeden konuşmaya başladı,
“Merak etme Funda… İnan olay senin de hoşuna gidecek. Bak, kocandan boşanmışsın. Ne zamandır bir erkekle sevişip rahatlamadın değil mi? Kaan da iyi sikicidir, memnun kalırsın!” dedi alay eder gibi… Derken Kaan girdi odaya, üzerindeki gömleğini ve pantolonunu çıkartmıştı. Siyah kısa paçalı bir boxer vardı üzerinde sadece.
“Abi ben hazırım!” dedi. Haldun,
“Tamam, şu kamerayı ayarlayayım başlarız!” dedi gülerek… Bense başım öne eğik şekilde duruyordum. Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Ağlamam kesilmişti ama nefes almakta güçlük çekiyordum. Kaan bana dönerek,
“Nasıl yapalım Funda, hangi pozisyonları seversin?” diye sorunca daha da gerildim.
“Allah belanı versin!” dedim sadece.
“Bak canım… Bu kadar gergin olma… Rahat ol, bırak kendini. Sen nelerden hoşlandığını söyle yeter… Senin de zevk alacağın bir şekilde çekimi yapalım, bitsin gitsin.”
“Ne zevk alması serseri?” diyerek tersledim Kaan’ı…
“Bak anlıyorum bu ilk defa olacak, ama bu kadar da büyütme. Sonuçta olgun bir kadınsın, belli ki bu işi daha önce de yaptın, bakire değilsin ya!” dedi gülerek. Haldun başını kaldırıp,
“Ooo, sen Fundacığımı ne zannettin? Fundacığım bu zamana kadar kim bilir neler görmüştür!” dedi kahkahayla… Ardından,
“Ayarlar, ışıklar tamam, hadi başlayalım!” dedi. İşaret alan Kaan boxerini indirdi aşağı… Kocaman, tıraşlı erkeklik organıyla karşımda duruyordu. Utancımdan başımı diğer tarafa çevirdim. Haldun,
“Hayatım, böyle yapma… Güzel güzel yapalım işimizi… Hadi ama!” derken, Kaan,
“Funda hanım, bakın bu profesyonel bir iş… Ben de sonuçta bu işi para için yapıyorum. Haldun abi de öyle… Böyle yaparsanız olmaz ama!” dedi. “Sigaranız var mı?” dedim titreyen sesimle. Dediklerini yapmaktan başka çarem yoktu. İki erkek beni burada kaybederler, kimsenin ruhu bile duyamazdı. Üstelik verdiği 500 dolar da çantamda duruyordu. O parayla ekonomik olarak nasıl rahatlayacağımı düşündüm.
Haldun cebinden bir paket çıkarıp yatağın üzerine attı çakmakla beraber… Titreyen ellerimle tutup da yakamadım sigarayı. Kaan benim yerime bir sigara yaktı ve uzattı. Verdiği sigarayı derin nefeslerle çekmeye başladım içime. Gözlerimde kalan yaşları sildim. İki tanımadığım erkeğin arasında çaresiz bir haldeydim.
Birisi beni sikerken, diğeri de bunu kameraya çekecekti. Nasıl bir tuzağa düşmüştüm böyle?
Hayat hakkında doğru düzgün bir tecrübem yoktu. Genç yaşımda evlenmiş, anne olmuştum. Senelerce kocam çalışıp getirmiş, ben de yemiştim. Çalışmanın, emek harcamanın ne demek olduğunu bilmiyordum. Öyle olunca insanlar hakkında da bilgim eksik kalmıştı. Kolayca güvenivermiştim Müge'ye ve Haldun'a… Boşandığım kocam (Kaderde varsa düzülmek, neye yarar üzülmek!) derdi ara sıra. Şimdi benim başıma gelen de aynen buydu. Sigaramı bitirirken,
“Ya birileri bunu yaptığımı öğrenirse?” dedim ürkekçe. Artık kabul etmekten başka yapacak bir şeyim kalmamıştı çünkü… Haldun,
“Ha şöyle, yola gel güzelim. Korkma, kimse bilmez. Bu filmleri yabancı internet sitelerine satıyoruz, bunlar paralı siteler. Sadece üye olanlar görebilir. Hem Türkiye'den üye olanlar olsa bile korkmana gerek yok. Bu şehirde 15 milyon insan yaşıyor, o siteye kim üye olacak da seni yolda görse tanıyacak…”
“Tanımaz mı?”
“Tanımaz tabi… Ölme eşeğim ölme… Hiç korkma, bu işi kimlerle kimlerle yaptım ben. Mesela senin şu Müge… Bu işi en az beş senedir yapıyor. Kaç tane film çektik böyle. Kim sokakta görmüş de tanımış onu? Merak etme, seni de kimse tanımaz, utanmana gerek yok!” dedi beni ikna etmeye çalışarak… Demek Müge bu işin içindeydi, onun da filmleri vardı. O sıra Kaan gene,
“Nasıl yapalım abi?” diye sordu. Haldun,
“Önce klasik saksoyla başlarız. Ondan sonra da domaltırsın. Bacak omuzda falan devam ederiz. Zaten yarım saatlik bir şey olacak. Çok fazla uzatmak istemiyorum. Ona göre, sen de kendini ayarla, tamam mı koçum?” dedi. Benim yanımda konuştukları şeyler benimle ilgiliydi. İğrenç şeylerdi, ama söyleyecek, yapacak bir şeyim yoktu. Haldun,
“Funda bu şekilde çok harikasın. Üzerindeki giysilerle, soyunmadan başlayalım hemen!” deyince, Kaan önümde dikiliverdi. Koca penisini tutmuş bana doğru sallıyordu. Kocamınkinden daha büyük ve kalındı. Yarağı, taşakları, kasıkları tıraşlıydı, hiç kıl yoktu. Haldun,
“Tamam, hadi başlıyoruz!” dediğinde, Kaan,
“Tamam abi!” dedi ve yarağını sıvazlamaya başladı. Haldun,
“E hadi Funda, başlasana!” dedi sert bir sesle. O zaman yavaşça öne doğru eğildim. Daha önce kocama yaptığım şeyi yapmaya başladım. Kaan'ın koca sikinin kafasına dilimi değdirdim önce…
İlk tepki olarak biraz iğrendim. Ne de olsa ilk defa gördüğüm bir erkeğin sikiydi bu… Biraz dilimi dolaştırdım. Ucunda, şapkasının kenarlarında… Hey, tadı fena sayılmazdı genç delikanlı sikinin… Dudaklarımı açtım biraz… Dudaklarımın arasına aldım başını… Ve az sonra başını emiyordum. İğrenç olduğunu bilsem de kocam zorla yaptırırdı. Yapmadığım zamanlarda ise ya tokat atar, ya da hakaret ederdi. İlk zamanlar yoğun ve zevkli olan cinsel hayatımız seneler ilerledikçe monotonlaşıp azalmıştı. Son iki senede ise yok denecek kadar az olmuştu.
Kocamın bu işi benimle değil de, en yakın arkadaşım bildiğim Hale ile yaptığını ise çok sonra kendi gözlerimle görmüştüm. Hale benle yaşıt, ama fettan bir kadındı. Kocasından boşandıktan sonra birçok ilişkisi, flörtü olmuştu. Bunları bir de gelip bana anlatırdı. Bir keresinde adamla nasıl sikiştiğini bile anlattığı olmuştu. Şimdi bu kadın benim çocuklarıma annelik yapıyordu. Kaan'ın eli başımda gezinmeye başladı. Ben de işimi yapmaya devam ediyordum. Kaan'ın yarağı gittikçe sertleşmeye, büyümeye başlamıştı. Bir kaç sefer elini enseme bastırdı, yarağını da daha fazla ağzımın içine soktu.
Boğulacak gibi oldum bu sırada. Haldun kameranın arkasında, olan biteni çekmeye devam ediyordu. Kaan ise sessizdi. Bu işi daha önce pek çok defa yapmıştı dediği gibi ve artık bu onun için bakkaldan ekmek almak gibi bir şey olmuştu. Bir süre devam ettim yarağını emmeye… Sonrasında Kaan iki eliyle yanaklarımdan tuttu sıkıca ve yarağını bastırdı ağzımın içine doğru. Sanki ağzımı sikmeye çalışıyor gibiydi.
Çıplak kaslı bacaklarını tutarak başımı uzaklaştırmaya, beni neredeyse boğmaya çalışmasına engel olmak istedim, başaramadım.
“Mmmm… Yapma… Bırak…” demeye çalıştım, koca alet ağzımı doldurduğu için boğuk boğuk sesler çıkarabildim sadece…
Erkekliği boğazımı delip ensemden çıkacaktı adeta. Koca alet ağzımın içini kaplamıştı, nefes alamıyordum. Birkaç kez aynısını yaptıktan sonra bıraktığında deli gibi öksürdüm. Boğulacak gibi oldum. Haldun,
“Çok güzel… Devam… Durmayın… Hadi devam!” dedi emreder gibi. O zaman Kaan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve belime sarıldı sıkıca… Yanaklarımı, yüzümü, dudaklarımı öpmeye başladı. Bir taraftan öperken diğer taraftan da emiyordu. Haldun talimatlar yağdırıyordu,
“Hadi Funda… Kütük gibi durma… Sen de ona sarıl… Ellerini Kaan'ın sırtına at!” . Kaan'ın elleri sırtımda, belimde geziniyordu bu sırada. Korka korka ben de ellerimi onun çıplak sırtına attım. Kaan öpmeye devam ederken, sırtımda gezinen elleri bu kez aşağılara kaymaya başladı. Eteğimin üzerinden götümü okşuyordu. Götümün yanaklarını sertçe sıkıp bıraktı birkaç kez, peşinden de beni sırtüstü yatağa uzattı.
Yanıma uzanırken bir elini eteğimin altından soktu ve çorapsız kalçalarımı okşamaya başladı. Haldun bu ara kameranın yerini değiştirdi. Kaan'ın bir eli kalçalarımdayken, diğerini memelerimin üzerine attı. Gömleğimin üzerinden memelerimi okşamaya başladı. O anda irkildim. Kaan bu işi iyi biliyordu, her iki elini de ustaca kullanırken, dudakları da yanaklarımda ve boyunlarımda gezinmeye devam ediyordu. Bense karşılık vermeden duruyordum. Parmaklarımla altımdaki yatağın çarşafını avuçlamıştım. Zevk aldığımı belli etmemeye çalışıyordum.
Evet, zevk alıyordum. Piç, öyle güzel sevişiyordu ki… Aynı anda her yerimi elleyip okşuyor, bu da beni ölesiye tahrik ediyordu. Derken Kaan ben bir şey demeye kalmadan gömleğimin düğmelerini açmaya başladı. Her bir düğmeyi tek tek açtı, sonra da,
“Çıkart şunu!” dedi fısıldar gibi. Çıkardığım gömleğimi alıp yere attı. Üzerimde sütyenimle kalmıştım. Kaan ellerini sırtıma attı ve sutyenimin kopçasını açtı. Daha sonra fısıltıyla,
“Eteğinle külotunu da çıkart!” dediğinde elimi arkaya atıp eteğimin düğmesini ve fermuarını indirdim.
Siyah, kenarları dantelli külotumla kalmıştım ki, Kaan bir çırpıda külotumun kenarlarından tutup sıyırdı aşağı ve ayaklarımdan çıkardı. Şalımı ve altındaki siyah bonemi de çıkarttı Kaan. Üzerimde sadece ayakkabılarım kalmıştı.
Kaan bu sırada memelerime yumuldu ve onları deli gibi emmeye, öpmeye başladı. Ara sıra da köpek gibi dişliyor, beni acı ve zevkle inletiyordu. Haldun,
“Kazık gibi durma, çocuğun sırtını okşa, saçlarını okşa…!” deyip duruyordu bu sırada. Dediğini yapıp bir elimi Kaan'ın saçlarına attım. O sıra Kaan'ın sağ eli amımda gezinmeye başladı. “Iğhhh!” dedim irkilerek. Kaan'ın parmakları amımın dudaklarında, üzerinde geziniyordu. O ana kadar soğuk durmaya, zevk aldığımı belli etmemeye çalışıyordum, ama amımda gezinen eliyle birlikte benim de içimde bir şeyler canlanır gibi oldu. Kaan gerçekten ustaca yapıyordu bu işi. Ara sıra sert olsa da canımı acıtmamaya dikkat ediyordu.
Bu sırada yarağı kalkmıştı daha da ve kocaman, kalın bir patlıcan gibi olmuştu. Dudakları, dili memelerimde gezinirken öpmediği, emmediği yer kalmamıştı. Az sonra sağ elinin parmaklarını içimde hissettim. “Ağhhh!” dedim biraz da korkuyla, ama Kaan umursamadı bunu. Parmakları amımın içinde geziniyor, hareket ediyordu.
Çok hoşuma gitmeye başlamıştı, saçlarındaki elim sırtına kaydı. Çıplak, kaslı sırtını okşuyordum. Haldun'sa bu sırada kamerayı kullanmaya devam ediyordu. Ara sıra,
“Evet, çok güzel, devam et!” diyordu. Derken Kaan amımdaki parmaklarını çekti, memelerimi emmeyi, öpmeyi bıraktı. Yatağın üzerinde doğrulurken elini saçlarıma attı,
“Yala, hadi ağzına al!” dedi fısıldar gibi. Dediğini yapıp yarağını aldım ağzıma. Az önce korka korka yaparken, bu kez o korkuyu biraz olsun yenmiştim.
Sağ elimle taşaklarını okşayıp, ağzıma aldım yarağını. Emmeye başladım kafasını. Bu sırada Kaan'ın parmakları gene amımda gezinmeye başladı. Ağzımda yarağı varken amımda parmaklarını hissetmek çok hoşuma gitti. Ara sıra gözlerimi kaldırıp yukarı bakıyordum. Kaan'ın da çok hoşuna gittiğini görmek sevindirdi beni. Bir süre devam ettik bu şekilde, ama sonra Haldun,
“Tamam, hadi başlayın!” deyince, Kaan amımdaki parmaklarını çekti yeniden. Peşinden de, “Hadi!” diyerek yarağını aldı ağzımdan. Bir şey dememe kalmadan bir anda ayak bileklerimden tutarak beni çevirdi, yatağa uzattı sırtüstü. Sonra kaldırdı bacaklarımı ve omzuna koydu. Bense şaşkın şaşkın bakıyordum.
Kaan kısa bir süre yarağını sıvazladıktan sonra yavaş yavaş amıma sokmaya başladı. Uzun zaman sonra ilk defa amıma bir yarak giriyordu. Ama bu kocamın değil, daha tanışalı bir saat bile olmamış genç bir adamınkiydi.
Amım yeterince ıslanmadığından Kaan'ın yarağı amıma girmekte zorlanıyordu. Bununla beraber benim de canım yanıyordu. Daha önceleri amım ıslanmadığı halde kocamın yarağını kolayca içime alabiliyorken, bu kez Kaan'ın koca yarağı girmiyordu. Kaan bastırdıkça, “Ağhh, ayyyy!” feryatları yükseliyordu benden. Kalçalarımdan tutmuştu sıkıca. Bastırıyor, zorluyordu. Yarağının kafası girmiş ama daha fazla devam edemiyordu.
“Ayy, yavaş, ağhhh, ığhhh!” sesleri, sözleri ağzımdan farkında olmadan çıkıyordu. Kaan yarağını tamamen çıkarıp sokmaya çalışıyordu feryatlarım karşısında… Bu şekilde birkaç dakika geçmişti. Ben acı çekerken bu durumdan Haldun keyif alıyordu.
"Çok iyi, devam et, biraz daha!“ diyerek Kaan'ı teşvik ediyordu. Derken Kaan'ın koca yarağı amımda yol bulmuş gibi ilerledi. Az sonra yarağını köküne kadar almıştım içime. Bu sıra Kaan'ın keyifli keyifli iniltilerini duydum. Peşi sıra şiddetle sikmeye başladı beni.
Uzun bacaklarım başının iki yanından uzanıyordu yukarıya doğru. Kaan'ın her bir abanması ile beraber ayaklarım ileri geri oynarken, memelerim de sallanıp duruyordu. Bense yatağın kenarlarından tutunmuştum. Kaan'ın yarağı taşaklarına kadar girip çıkıyordu amıma. Hayvan gibi köklüyordu. Daha önce kocamla yaşadığım sikişlerden çok farklıydı bu. Evvela Kaan kocamdan çok daha iri, güçlü kuvvetliydi. İkincisi de yarağı kocamınkinden daha büyük ve kalındı.
Yarağını amımın içinde kolayca hissediyordum. Amımın duvarlarına sürtündükçe tarifsiz bir keyif almaya başlamıştım. Amımın sulanmaya başladığını hissettim. Kaan'ın koca yarağı artık amıma kolayca girip çıkıyordu.
Evet, şu anda deli gibi sikiliyor ve bundan zevk alıyordum. Ama bunu belli edemiyor, çekiniyor, korkuyordum. Zaman ilerledikçe Kaan'ın temposu hiç düşmüyordu. Yarağı o kadar zaman geçmesine karşın demir gibi sertti. Oysa kocam amımda birkaç git gelden sonra boşalır, üzerime yığılırdı.
Ama Kaan'ın öyle bir durumu yoktu. Dışardan Haldun'un müdahalesi olmasa, Kaan'ın beni bu şekilde saatlerce sikeceğine emindim. Haldun,
"Tamam, hadi şimdi domalt. Bu pozisyon için yeter bu kadar!” deyince, Kaan bir çırpıda çıktı amımdan… Hemen ardından da beni güçlü elleriyle tuttuğu gibi yatakta çevirdi, ellerimi ve dizlerimi dayadım yatağa…
Haldun'un dediği gibi domalmıştım. Kaan arkamda yerini aldı vakit kaybetmeden. Kısa süre sonra yarağını yeniden amımda hissettim. İki elini götümün yanaklarına bastırmıştı. Hayvan gibi sikmeye başladığında, “Iğhh, ayyyy, ağhhh!” sesleri çıkmaya başladı ağzımdan. Az öncekinden daha sert sikiyordu çünkü. Yarağını matkap gibi kullanıyordu adeta, amımı delmeye çalışıyor gibiydi. Kasıkları ve taşakları göt yanaklarıma çarptıkça şiddetli ses patlamaları çıkıyor ve odanın içinde yankılanıyordu.
Bu sırada Haldun kamerayı koyduğu yerden almış, omzunda taşıyordu. Yatağın kenarına gelmiş, çekimi o şekilde yapıyordu. Memelerim Kaan'ın abanmaları ile beraber çılgın gibi sallanırken, Kaan aynı ve yoğun temposunu hiç kaybetmeden sikmeye devam ediyordu. Elleri bazen belimde, bazen saçlarımda geziniyor, zaman zaman da götümün yanaklarına şiddetli tokatlar atıyordu. On senelik evliliğimde böyle sikilmemiştim. Böylesine uzun ve yoğun bir sikişin tadını almamıştım hiç…
Derken Kaan'ın çıkardığı sesler, iniltiler artmaya başladı. Boşalmaya yaklaşıyordu anlaşılan. Bir anda yarağını amımdan çıkarttı, belimden tuttuğu gibi beni yatağa sırtüstü uzandırdı. Bacaklarımın arasına girmiş, yarağını sıvazlıyordu.
Yarağının kafası iyice şişmiş ve morarmıştı. O sırada iniltiler eşliğinde dölleri yarağından karnıma, göbeğime, kasıklarıma akmaya başladı. Epey bir döl aktı yarağından. Daha önce yaşamadığım bir şeydi bu da. Kocamın böyle huyları olmadığı gibi, benim de yoktu. Az sonra Haldun,
“Tamam, çok güzel!” dediğinde, Kaan yarağında kalan son döllerini akıtıyordu karnımın üzerine. Kaan yataktan kalkıp içeri geçerken, Haldun da kamerayı yerine koydu.
“İlk sefer için fena sayılmazsın. Ama daha iyilerini de yapacağına eminim!” dedi. Bense şaşkındım. Karnımın, kasıklarımın üzerinde dölden oluşan bir göl vardı.
“Tamam, merak etme, içerde banyo var, duş alırsın şimdi!” dedi gülerek. Yavaşça doğruldum yataktan. O sıra Kaan geldi içeri ve
“İyisin, iyisin!” dedi gülerek. Ayağa kalktım yavaşça ve banyoya geçtim. Duş başlığının altına girdim, suyu açıp yıkandım iyice. Birkaç dakika sonra içeri döndüğümde, Kaan giyinmişti bile… Haldun,
“İlk seferin iyiydi, ama bir sonrakinde daha iyi bir performans bekliyorum senden!” dedi gülerek.
“Bir dahaki falan olmayacak!” dediğimde,
“Olur, olur, sen hiç merak etme. Patronlar beğensin, daha fazlasını öderler, merak etme. Hem bak ne diyeceğim. Eğer sen de şimdi kalkıp yeni oyuncular getirirsen, filmlerden alacağın paraya ilaveten komisyon da alırsın.”
“Nasıl yani?” dedim şaşırarak… “Komisyon mu?”
“Senin Müge öyle yapıyor mesela. Ona hem filmlerden para veriyorum, hem de senin gibi birilerini gönderdiğinde… Mesela senin için ona 200 Dolar ödeme yaptım. Eğer sen de birilerini getirirsen, getireceğin kişiye göre adam başı ödeme yaparım. Kimine 200, kimine 300 Dolar veririm. Kim oldukları önemli değil, yaşı, tipi, şusu busu önemli değil, kadın olmaları yeterli. Ha, ama mutlaka 18 yaşından büyük olmalı, yoksa ağzımıza sıçarlar!” dedi gülerek. Demek Müge beni buraya göndermiş, üstüne de para almıştı. İçimden küfürler ettim, ama Müge gibi bir orospudan iyilik istemekle hata ettiğimin farkındaydım. Üzerimi giyindim. Hiçbir şey söylemedim Haldun'a cevap olarak. Kapıdan çıkarken, Haldun,
“Telefonun açık olsun, her an arayabilirim. Haa, birilerini getirmeyi de unutma!” dedi kahkahayla. Binadan çıkıp yol boyu yürürken sanki etrafımdaki bütün erkeklerin bakışları üzerimdeymiş gibi hissettim. Utanmış, rezil olmuştum. 35 yaşında, boşanmış da olsam, sonuçta çocuk sahibi bir kadındım.
İçimden ağlayıp durdum eve gidene kadar. Eve gelip de anneme 500 Doları gösterince, annem sevinçten deliye döndü. Parayı nasıl kazandığımla ilgili tek kelime etmedi, soru sormadı. Gece başımı yastığa koyduğumdaysa tuhaf duygular içindeydim. Onca zaman sonra sikilmenin verdiği bir mutluluk yaşıyordum. Ellerim farkında olmadan amımda gezinmeye başladı. Kendime hakim olamıyordum.
Kaan'ı düşündüm. Fena sikmişti beni. Her ne kadar belli etmesem de zevk almıştım ben de… Para kazanmam gerekliydi, Haldun'un dediklerini düşündüm.
Bundan sonrası için en azından bir süreliğine de olsa, yolumu bu şekilde çizmeye karar verdim.
Pørnø filmlerde oynayıp, birilerini de oynamaya ikna edecektim…
ÜFÜRÜKÇÜ HOCA
Üniversitede okurken, kendi grubum dışında da arkadaşlarım vardı haliyle. Fakat daha çok kendi aramızda zaman geçirirdik. Yine de, grubumuz dışından bir arkadaşımla da oldukça zaman geçirirdim. Liseden beri arkadaşımdı ve aslında ailelerimiz arkadaş olduğundan zamanında görüşmeye başlamıştık. Elif benden çok farklı biriydi aslında. Hanım hanımcık, hatta muhafazakar bir tarafı da olan biriydi. Ve istediği tek bir şey vardı; evlenmek. Özellikle zengin bir koca bulup, kendini sağlama almak istiyordu. Bunu da; daha okulun 1. sınıfındayken başarmıştı. Kendisinden 10 yaş büyük biriyle evlenmişti ve ailesinin bunu hiç itiraz etmeden kabul etmesi, hem bana, hem de çevredekilere şaşırtıcı gelmişti. Ama evlenmiş olmak Elif için yeterli değildi. Olabilecek en çabuk şekilde hamile kalmak ve evliliğini garanti altına almak istiyordu. Fakat 6 ay sonunda hala hamile kalamamıştı ve ara sıra ağlama krizleri geçiriyordu bu yüzden. Bir sürü doktora gitmesine rağmen, doktorlar Elif ile ilgili herhangi bir sorun bulamadılar. “Belki de eşinde bir sorun vardır?” dediğimde, bana o kadar kızıp bağırmıştı ki, 2 ay birbirimizi gördüğümüzde yüzümüzü çevirmiştik.
Aramızdaki küslük devam ederken, bir gün yanıma geldi ve beni inanılmaz derecede hayrete düşüren fikrini söyledi. Artık nereden duymuşsa; Polatlı’da bir hocanın adını almıştı. Bu (sözde) hoca; çocuk sahibi olamayanlara yardım ediyormuş ve Elif de ciddi ciddi gitmeyi düşündüğünü söyledi bana. O kadar şok olmuş bir haldeydim ki, bir süre sadece ağzım açık bakakalmıştım Elif’e. Sonrasında vazgeçirmek için ne kadar uğraşsam da Elif’i kararından döndüremedim. Benim de onunla gitmemi rica ettiğinde, en azından ona göz kulak olabileceğimi düşünerek bu teklifini kabul ettim. Sonuçta sağlıklı düşünemediği belliydi ve bu halde başına olmadık bir sürü iş açabilirdi.
Bahar şenlikleri haftasında benim arabamla Polatlı’ya doğru yola çıktık. Elif yolda sürekli teşekkür ediyordu bana, ama ben yine de üstümdeki sıkkın ruh halinden kurtulamıyordum. Kısa bir mesafe olduğundan Polatlı’ya varmamız 1 saat kadar sürmüştü. Fakat Elif’in elindeki adresi bulabilmek için daha fazla zaman harcamamız gerekti. Bir sürü yere sorduktan sonra Polatlı’nın biraz dışında, köy kılıklı bir kenar mahalleye girdik ve ara bir sokaktaki 2 katlı berbat haldeki bir evin önünde durduk. Kapının önü kalabalık sayılırdı ve kalabalık genelde başörtülü, hatta kara çarşaflı kadınlardan oluşuyordu. Daha o anda, (Ne işimiz var bizim burada?) diye geçirmiştim içimden, ama yinede arabadan inip Elif ile birlikte eve yöneldim…
Daha biz arabadan inerken bütün yüzler ikimize dönmüştü zaten. Oradaki tiplerle uzaktan yakından alakası olmayan ve oraya göre biraz fazla açık saçık giyimli (özellikle ben!) iki genç kadın, herkesin dikkatini çekmişti doğal olarak. Kalabalığın içindeki kadınlar, gizlemeye gerek duymadan bizi işaret edip aralarında konuşurken, aralarından geçerek evin kapısına vardık. Kapıyı bir kere tıklatmam yetmişti. Başörtülü, orta yaşlı bir kadın kapıyı açarak bizi içeri davet etti. Elif, hemen daha önceden aradığını belirterek, bir an önce içeri girmek istediğini söyledi. Ama evin içi de tıka basa doluydu ve içerideki koku pekte tahammül edilebilecek gibi değildi.
Kadın beklememiz gerektiğini söyleyerek bize oturmamızı söyledi. Tıklım tıklım odanın içinde oturacak yer olmadığından ayakta beklemeye başladık. Elif, çoktan bir eşarp çıkarmış ve başını örtmüştü. Yanımda eşarp getirmediğimden başım açıktı ve etraftakilerin bakışları, saklamaya gerek duymadan kınıyordu beni. İçimden Elif’e türlü hakaretler ederken sessiz kalmaya çalıştım. Elif ise sanki transa geçmiş gibiydi. Dudakları ses çıkarmadan kıpırdıyordu. İçinden dua okuduğunu anladım, ama aynısını yapmak için yeltenmedim bile. Ne de olsa iflah olmaz bir Deist idim ve dinlere inancım kendimi bildim bileli hiç olmamıştı.
O şekilde hemen hemen bir saat bekledikten sonra kadın yanımıza geldi ve hoca efendinin (!) bizi kabul edeceğini söyledi. Benim girmeme gerek olmadığını söylemeye çalıştığımdaysa, hocanın bize kapı aralığından baktığını, bende de kötü bir büyünün varlığını hissettiğini, ikimizi birden görmesi gerektiğini ve ikimiz birden girmezsek Elif’i de görmeyeceğini söyledi. Elif’in yalvaran gözlerle koluma asılması için yeterli oldu bu tehdit ve açıkçası, içeride karşılaşabileceğim şarlatanlığın beni ne kadar güldürebileceğini merak ederek hocanın yanına birlikte girmeyi kabul ettim. Fakat hiç bir şey beni içeri girdiğimde hissettiklerime hazırlayamazdı. Bunu, bugün bile açıklayamıyorum ve mantıklı bir açıklaması olduğunu da sanmıyorum. Daha içeri girer girmez sanki dizlerimin bağı çözülmüş ve bütün iradem elimden alınmıştı. Hafif bir baş dönmesiyle başlayan kontrol kaybım, adamın sesini duymamla artık tamamlanmıştı.
Hoca dedikleri adam 40’lı yaşlarında, çember sakallı, eğri burunlu ve delici mavi gözleri olan biriydi. Altında siyah bir şalvar, üstündeyse yıpranmış kareli bir gömlek vardı. Bağdaş kurmuş halde bize bakıyordu ve bizde sanki sahibinden izin isteyen köleler gibi Elif ile kapının ağzında duruyorduk. Eliyle girmemizi işaret ettiğinde yaklaştık ve yardımcısı olan kadın arkamızdan kapıyı kapattı. Hiç konuşmadan iki yanını göstererek oturmamızı söyledi. Dizlerimizin üstünde iki yanına geçtiğimizde bir süre hiç bir şey söylemedi. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu, ama hiç bir şey anlamıyordum. Ara sıra durarak bize bakıyordu ve baştan aşağı gözden geçiriyordu bizi.
5 dakika böyle geçtikten sonra Elif’e dönerek, kötü varlıkların rahmini bağladığını ve bu bağı ancak kendisinin çözebileceğini söyledi. Elif’e baktığımda gözlerinde hem mutluluk, hem de hayranlık gördüm. Ama bu bana hiçte anormal gelmedi. Sanki bir rüyada gibiydim ve olanlar gayet normaldi. Adam sonrasında bana dönerek, benim de rahmime kötü varlıkların yerleştiğini ve bu durumu yine ancak kendinin çözebileceğini söyledi. Sonrasında bana çıkmamı söyleyerek, önce Elif ile ilgileneceğini söyledi. Hiç ses çıkarmadan kalktım ve dışarı çıktım. Kapının yanında beklerken kısa sürede içeriden zar zor ancak kapının dibinden duyulabilen sesler gelmeye başladı. Elif açık seçik inliyordu ve gelen sesler içeride aslında yapmamaları gereken bir şeyler yaptıklarına şüphe bırakmıyordu. Fakat o anda bile oradan kaçmak veya içeri girip Elif’i adamın ellerinden almak geçmedi içimden.
Daha 10 dakika geçmeden kapı açıldı ve Elif, yüzünde bir rahatlama ifadesiyle dışarı çıktı ve hocanın beni beklediğini söyledi. Cevap vermeden içeri girdim ve kapıyı kapattım. Adam, eliyle yanına oturmamı işaret etti. Çok kaba bir şekilde rahmimi kötü varlıkların işgal ettiğini tekrarlayarak, beni iyileştirmezse kısa sürede çok hastalanacağımı söyledi. Söyledikleri şu anda kulağa ne kadar inanılmaz geliyorsa, bana o anda, o kadar olağan ve inandırıcı geliyordu.
Adam uzanmamı söyleyince itiraz etmeden sırt üstü yere yattım. Adam tam karşıma gelerek elleriyle bacaklarımı araladı. İçimdeki o cılız ses hala kaçmam için beni ikna etmeye çalışsa da umursamıyordum. Tam bacaklarımın arasına geçerek yüzünü kasıklarıma yaklaştırdı. Külotumu yana çekerek bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bir yandan da ara sıra bacak arama üflüyordu ve nefesini vajinamda hissetmek, inanılmaz rahatlatıcı ve zevkli geliyordu bana. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra parmaklarını da işin içine soktu ve bütün bacak aramı, iki deliğimi de ihmal etmeden okşamaya ve parmaklamaya başladı. Zevkten inliyordum artık.
Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, geri çekildi. Soran gözlerle baktığımda cebinden katlanmış, küçük bir kağıt parçası çıkardı ve bunu sürekli külotumun içinde vajinama temas eder şekilde tutmamı söyledi. Kağıtta çok güçlü bir büyü olduğunu ve bu büyünün rahmimdeki kötü varlıkları rahatsız edeceğini, ama tam iyileşebilmem için daha uzun süre onu görmeye devam etmemin gerektiğini söyledi. Sonrasında bana korunup korunmadığımı sordu. Bende doğum kontrol hapı kullandığımı söyledim. Hapları acilen bırakmam gerektiğini, bu tip hapların rahmi kötü varlıklara daha uygun bir hale getirdiğini ve yanına 15 günde bir, hatta bazen haftada bir gelmem gerektiğini söyledi. İnanılacak gibi değildi ama inanıyordum! Elimde değildi! Bütün iradem yerle bir olmuştu sanki ve bu pespaye adamın kölesiydim. Dediklerini itiraz bile etmeden kabul ettikten sonra, adamın, “Çıkabilirsin!” demesiyle birlikte kendimi dışarı attım ve karşımda Elif’i gördüm. Yüzündeki o tatmin ifadesi hala duruyordu ve aynı ifadenin benimde yüzümde olduğunu bilmem için aynaya bakmama gerek yoktu.
Adamın yardımcısı olan kadın, yüzünde pis bir sırıtışla yanımıza gelerek, haftaya gelmemiz gerektiğini ve (o günün parasıyla) 100’er Lira vermemiz gerektiğini söyledi. Gittikçe daha inanılmaz oluyordu durum. Hem taciz edilmiştik, hem de üstüne para vermeliydik. Ses çıkarmadan parayı verdikten sonra hızlıca dışarı çıktık ve arabaya atlayarak oradan ayrıldık. Yol boyunca hiç konuşmamıştık ilginç bir şekilde. Elif’i eve bıraktıktan sonra eve gidip olanları mantıklı bir şekilde düşünmeye çalıştım, ama aklımda kurduğum hiç bir şey mantıklı değildi. Açıkça o adamın beni becermesini istiyordum, gittikçe daha da artan bir arzuyla. Dediğini de yerine getirerek verdiği katlanmış ufak kağıt parçasını külotumun içine, tam vajinamın üstüne yerleştirdim ve onu tekrar görmeye gidene kadarda orada sakladım. Hemen ertesi gün doğum kontrol hapını da bıraktım ve bir haftanın geçmesini sabırsızlıkla bekledim.
Sonraki hafta geldiğinde, Elif, yine birlikte gitmemiz için aradı. Yolda tek kelime etmedik birbirimize. Ama sabırsızlandığımız ikimizin de yüzünden belliydi. Aynı yere gittiğimizde yine benzer şeyleri yaşadık, fakat bu sefer beni önce almıştı. Bu durumun Elif’i kıskandırdığı açık seçik belli oluyordu ama umursamamıştım. İçeri girdiğimde, adam uzatmadan kabaca soyunmamı emretti. Hiç itiraz etmeden üstümdeki her şeyi çıkardım. Adamın karşısında çırılçıplak öylece dururken kendimi inanılmaz güçsüz ve zavallı hissediyordum. Uzanmamı söylediğinde sırt üstü yere uzandım. Adam bacaklarımı iki yana iyice açarak araya girdi ve kalçalarımı kucağına aldı. Vajinam açık bir şekilde adamın önündeydi. Bir şeyler mırıldandıktan sonra sanki muayene edermiş gibi iki eliyle vajinamı ellemeye ve parmaklamaya başladı. Zaten daha soyunduğum anda ıslanmıştım, ama adam bunları yapmaya başladığında bacak aram artık yapış yapıştı.
Bir süre bu şekilde vajinamla oynadıktan sonra şalvarını çözdü ve bacaklarımın arasına geçti yine. Gözlerime inanamamıştım. Adamın penisi inanılmaz büyük ve kalındı. İçime girdiği anda nefesim kesilmişti. Bağırmamak için kendimi zar zor tutarken inliyordum. Kısa bir süre içimde hareketsiz kaldıktan sonra temposunu yavaşça arttırarak beni becermeye başladı. İçime her girişinde gözümde şimşekler çakıyordu, ama bir o kadarda zevk alıyordum. Yaklaşık 10 dakika gidip geldikten sonra içime boşaldı. Penisini çıkardığında vajinamın içinden adamın spermleri akıyordu ve sanki içimi oymuştu adam. Genişlediğimi hissediyordum. Kalkmak için yeltendiğimde, adam daha işinin bitmediği söyledi. Başucuma gelerek biraz önce içimden çıkan penisini ağzıma dayadı. 5 dakikalık oral seks sonunda yine aynı şekilde dev haline geri dönmüştü. Pozisyonu değiştirmeden bacaklarımın arasındaki yerini tekrar aldı ve içime bu sefer daha rahat bir şekilde girdi. İkincide, alıştığım için daha çok zevk alıyordum ve kasıklarımı sürekli ona bastırmaya çalışıyordum. Bu sefer daha uzun becermişti beni. Boşalması için yarım saate yakın içimde kalması gerekmişti ve yine aynı yoğunlukta boşalmıştı. İki boşalma sonunda içime o kadar çok boşalmıştı ki, adamın spermlerini gayet rahat hissediyordum. Veya bana öyle gelmişti, çünkü içimi yakmıştı.
Üstümden kalktığında içimi temizlemememi söyledi. Kendi elleriyle külotumu giydirdikten sonra spermlerinin iyileştirici gücü olduğunu ve 2 gün içimde kalmaları gerektiğini söyledi. Ben de, bu sanki çok normal bir şeymiş gibi itiraz etmeden kabul ettim. Eliyle kovar gibi çıkmamı ima ettiğinde sessizce dışarı çıktım ve Elif’in sabırsız bakışlarıyla karşılaştım. Kadın iznini alır almaz içeri girdi. Kısa sürede işi bitip çıktığında kıpkırmızıydı. Aynı şekilde yine kadına parayı verip, hızlıca arabama atlayarak Ankara’ya geri döndük.
Sonraki zamanlarda bu durum bir rutin haline geldi. Her hafta koşa koşa kendimizi o adamın kollarına atmak için Polatlı’ya gidiyorduk ve üstüne para veriyorduk. Sanki filmlerde anlatılan tarzda bir büyünün etkisi altındaydık ikimiz de ve bundan şikayet te etmiyorduk kesinlikle. Hatta adam beni bazı hafta sonları onunla kalmam için çağırdığında, eline yeni bir oyuncak geçirmiş bir çocuk gibi inanılmaz bir mutlulukla koşa koşa yanına gidiyordum ve hafta sonunu onun yatağında geçiriyordum. Sözde içimdeki kötü varlıklar kovuluyordu, ama asıl olan adam içimi sürekli spermleri ile dolduruyordu.
Beklenen olay kısa sürede oldu elbette. Ve uyanmamı sağlayanda ilginç bir şekilde bu oldu. Adama ilk gitmemizin üzerinden 3 ay geçtiğinde, adetim gecikmişti ve mide bulantılarım başlamıştı. Şüphelenmem için daha fazlasına gerek yoktu. Hemen bir doktora gittim ve 2 aylık hamile olduğumu öğrendim. Aslında durumun kafama dank etmesini sağlayan bu da değildi. Hemen koşa koşa adamın yanına gittim. Adam bana rahmimde hayırlı bir varlık olduğunu ve kesinlikle doğurmam gerektiğini söyledi. Bu sözleri duyar duymaz uyandım! Fakat itiraz etmeden söylediklerini kabul ettiğim yalanını attım ve hızlıca oradan çıktım. Daha oradan çıktığım anda Elif’i aradım ve onunda aynı durumda olduğunu, 2 gün önce adamla görüştüğünü öğrendim. Tek fark Elif uyanmış değildi! Yanına nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. O kadar hızlı kullanıyordum arabayı ki, göz açıp kapayana kadar Elif’in yanına varmıştım sanki.
Ve Elif’i uyandırmam neredeyse 1 haftamı aldı. Uyanması için adamın bana yaptıklarını detaylı bir şekilde anlatmam gerekmişti. Her anlattığımla yüzündeki hayal kırıklığı artan Elif, sonunda kürtaja ve bir daha o adamı görmemeye ikna olmuştu. Neredeyse kürtaj olamayacak haftanın sınırında ikimiz de zar zor ayarladığımız bir doktor sayesinde kürtaj olmuş ve içimizdeki Veled-ül Zina’larden kurtulmuştuk.
Sonrasında adam beni aramaya ve mesaj atmaya devam etti. Benden cevap alamadıkça attığı mesajlar tehdit içerikli olmaya başladı. Nasıl çarpılacağımdan ve nasıl yanacağımdan bahseden mesajlardı genelde. Ben de sonunda numaramı değiştirerek bu sorunu çözmüştüm. Elif’e sorduğumda onu da aradığını öğrendim ve Elif cevap vermediğini söyledi. Fakat bu olaylardan sadece 4 ay sonra Elif tekrar hamile kaldı. Ve o zaman benden gizli bir şekilde o adama gittiğini düşündüm. Sanırım karnındaki o adamın çocuğuydu. Zaten bu olay üstüne de, çok kısa bir zaman dilimi içinde Elif’le görüşmelerimiz iyice azalarak sonunda tamamen bitti.
Ara sıra halen ortak arkadaşlarımız sayesinde Elif’ten haber alıyorum ve Facebook’ta çocuğunun birkaç resmini gördüm; aynı eğri burun ve aynı delici mavi gözler!
Baldızımın Hayaliyle...
Evlendiğimizde baldızım küçük bir okullu kızdı. Sempatik, şişman, yaygaracı bir kız.. Ama iki yıl içinde gelişti, serpildi, genç kız oldu.. Hem de ne kız..
İncecik belli, düzgün bacaklı, iri göğüslü, afet mi afet bir şey.. O etli dudakları, iri yeşil gözleri, uzun sarı saçları, havalı yürüyüşü bütün erkekleri dönüp baktırıyordu kendine..
Hiç kötü gözle bakmadım ona.. Bize kalmaya geldiğinde sere serpe mini eteğiyle bacaklarını sergilediğinde, denize gittiğimizde mayosunu geren göğüslerini, önündeki kabarıklığı gördüğümde, banyodan havluya sarınıp ıslak saçlarıyla çıktığında, gezmeye gittiğimizde önümde diri kalçalarının etlerinin titrediğini, sağa sola sallanmasını izlediğimde…
Yanındayken korumam gereken bir varlıktı o.. Karımın kardeşi.. Akrabam.. Sadece geceleri fantazilerimde benimdi.. Evlendi, yurtdışına gitti.. Yılda bir kez gelebiliyor, kısa süre kalıp gidiyordu. Daha da olgunlaşmış, harika olmuştu..
Hep hayallerimde sevişmeye devam ettim onunla.. Minik sahneleri büyütüp geliştirdim, hayaller kurdum, seviştim. Oturma odasında uyurken açılmış bacaklarını örttüm, gece hayalimde o bacakları açıp içine girdim, saatlerce evirip çevirdim, kıvrandırdım zevkten inlettim, bağırttım.
Bir gün gezmeye gitmek için giyindiğimiz sırada şiddetli karın ağrısı başladı. Makyaj için girdiği yatak odasından inlemelerini duyunca telaşla fırlayıp yanına gittim.
Ellerini karnına bastırıp koca yatakta kıvranıyordu. İki büklüm oluyor, vücudu şekilden şekle giriyordu. Bu sırada acıdan kıvrandığında elbisesinin etekleri yukarıya toplandı, ince siyah çoraplı bacakları açıldı, küloduna kadar gözlerimin önüne serildi hazineleri…
Şu seksi, beni bitiren çoraplardan giymişti, dantelli, işlemeli, külodu tanga idi, kadınlığının arasına girmiş, dudaklarının arasında kaybolmuştu.. Farkında değildi açıldığının.. İnliyordu, yatağın üzerinde sağa sola yılan gibi kıvrılıyordu vücudu..
Kucakladım, doktora götürmek üzere beline sarılıp merdivenlerden inmesine yardım ettim. Bacanak yoktu, ben vardım onu korumak için.. Düşmemesi için sıkı sıkı sarılmıştım. Sol kolum belinde, sağ elimle de parmaklarımı pençe gibi geçirdiğim sağ kolunu tutuyordum. İnleyip şikayet etti kolunu acıttığım için… Özür diledim.
Ertesi sene izine yalnız geldi.. Takıldım ona,
- “Bacanağı yalnız bırakmasaydın Gülaycım. Yaramazlık yapabilir orada.. Ne de olsa serbest memleket sizin orası..” dedim.
- “Merak etme enişte.. Bacanağının o taraklarda bezi yok. Bir sene yalnız kalsa aramaz o..”
Şaşırmıştım.
- “İnsan senin gibi bir kadını yalnız bırakır mı hiç?” diyebildim.
- “Neden enişte? Ne olur ki..? Bende ne var?”
Gülerek işi şakaya boğdum ama sözlerim gerçeği yansıtıyordu,
- “Gençsin, güzelsin, çapkınlar seni rahat bırakmazlar.. Asılırlar.. Senin gibisini buldular mı kaçırmazlar kızım.. Hem yapayalnız bu kadar gün geçer mi?”
- “Sen varsın ya enişte..” dedi.
Değişik bir ses tonuyla söylemişti bunu… “Sen varsın ya.. Yalnız bırakma sen de.. Güzelsem bu güzelliği sen değerlendir, yalnızlığımı gider..“ diye yalvarıyordu sanki… Bir an gözlerinin için bakıp kalakaldım, ne diyeceğimi bilemedim. Bir an suskunluktan sonra ilave ediverdi,
- “Korursun yani beni… Çapkınlara yedirmezsin…”
- “İyi de sen burada, bacanak orada.. Hiç canı çekmeyecek mi? Sen de yoksun..”
- “Boş ver enişte.. Dedim ya, aramaz o.”
- “Peki sen Gülaycım? Sen de mi aramazsın?”
- “Bacanağını mı arayacağım? Bırak enişte…”
Sesinin tonundaki acılık içime dokunmuştu… Güzel, yeşil gözleri dolu dolu olmuştu. Uzatmadım ben de, Konu değişti, başka şeylerden bahsetmeye başladık..
Ama mesajı almıştım, bacanak doyuramıyordu onu.. Sekse açtı.. Eşime de anlatmış durumu.. Doğruydu.. İlgilenmiyordu bacanak onunla.. İş bahanesiyle dışarı çıkıyor, içiyor, evde tartışıyor, arkadaşlarıyla geziyordu..
Bir gün işten geldiğimde kapıda beni o karşıladı, sarılıp yanaklarımdan öptü, sonra çekilip bana baktı,
- “Üçgen vücutlu eniştem benim..” dedi.
Beğeni vardı gözlerinde.. Geniş göğsüme, geniş omuzlarıma bakıyordu. Yine işi şakaya boğdum,
- “Hadi canım, abartma..” diyebildim. Ama gece yattığımda yapmadığımı bırakmadım ona.. Altımda ezdiğimi, erkekliğimi bastıra bastıra kadınlığını ezdiğimi, zevkten bağırttığını hayal ettim..
Ertesi gün telefonunun ayarlarını değiştirmemi istedi yanıma oturup… Hava sıcaktı, askılı ince bir bluz vardı üzerinde.. Ben telefonla uğraşırken eğilip istediği değişiklikleri söylüyor, yaptıklarımı izliyordu..
Başbaşa vermiştik .. Yanımda oturuyordu mini eteğiyle.. Gözümün ucuyla açılan bluzundan memelerini, o güzelim bacaklarını izliyordum ben de ..
İyice sokuldu, göğüsleri koluma temas ediyordu… Terlemeye başlamıştım.. Yalnız değildik, odaya girenler, çıkanlar, televizyon açık… Gözüm telefonda, bütün duyularım göğsünün yaslandığı sağ kolumdaydı.. Biraz daha yanaştı, göğsü kolumun pazusunda eziliyordu şimdi..
Hissediyordum, özellikle yapıyordu bunu .. Ama görüntüde tüm ilgisini telefona vermiş, göğsünün ezildiğinin farkında değilmiş gibiydi.. İçimden telefonu fırlatmak geliyordu.. Şeytan kulağıma fısıldıyordu sanki;
”At telefonu elinden.. Dön, tut kollarından sıkıca .. Gözlerinin içine bak.. Ne istediğini sor ona.. Ne yapmak istediğini sor .. Senin istediğin gibi o da seni mi istiyor .. Söylesin ne istediğini.. Sen de o ne istiyorsa yap ona.. Her istediğini ver… Seviş.. Öp.. Okşa..”
Ama yine hiç bir harekette bulunmadan bitti her şey.. Telefonu uzattım.. Teşekkür etti ilgilendiğim için…
Onların yanına gittiğimizde eşim yanımıza prezervatif almadığından oradan almak zorunda kaldık. Dile kolay, bir ay kalacaktık orada… Dil bilmediğimizden mecburen utana sıkıla baldızın yardımını istedi eşim. Eşimin,
- “Acaba geniş midir? Eniştene küçük gelmesin buranınkiler..?” diye sorduğunu duyduğumda baldızımın gözleriyle karşılaştı gözlerim..
Gözümün içine alev saçan gözleriyle bakıyordu. O gece karımla yalnız kaldığımızda kullandık prezervatifi… Gözlerimi kapadığımda baldızımın bana ilgiyle bakan gözlerini görüyordum karımın içinde gidip gelirken…
Bir gece birlikte şehirdeki bir eğlence yerine gittiğimizde süper mini siyah eteği vardı altında..
Düzgün, sütun gibi bacakları ince siyah çorapları, ince yüksek topuklu ayakkabıları, askılı siyah dekolte bustiyeriyle yine o hayallerimdeki vamp kadın olmuştu. Bütün gece gözlerimi onun dans ederken kıvrılan seksi vücudundan alamadım. Nefisti.. Baldızımla hemen oracıkta sevişmek için büyük bir istek duydum.
Aklımdan çıkmıyordu hiç.. O gittikten sonra bir yıl boyunca kısacık beraberliğimizde yaşadıklarımızı düşünüyor, onları geliştiriyor, fantaziler kuruyor, senaryolar yazıyor, küçük anlık anılarla avunuyordum.
Eşimle sevişirken tahrik olabilmek için onun da yanımızda olduğunu, biz sevişirken yatağın kenarında bizim sevişmemizi seyrettiğini, eli eteğinin altında külodunun içinde kendini tatmin ettiğini, dayanamayıp soyunduğunu, çıplak vücudunun yanımızda, yatağımızda zevkle kıvrandığını, ablası ile sevişirken kendimi tuttuğumu, boşalmadığımı, o bittikten sonra baldızımla sevişmeye başladığımı, sekse susadığını, her isteğime arzuyla yanıt verdiğini hayal ediyor, bu hayalle olmadığım kadar sertleşiyor, eşime saldırıyordum.
Geçtiğimiz yaz olan oldu. Yine işini bırakamayan bacanağı bırakıp çocuklarla gelmiş. Havaalanında karşıladık, özlemle sarıldım baldızıma.. Yanaklarından öptüm. Göğsüme bastırıp bir an sıkıca sarılıp bıraktım.. Gerçekten özlemiştim.
Önceden planladığımız gibi ertesi gün hep beraber Bodrum’a tatil köyüne gittik. Rezervasyonu baldızım önceden yurtdışından yaptırdığından yerli turist yoktu hiç.. Baldız çocuklarla yandaki bungalowda kalacaktı, ben ve ablası da geniş tek yataklı bir odada..
Hepimiz iki odaya dağıldık, eşim geniş yatağa serilip kaldı, yol yorgunluğu ve sıcak etkilemişti.. Bense hemen denize dalmak, uzun yolculuğun yorgunluğunu ve terini denizde atmak istiyordum.
Hemen üzerimdekileri atıp çırılçıplak mayomu aramaya başladım. Bulduğum anda kapı açılıverdi, baldız fırtına gibi daldı odaya,
- “Haydi millet, biz denize iniyoruz, hazırlanın çabuk..” diye bağırdı neşeyle..
Öff.. Bir içim su gibiydi yine.. Genç kızlığındaki gibi değildi elbet, ama o balık eti vücudu kadınlığının en tatlı en gösterişli dönemini yaşıyordu .. İki çocuktan sonra hala taş gibiydi.. Göğüsleri daha da irileşmişti.. Bikinisinin üstü zor kapatıyordu memelerini..
Altını sormayın .. Minicikti.. Kadınlığının hemen üzerinde başlıyor, bacaklarının arasında mini bir üçgen görünüyordu sadece .. Yanları ip şeklinde fiyonk yapılmıştı. Çekiversen çırılçıplak her şeyiyle meydana çıkacaktı hemen.
Benim onu süzdüğüm gibi o da beni süzmüştü bir anda gözleri aşağıdan yukarıya beğeniyle gidip geldi bir an.. Birden başımdan aşağı kaynar sular döküldü.. Anahtarı üzerinde bıraktığımız kapıyı çalmadan aniden odaya dalan baldızımın seksi vücudunu seyrederken çıplak olduğumu tamamen unutmuştum.
Ve seks abidesini izlerken doğal olarak erkekliğim sertleşmiş, dimdik oluvermişti. Hemen arkamı dönüp mayomu geçiriverdim altıma.. Eşimin gözleri kapalı, hiç bir şeyin farkına varmamıştı. Baldızımsa yanakları kıpkırmızı bana bakıyordu. Hiçbir şey olmamış gibi kollarımı açtım,
- “Ben hazırım.. Ama tembel ablan uyumak istiyor bu sıcakta..”
- “Yaa, başım ağrıyor yine.. Siz gidin olmaz mı?” dedi eşim gözlerini açmadan. “Sen klimayı ayarla, serin serin sessizlikte uyursam biraz kendime gelirim.. Siz çocukları alıp gidin, eğlencenize bakın..”
- “Tamam abla.. Merak etme, çocuklara biz bakarız .. Onlar çocuk havuzuna daldılar bile.. Sen dinlenmene bak.. Ben bütün yıl hasret kaldım güneşe.. Hemen gitmem lazım, hadi görüşürüz .. Hadi enişte, geliyor musun?”
- “Tamam Gülaycım.. Haydi gidelim.. Düş önüme bakalım..”
Konuşa konuşa o önden ben arkadan denize inen dar yolda ilerlemeye başladık.. Şimdi arkadan izliyordum onu .. Geniş kalçaları, ince beli harikaydı.. O ince bele bir de altın zincir takmış haspa, bitirdi beni.. Ayak bileğinde halhalı parlıyor, topuklu terliklerinin üzerinde seke seke, kalçalarını kıvıra kıvıra gidiyordu..
Mayomu zorlamaya başlayan sertliği olduğu gibi o kalçaların arasına yerleştirmek istiyordum.. O taş gibi yuvarlak kalçaların titremesini penisimin ucunda duymak istiyordum…
- “Yaa enişte, kusura bakma.. Kapıyı çalmam lazımdı, heyecandan aklıma bile gelmedi senin odanın ortasında mayo giyeceğin..”
- “Önemli değil canım.. Asıl sen kusura bakma .. Hata bende dediğin gibi.. Odanın ortasında mayo değiştirmek.. Mal mülk meydanda..”
Kahkahayla güldü,
- “Evet enişte.. Mal beyanında bulunman lazım senin ..”
Bu lafı duyunca gözlerimi zorla kalçalarından ayırıp yüzüne baktım, hem konuşuyor, hem de başını geri çevirmiş, bana bakıyordu. Kalçalarını seyrettiğimi anlamıştı.. Kızardım, O ise gülerek,
- “Böyle bakmaya devam edersen malın mülkün iyice artacak, ona göre…”
Cevap vermeye kalmadan çocuk havuzuna varmıştık.. Çocukları izledik, neşeyle suda çırpınıyorlardı..
- “Hadi enişte.. Bunların keyfi yerinde, biz denize atalım kendimizi..”
- “Gidelim baldız da..”
- “Eee.? Ne oldu? Gelmiyor musun yoksa?”
Çocuk gibi dudaklarını sarkıtarak sormuştu bu soruyu.. O köfte dudakları ye beni, ısır beni diyordu adeta.. Gülümseyerek,
- “Ben geliyorum kızım, yalnız sen mayo giymeyi unutmuşsun..” dedim bikinisinin altını göstererek.. Anladı, güldü kahkahayla.. Gülmesi de seksiydi bu kızın.. İnsanın içini eritiyordu..
- “Amaann enişteee…” dedi gülerek koluma girdi. “Deniz kenarı burası, herkes çıplak baksana..” diyerek etrafımızı gösterdi. Doğruydu, etrafta sadece yabancı turistler vardı, mayolu, bikinili, üstsüz, tangalı.. Boy boy, çeşit çeşit..
- “Ne bileyim kızım.. Onlar giyer, turist onlar..”
- “Tamam işte enişte..” dedi gülerek. “Ben de turistim, avrupadan geldim. Onlar gibi giyinebilirim ben de..”
- “İyi bari… Elin deymişken üstünü de çıkar, tam turist olursun onlar gibi…”
- “Niye olmasın enişte? Onlardan bir eksiğim mi var? Bak iyi aklıma getirdin…” demesiyle elini boynuna götürüp bikini üstünü indirivermesi bir oldu.
Hiç beklemiyordum bunu… Kalakaldım. İri memeleri tüm güzelliğiyle meydandaydı şimdi. Offf… Harikaydı… Elimi uzatıp avuçlamamak, o üzüm tanesi gibi olmuş meme uçlarını öpmemek için kendimi zor tutuyordum. Koluma girip ilerleyince kendime gelebildim.
- “Hadi gel enişte, denize girelim de kimse görmesin kıymetli baldızını.. Baldızını mı kıskandın yoksa?” Şakaya vurdum ben de,
- “Hayır canım… Sen çekinmeden malını mülkünü sergilediğine göre… Ben neden kıskanayım ki? Bacanak düşünsün…” dedim gülerek… O da güldü,
- “Merak etme enişte, senin bacanağın böyle şeylere aldırmaz.”
Suya girmiş, ilerliyorduk bunları konuşurken.. Dipteki çakıl taşlarından ayağını korumak için parmaklarının ucunda yürümeye çalışıyor, dengesini korumak için kolumu tutup bana yaslanıyordu.. Üstsüz memelerini yaslamayı da ihmal etmiyordu.
Çaktırmamaya çalışıyordum, umursamaz gibi hareket ediyordum, ama bu yakınlık delirtiyordu beni… Derinlik fazla değildi, su hala belimizdeydi.. Biz konuşmaya devam ediyorduk,
- “Sen böyle afeti devran gibi ortalıklarda dolaşırsan ben kıskanırım tabi.. Dikkati çekiyorsun.. Erkekler dönüp sana bakıyorlar yiyecek gibi…”
- “Boş ver enişte.. Bakmaktan ne zarar gelir ki.. Güzele bakmak sevapmış derler.. Sen de beni güzel buluyorsun herhalde.. Az önce sen de bakıyordun onların baktığı yere..”
- “Yani bunda benim ne suçum var şimdi? Güzel de laf mı? Bir içim su gibisin.. Harikasın..”
- “Sahi mi enişte? Gerçekten bakılacak kadar güzel miyim?”
- “Sorman bile abes canım… Senin en büyük hayranın benim biliyorsun… Şu vücuda baksana.. Her yerin taş gibi… Fıstık gibi kadınsın.. Seninle olmak için dünyaları verir erkekler…”
- “Amann eniştee.. Utandırıyorsun beni… Abartma bu kadar, şımarırım yoksa..”
Durdum, kendime çevirdim, ellerini tutup havaya kaldırmış, vücuduna bakıyordum.. Dalgalarla minicik bikinisi bir görünüyor, bir kayboluyor, ıslak tenindeki ıslak ince bikini kumaşı kadınlığının kabarıklığını gizleyemiyor, tüm hatlarıyla belli ediyordu.
Soğuk su iri göğüslerinin uçlarını kabartmış, üzüm tanesi büyüklüğünde beni delirtecek gibi görünüyordu. Ya o çıplak göğüslerinden dimdik aşağı inen kaslı göbeği.. İnsanın o göbek deliğini yalayası geliyordu.
- “Yalan mı söylüyorum kızım? Şu güzelliğe bak… Bu güzellikle bakılmak da, şımarmak da hakkın senin… Sen pazar günü doğdun herhalde Gülay” dedim şakalaşarak.. Güldü yine,
- “Ah sağol eniştem.. Teşekkür ederim..” deyip kollarını boynuma uzattı, öpmek için yanağıma uzandı.
Hafif eğilerek uzanmış, arada bir kaç santim mesafe bırakmıştı. Normal enişte-baldız öpüşmesi düşünüyordu herhalde. Ama bende dayanacak hal kalmamıştı. Beline sarılıp sertçe kendime çektim bir anda dudaklarının kenarından öptüm ben de…
O vaziyette kalakaldık. Ne o kollarını çözmüştü boynumdan, ne de ben belini bırakmıştım. Öylesine duruyorduk yüz yüze.. Dudakları aralanmıştı. O etli dudakları… Gözlerime bakıyordu, gözlerimin içine.. O öpülesi göğüs uçları göğsüme sürtünüyor, bitiriyordu beni.
Kasıkları bu kabarıklığa yaslanmıştı şimdi.. Dalgaların etkisiyle sağa sola öne arkaya sallanıyorduk, bu hareket de kasıklarımızın birbirine sürtünmesine yol açıyordu… Zonklamaya başlamıştı penisim… Damar damar attığını hissediyordum.. Acı veriyordu, patlayacak gibiydi…
- “Enişte…” dedi kısık sesle… Göğüsleri inip kalkıyordu, dudaklarını yaladı.. Kurumuştu dudakları..
- “Efendim canım..” Benim de ondan bir farkım yoktu… Olduğum yerde boşalacaktım nerdeyse..
- “Enişte, ben.. Ben…”
- “Söyle güzelim…”
- “Dizlerim titriyor.. Tut beni… Sarıl bana..”
- “Tutuyorum canım.. Merak etme… Seni bırakmam…”
Sımsıkı sarılmıştım… Kendimizden geçmiştik.. Etraftaki insanlar umurumuzda değildi.. Başını boynuma gömdü.. Alev gibiydi nefesi, boynumu yakıyordu.. Kalçalarında dolaştırdım elimi.. Islak bikini altını avuçlayıp sıktım suyun içinde.. Diğer elim sırtını, boynunu, saçlarını okşuyordu..
- “Enişte.. Yapma…” diye kıvrandı kısık sesle..
- “Ne yapmayayım Gülay?”
- “Bu yaptığını.. Yapma.. Yapamayız…”
- “Neden?” diye fısıldadım kulağına.. “Neden yapmayalım? Söyle bana..”
- “Doğru değil enişte… Biz.. ablam.. kocam…”
Bunları söylerken ne kollarını çözmüştü, ne de uzaklaşmak için çaba sarf ediyordu… Kollarımın arasında ezilmekten şikayetçi değildi… Ökseye yakalanmış kuş gibi titriyordu sadece… Dudaklarımla yanaklarını okşarken fısıldadım ben de,
- “Kocan yanında değil, her zamanki gibi.. Ablan da başı ağrıdığından ilacını almış, mışıl mışıl uyuyor, ben de yalnızım senin gibi.. İkimiz varız.. Sen ve ben.. Ben seni istiyorum.. Hem de yıllardır istiyorum seni biliyor musun?”
- “Biliyorum enişte… Bakışlarından.. Hareketlerinden.. Anlaşılmayacak gibi değil ki.. Öyle bakışın var ki içimi eritiyordu baktığın zaman..”
- “Peki sen? Sen istemiyor musun? Sen de açsın biliyorum.. Ablan anlattı neler olduğunu.. Salak bacanak seni ihmal ediyormuş hep..”
- “Doğru enişte.. Doğru.. Ayda bir aklına eserse istiyor beni.. O da benim zorumla oluyor ya… Olduğu da iki dakika… Ne öpmek, ne sevmek… İki dakikada bitirip arkasını dönüyor bana…”
“Ben de kadınım enişte.. Mutlu olmak benim de hakkım… Başka erkeklere gidemedim.. Orospu olmak istemedim… Lezbiyen ilişkiye bile girdim.. Ama olmuyor.. Aynı şey değil enişte.. İçime attım her şeyi… Neler yaptım ilgisini çekmek için.. İç çamaşırları, giysiler, jartiyerler, kokular..”
- “Ooohhh… Anlatma Gülay, bitiriyorsun beni.. Seni o şekilde görmek için neler vermezdim..”
- “Bak işte enişte.. Sen anlatmamla tahrik oluyorsun, kocam yanımdayken ilgilenmiyor.. Hem.. şey..”
- “Söyle canım, çekinme.. Çekinecek bir şey kalmadı artık.. Sen beni gördün.. Ben seni görüyorum..”
- “Doğru.. Seninkini gördüm.. Bizim sorunumuz da bu galiba..”
- “Neymiş sorun? Anlayamadım..”
- “Küçük enişte.. Kocamınki küçük.. Seninkinin yanında ufacık kalır.. Şimdi anlıyorum .. Senin bacanak komplekse girmiş, ondan sevişmiyor benimle.. Seninki gibi değil.. Bu..”
Başını çevirip etrafa bakındı.. Kimse ilgilenmiyordu bizimle.. Herkes kendi halindeydi.. Elini aramıza soktu, suyun altında mayomun üstünden sertliğimi avuçlayıverdi… Beklemiyordum bunu.. İrkiliverdim. Bir inilti koptu benden..
- “Ohh.. Gülayy… Ne yapıyorsun?”
- “Mmmm.. Enişte… Lütfen bırak.. Dokunayım ona..”
Eli mayonun dışından sertleşmiş, taş gibi olmuş organımı okşuyordu, gözleri yarı kapalı zevkle yapıyordu bunu.. Ben de elimle yandan mayomu hafif indirdiğimde suyun içinde bile alev gibi yanan parmaklarını penisimin gövdesinde hissettim. Parmaklar gövdeyi sıkıca kavrayıp sıktı.. Dudaklarını uzattı, önce yavaşça dudaklarımla okşadım, sonra alt dudağını emmeye başladım.. Kısık sesle,
- “Enişte.. Ne kadar güzel.. Damarlarını hissediyorum.. Ne olur götür beni.. Seviş benimle.. Dayanamıyorum artık.. Ohhh.. Hadi enişte.. Yanıyorum ben.. Söndür baldızının ateşini enişte…”
- “Ben de dayanamıyorum canım.. Bitirdin beni… Boşalmak üzereyim….”
- “Boşal enişte…” diyerek parmaklarının baskısını arttırdı. Denizin ortasında, milletin içinde, etrafa çaktırmamaya çalışarak suyun içinde mastürbasyon yaptırıyordu bana…
Fazla dayanamadım, menilerim deniz suyunun içinde yayılmaya başladı. Kasılmalarım bitince dudaklarıma uzanıp öptü, öpüştük. Sabırsızlıkla elimi tutup çekmeye başladı beni,
- “Haydi gel eniştem..”
Mayomu çekip baldızımın ince beline sarıldım, sarmaş dolaş sahile çıktık. Şezlongun üzerinden bikinisinin üstünü ve eşyalarımızı alıp hızlı adımlarla çocuk havuzunun yanından geçtik. Animatörler çocukları toplamışlar, eğleniyorlardı. Dünyayı görmüyorlardı.. Hiç durmadan devam ettik tırmanmaya..
Bizim odanın kapısını yavaşça aralayıp içeriye baktım, karım ilaç şişesi başucunda derin uyuyordu hala.. Kapıyı örttüm yavaşça ve benden önce bungalowa girip kapıyı aralık bırakan baldızımın yanına koştum.. İçeri girip kilidi çevirdim.
İnanamıyordum… Yıllardır hayalini kurduğum şey gerçek oluyordu… Karşımda duruyordu… O da benim gibi heyecan içindeydi.. Soluk soluğa gözlerini gözlerime dikmiş, ihtirasla bakıyordu bana.. Çıplak, sadece bikinisinin altıyla heykel gibi, tanrıça heykeli gibi duruyordu önümde… Göğüslerinin inip kalktığını görüyordum.. Uzanıp elini tuttum, kendime çektim.
- “Tatlım.. İstediğine emin misin? İstersen çıkıp gidebilirim şu anda.. Hiç bir şey olmamış gibi devam ederiz eski yaşantımıza..”
Sarıldı hemen.. Dudaklarını uzatırken fısıldadı..
- “Eminim enişte.. Hiç bir şey umurumda değil.. Bırakma beni.. Sarıl bana.. Sen istesen de bırakmam.. Kadınlığımı yaşat bana..”
Günah benden gitmişti artık.. Kucaklayıp kendime çektim, kollarımın arasına alıp dudaklarına yumuldum.. Sımsıkı sarmış, göğsümle memelerini eziyor, kalçalarını önüme bastırıyordum. Tek vücut olmuştuk.. Dudaklarını emiyordum… Dilimle aralanan ağzından içeri dalıp dilini okşuyordum.
Ensesinden, saçlarından tutup başını arkaya eğdim, dudaklarımı boynunda gezdirdim hafifçe, oradan göğüslerine kaydırdım. Denizde üstünü çıkardığından beri avuçlayıp öpmek için yanıp tutuştuğum göğüsleri en sonunda dudaklarımla buluştu. İrileşmiş göğüs ucuna dokunduğumda “Mmmm..” diye inledi.. Bir süre oynadım onunla.. Biraz dudaklarımla okşadım ucunu.. Biraz dilimle.. İnliyor, kıvranıyordu kollarımda..
- “Ohhh… Yapma enişte.. İşkence yapma bana.. Ahh… Çok güzel.. Em onu enişte.. Emmm..”
Ucunu alıp şiddetle emmeye başladım. Vakum gibi emiyordum memesini… Saçlarımın arasında parmaklarını dolaştırıyor, kendine çekiyor, inliyordu..
- “Ooohhh… Çok güzel… Mmmm… Emm… Oohhhh… Bitiriyorsun beni enişte… Ooohhhh….”
Bir sağ göğsünü emiyordum, yalaya yalaya diğerine geçiyor, onu emmeye, yemeye başlıyordum.. Kıvranıyordu kollarımda.. Göğüslerini bırakıp kollarından tuttum, geriye, iki adım ilerdeki geniş, çift kişilik yatağa götürdüm. Usulca yatırdım. Yarım bıraktığım yerden, memelerinden yalayarak aşağıya inmeye başladım..
Göbeğine gelmiştim. Dilimin ucunu göbek deliğine soktum, yaladım, ısırdım.. Dizlerimin üstüne çökmüştüm.. Şehvetle şişmiş, yumruk gibi kabarmış olan kadınlığı önümdeydi. Elimi zevk suyuyla ıslanmış minicik bikini altının fiyonklarına götürüp ikisini birden çözdüm.
Şimdi gözümün önündeydi kadınlık organı.. Kıllarını ağdayla almış, sadece tam üzerinde ince, uzun bir tutam bırakmıştı. Kabarmış dış dudakları ayrılmış, pespembe iç dudakları vajinasının içinden fışkıran zevk suyu ile ıslanmış, ışıl ışıl parlıyordu.. Sular bacaklarını ıslatarak aşağıya süzülüyordu apış arasından…
Dilimle bastıra bastıra yukarıya kadar yalayıp aldım o zevk sularını… Kadınlığına geldiğimde dilimi çektim.. Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Dudakları aralanmış, kısık gözlerle beni izliyordu.. Parmakları saçlarımın arasında duruyordu.. Gözümü aşağıya organına çevirdim, küçük bir öpücük kondurdum.
- “Oohhh.. Eniştee…” diye inledi anında..
- “Aaahhh… Eniştee… Ne yapıyorsun bana… Ooohhh… Bitiriyorsun beni.. Geliyorumm…”
Aniden kadınlığını yalamayı bırakıp yukarı çıktım. Meme uçlarını sertçe dudaklarımın arasına alıp emmeye başladım. Ne yapacağını şaşırmış, yatak çarşafını avuçlarının içinde sıkıyor, başını sağa sola sallıyordu. Ben göğüslerine yükselince o da kollarını dolayıp kendine çekti sıkıca…
Zevkten kendini kaybetmiş, orgazm dalgalarıyla sarsılırken haykırmaya başlamıştı. Dudaklarına yumuldum. O etli, körpe dudaklarını emmeye başladım. Ağzımın içinde boğuldu zevk çığlıkları… Tırnaklarının sırtımı çizerken verdiği acıya aldırmadım. Ben de alt dudağını ısırdım.
Bir müddet sonra her şey duruldu. Fırtına geçmişti. Yüzüm boynuna gömülü, körük gibi soluyordum. O da nefes nefeseydi.Diri memeleri altımda inip kalkıyordu. Kendimi yana bıraktım, üstünden kayarak devrildim. Yan yana yatıyorduk şimdi. Baktım, dudağını ısırdığım yerde hafif bir kan damlası belirmişti. Dirseğimin üstünde doğrulup işaret parmağımla o kan damlasını aldım, kendisine gösterdim. Fısıltıyla,
- “Özür dilerim..” diyerek kan damlasını yaladım. Gülümsedi seks yorgunu bir ifadeyle…
- “Kanım sana feda olsun eniştem…” dedi. “Hayatımda böyle zevk duymamıştım. Hiç böyle orgazm olduğunu bilmiyordum. Zevkten bitirdin beni… Öldürdün zevkten…”
- “İnanamıyorum sana Gülay.. Bunca yıldır evlisin.. Nasıl olur?”
- “İnan enişte… İşte bu yüzden bıktım evlilikten… Filmlerde, pornolarda bu şekilde boşalan kadınları gördükçe, etrafımdaki kadınlar anlattıkça olamaz diye düşünüyordum. Ya bunlar yalan yapıyorlar diyordum, ya da ben kadınlığımı yaşamıyorum.”
O anlatırken dudaklarımı tüy gibi dudaklarında, kulaklarında, yanaklarında gezdiriyordum. Boşta kalan elim ise boydan boya güzel vücudunu tavaf ediyor, her tarafını okşuyordum.
Kah göğüslerini, kah dümdüz karnını, göbek deliğini, süs gibi bir şerit halinde bıraktığı kadınlığının tüylerini okşuyor, parmaklarımı az önce yaşadığı zevk kasırgasıyla sırılsıklam olmuş, ıslak am dudaklarında gezdiriyor, parmak ucunu klitorisine sürtüyordum.
Dakikalarca bu seksi yaratığa şehvetin en koyusunu tattırmak için uğraşmıştım ama ben hala aç duruyordum. Sertleşen ve kan hücumundan damarları parmak parmak kabarmış erkekliğim yan durduğumdan onun bacaklarına baskı yapıyordu.
Okşamalarımın yanı sıra sertliği hisseden baldızım ürperiyor, tüyleri diken diken olmuş, klitorisi yine sertleşmeye başlamıştı.
Artık dayanamıyordum. Doğrulup bacaklarını araladım, ağırlığımı vermeden üzerine uzandım. Penisim bacak arasına baskı yapıyordu şimdi. Islak am dudaklarını okşadım penisimle.
Kaygan sıvılar mantarımsı başını kayganlaştırmıştı. Islak ıslak parlamaya başlamıştı aletin kafası. Biraz daha devam ettim, klitorisine fırça çektim, suları akmaya başlayan kadınlık girişini, ıslak dudaklarını okşadım.
Sıcacıktı. Yanıyordu. Daha içine girmeden yangını hissetmeye başlamıştım. O da sertliği organında hissedince bacaklarını biraz daha araladı, derin bir “Ooohhh…” çekti…
Boynuma sımsıkı sarılarak dudaklarımdan öpmeye,emmeye başladı. Ben kadınlığına fırça çekmeye devam ediyor, penisimi klitorisine bastıra bastıra boylu boyunca okşuyordum. Kalçaları hareketlenmeye başlamıştı, içine girmemi istercesine hareketler yapıyor, altımda kıvranıyordu. Nihayet dayanamadı,
- “Oohhh.. Hadi enişte… Sok artık… Yeter beklettiğin…”
- “İstiyor musun? Gireyim mi içine?”
- “Oh, evet… Gir… İçime gir… Sok onu içime… Dayanamıyorum artık… Sookkk..”
- “Oh… Ateş gibi yanıyorsun aşkım… Ama hemen giremem… İstemen lazım..”
- “İstiyorum ya enişte..”
- “Aşkım, ne istiyorsan adıyla söyle… Seni sikmemi istiyorsan sikmemi emret.. Söyle sikeyim mi seni? O fındık gibi, ıslanmış amına gireyim mi yarrağımla?”
- “Ohhh.. Evet eniştem… Evet… Sik beni… Deminden beri yalvarıyorum sok diye… Hadi artık… Sok o koca şeyini içime.. Yıllarca bunun hayalini kurdum. Ablamla sevişirken çıkardığınız sesleri dinleye dinleye, ablamın acıdan, zevkten bağırmasını duya duya kendimi tatmin ettim.”
“Kocamın altında yatarken seni hayal ettim. Üstümde yatanın sen olduğunu farzettim gözlerimi kapatıp… O kaslı kollarınla beni sımsıkı kucakladığını, üçgen vücudunla beni eze eze becerdiğini hayal ettim. Hele bu sabah seni çıplak gördüğümde öldüm, bittim enişte…. O andan beri bunu yemek için yanıyorum. Hadi artık…”
- “Biliyor musun, ben de seni hayal ettim hep… Ablanı sikerken karanlıkta senin yanımızda olduğunu, bizi izlediğini, seni de siktiğimi hayal ettim. Ablanla sikişirken yanımızda hep sen vardın.”
- “Hadi enişte… İşte yanındayım.. Altındayım.. Sik beni… Amcığım sikini yemek istiyor… Oohhhh… Bak, nasıl yanıyor amım? Hadi artık… O koca sikini sok amıma… Sik baldızını… Mmmmm…”
- “Ohhh… Baldızım benim… Kaygan amcıklım… Merak etme… Öyle bir zevk vereceğim ki sana… Senelerin acısını çıkartacaksın.”
Sikimin başını am dudaklarına dayadım, yavaşça girmeye çalıştım. Ama bütün kayganlığına, akan zevk sularına rağmen zorlanıyordu. Gülay da başını kaldırmış, dudaklarını ısırarak benim içine girişimi izlemeye çalışıyordu. Dayanamadı, ellerini aramıza sokup kadınlığının dudaklarını ikiye ayırdı.
- “Ohhh… Hadi gir içime eniştemm.. Bak senin için açtım kapılarımı.. Hadi sok sikini… İçime sok.. Aahhh… Acıyor… Yavaş eniştem… Yavaş sik baldızını… Alışkın değilim böyle büyük yarak yemeye..”
- “Canım benim.. Merak etme sen… Senin canını yakamam.. Kıyamam sana… Yavaş yavaş sokarım sikimi… Alıştıra alıştıra… Islata ıslata… O güzelim amcığına kıyamam ben… Ohhhh… O kadar dar ki… Sanki bakire amı gibi…”
- “Aslan eniştem benim… Errkeğimm… Ooohhhh… Senin koca sikini yemeden önce bakire sayılırım ben… Kocamın küçük pipisi açamadı amımı.. Doyuramadı beni… Ooohhhhhh…. Aslan eniştemm… Sik baldızını… Bacanağın güzel sikemedi beni… Sen sik… Yarrağa doyur baldızını… Ooohhh… Bak başı girdi içime… Ooohh.. Tokmak gibi duruyor kapımda..”
Yavaş yavaş ilerlemeye başladım. Baldızımın daracık amcığını yara yara giriyordum. İki santim ileri, iki santim geri… İki ileri, bir geri… Dediğim gibi, alıştıra alıştıra, yara yara… Yarısına kadar soktum, bekledim. Yavaşça ucuna kadar geri çekilip tekrar giriyordum, amından akan sular boydan boya ıslatıyordu sikimi…
Baldızımın gözleri kaymaya başlamış, dudakları terlemişti. Kesik kesik soluyordu. Ellerini belime koymuş, ben bastırdıkça tutup engel olmaya çalışıyor, acısı geçince tekrar çekerek girmemi istiyor, girişi idare ediyordu. Yarısına kadar sokmuştum. Durup bekledim biraz… Sonra omuzlarından tutup aniden bastırıverdim.
- “Aaahhhhhhhh…” diye bir çığlık koyuverdi. “Yardın enişteee… Koca sikin öldürdü beni… Dur nolur… Kıpırdama… Bekle biraz… Alışsın… Ooohhh… Hiç böyle yememiştim… Harikaymış… Amımın içi beton dökmüş gibi.. Kol girmiş gibi enişte.. Anlatılmaz bu zevk… Ne kadar güzelmiş kalın siki içime alması… Hem acıyor, hem zevk duyuyorum… Ooohhhh….”
Kıpırdamadan durup bekledim ben de… Sonra eğilip dudaklarını yalamaya, öpmeye başladım.. Kulak memelerini, boynunu… Daha da eğilip memelerine uzandım… Uçlarını emdim. İnlemeye başladı yine.. Emerken sikimi milim milim oynatmaya başladım amında…
Sonra git gellere başladım. Yavaş… Santim santim… Çektim yukarı, ucu göründüğünde tekrar yavaşça, yara yara girdim. Baldızımın sesi, soluğu kesilmiş, tüm dikkati, tüm duyuları içine girmekte olan sikimde toplanmıştı.
Kasıklarım kasıklarına, sikimin başı ta dibine değdi, bastırdım, klitorisini tüm ağırlığımla ezdim, tekrar yavaşça geri çıktım. Sürekli aynı hareketi yapıyordum. Gülay yine inlemeye başlamıştı. Tırnakları sırtımda geziniyor, başını istemsiz bir şekilde sağa sola sallıyordu. Kuruyan dudaklarını diliyle ıslatıyordu.
O minik pembe dilini görünce dayanamadım, eğilip öptüm o ıslak dilini… Dilimle okşadım. İnlemeleri ağzımın içinde kayboluyordu. Parmakları sırtımı okşayarak kalçalarıma inmiş, bacaklarının arasında sürekli hareket halinde olan kalçalarımı okşuyor, tırnaklıyordu şimdi…
Ağırlığımı tek dirseğime verip sol elimle memelerini okşuyor, parmaklarımla meme ucunu sıkıp okşuyordum. Hızlanmaya başladım. Mors alfabesi gibi çalışıyordum. İki uzun bir kısa.. İki kısa, bir dip… Kasıklarımdaki uzun süredir almadığım uzun kıllarla sertleşmiş klitorisini kah okşuyor, kah bastırıp eziyordum.
- “Ohhh… Eniştem… Nasıl zevk bu? Oohhhhh…. Sevişmek buymuş demek ki… Hadi hızlan enişte… Vur içime… Dibime göm sikini… Amıma göm… Ohhhh… Koca yaraklı eniştem benim… Harika sikiyorsun… Erkeğimm… Kocamm… OOohhhh… Geçirr… Tokmakla… Yar beni… Amımı yar.. Aaahhhh… Ooohhh… Hiç böyle sevişmedim eniştemm.. Hiç böyle sikilmedim… Güçlü erkeğim benim… Bastır… Ez beni… Kemiklerimi kır… Sik…”
- “Doğru mu söylüyorsun Gülay? Zevk veriyor mu sikim sana? Ooohhh… Bitiriyorsun beni aşkım… Amcığın zevk veriyor bana… Dar amcıklı baldızım benim… Sikimi eldiven gibi sardı amcığın… Çok zevk alıyorum… Mmmm…”
- “Evvet enişte… Evvett… Koca sikin öyle zevk veriyor ki… İçimi doldurdu sikin… Ooohhh…. Damarlarını hissediyorum sikinin… Kafası yumruk gibi yarıyor amımı… Duyuyorum… Hissediyorum… Aaaahhhh…. Geliyorummm…”
Çırpınmaya, kasılmaya başlamıştı yine… Kalçaları inip kalkıyor, dişleri kenetlenmiş, arasından tıslayarak nefes alıp veriyor, başını sağa sola atıyordu.
Çığlık atıyordu artık… Kimseyi umursadığımız yoktu o anda… Duyacaklarmış, göreceklermiş… Dünya yıkılsa aldıracak halde değildik ikimiz de… Benim de dayanacak halim kalmamıştı..
- “Ben de geliyorum… Çıkayım mı aşkım?” diye sorabildim soluk soluğa…
- “Hayır… içime boşal enişte.. Korunuyorum… Boşal… Sula içimi… Hadii…”
Daha fazla tutamadım, son bir hamleyle sikimi dibine kadar kökledim kaldım. Fışkırmaya, bağıra bağıra içine boşalmaya başladım. Bitmek bilmiyordu püskürmem…
- “Aaaahhh… Çok güzelll… İçimi yaktı döllerin… Sıcacık… Ooohhh…”
Üzerine yığılıp kaldım. Nefes nefeseydik.. İçinden çıkmamıştım… Hala kasılıp duruyordu… Kolları, bacakları kenetlenmiş vaziyetteydi hala… Sonunda sakinleşti… Duruldu…
Gem vurulmaya çalışılan kısrak gibi bir kaç kasılma daha yaşadı, sonra hareketsiz kaldı… Yanına devrildim…
İçine boşalttığım spermlerim, ağzı açık kalan kadınlığından aşağı süzülüyor, yatağın üzerine akıyordu. Göğsü inip kalkıyor, dudakları örselenmiş, ağzı açık nefes almaya çalışıyordu. Uzanıp bereli dudaklarına yavaşça bir öpücük kondurdum.
Dudakları kıpırdadı, parmağımı bastırıp susturdum. Söylenecek tek kelime yaşadığımız büyüyü bozacak gibi gelmişti o anda…
Yeşil gözleri doymuş, mutlu, hayatından memnun bir kedi gibi bakıyordu bana…
Nişanlımla Evlenmeden Götten Sikiyorum
Nişanlıma her defasında “götümü sikme” diye söylemem gerekiyor, oysa her defasında götüne girebilirmiyim diye izin istiyor. Belki biraz şikayet sahibi olan bir sex hikayesi yazmak üzereyim, şikayet ama nişanlım bu yazdıklarımı okurmu bilmiyorum tabiki, belkide yazdıktan sorna hikayemin başlığını gönderebilirim okusun diye :). Bu tür porno hikayelerin yayınlandığı sitere öyle gün aşırı giren ve sürekli hikaye okuyan bir kadın değilim, aslında internette “nişanlım zorla götümü sikti” başlığındaki yazıları arar iken bundan sonra nereden giriş yaptım bilmiyorum ama soluğu sitenizde aldım.
Sitede belirleme edilen bir kaç anal sex hikayesinide okudum ama okuduklarımla yaşadığım duygu çok farklı.Bu nedenle belki her anal sex deneyiminden beğeni alınır düşüncesi olanlar varsa onlarıda bilgilendirmek istiyorum, okuduğum anal hikayelerde her götünü siktiren kadın nhedefiylese çok beğeni aldığını yazmış şahsen ben hiçte beğeni almadım aksine götümün üzerine günlerce oturamadım. Oturmak istediğimde ve her acı çektiğimdede nişanlıma mesaj atıp ağzıma ne gelirse yazıyorum. Şimdi o güne dönecek olursak yine her süre olduğu gibi nişanlımla ilişkiye gireceğimiz an daha sevişmeye başlamadan “aşkım bu gün girebilirmiyim” diye sordu, daha sorusundan anlamıştım ki girmek istediği yer benim göt deliğimdi. Diğerlerinde olduğu gibi bundada “aşkım hayır olmaz, kesinlikle giremezsin” dedim.
Sanıyorum ki bu anal merakından vaz geçti ve normal olarak devam edecek, ama o öyle yapmadı ve “tamam o süre arkanı dön normal gireceğim” diyerek beni yatağa yüz üstü yatırdı, bu tür ilişkimiz yani bu pozisyonda ilşikimiz daha öncede olmuştu, yüz üstü yattığımda normal yoldan içime girdiğini diyorum yani, bu türlü daha öncede yaşam sürdüğümüz bir pozisyondu. İlk önce sıradan bir sikişmiş gibi kalçamı biraz kaldırmamı istedi ve alttan amıma dayayarak içime girdi, normalde önce yavaş yavaş siker sonra ansızın hızlanırdı ama bu defasında daha girer girmez o kadar sert sikiyordu ki beni kendimi yatakta bırakıverdim, sadece götümü biraz yukarı doğru kaldırmış ve amıma daha rahat girmesi hedefiyle yardımcı oluyordum.Diğerlerinden farklı bir ilişki olacağı daha başından belliydi aslında, içime ansızın kısa sürede girmiş ve hiç hız kesmeden dakikalarca sikmişti beni, bundan sonra beğeniten orgazm olacaktım ki içimden çıktı ve bu defa “dön bitanem” diyerek sırt üstü yatağa yatırıp bacaklarımın arasına girerek içime girmeye başladı, az önceki gibi yine çok hızlı bir giriş yapıp dakikalarca sikti, sanki benim orgazm olacağım anı biliyormuşçasına bu defa yine hızlı hızlı sikerken ve ben orgazm olmaya yaklaşmışken ansızın içimden çıkarak sadece dudaklarımdan öpmeye ve amımı parmaklamaya başladı.
Ben altında kıvranıp inlerken götümün sikileceği düşüncesinden çok ama çok uzaktaydım, amımı parmakladıktan sonra yine “aşkım bir daha arkanı dön hadi” dedi.Az önceki gibi yine yüz üstü yatağa uzandım ve götümü kaldırarak amımı gerektiğince önünde açtım, bu defa önce amıma girmek yerine göt deliğimin üzerinde sikini gezdirmeye, sikinin başını göt deliğime sürtmeye başladı, ben bunu hissettiğim an “aşkım yapma” diyerek içime götüme girmemesini söyledim, oda bana “yok aşkım girmeyeceğim sadece sürtünüyorum ya, sakin ol” diyerke göt deliğime sürtmeye başladı, çok tedirgin ve bir o kadarda temkinli duruyordum, götüme gireceğini anlamıştım ama bende dikkatliydim, sonra götüme sürtünüp amımdan içeri sikini sokuverdi, aynı şekilde yine çok hızlı ve çok sert girip çıkıyor beni altında resmen deliye çeviriyordu.Sikini yine amımdan çıkarttı ve göt deliğime yine sürtmeye başladı, zannediyorum ki az önce yaptığı gibi götüme sürtüp amıma sokacak ve amımdan sikmeye devam edecek. İşte bu defa benim düşündüğüm gibi olmadı, sikinin başını göt deliğime sürttürdükten sonra tam deliğimin üzerine yerleştirip ansızın içime itekleyi verdi.
O ana kadar aldığım beğeni yüzünden şuursuz bir hale gelen ben götümün acısıyla gözlerimi açmamla çığlığı basmam bir olmuştu, sikinin tamamını resmen göt deliğimin içinde hissediyordum, o dakikadan sonra yalvarmaya başladım “aşkım nolur çık canım çok acıyor, yalvarıyorum çık” desemde o sikinin hepsini götüme sokmuş ve hareket etmeyence bekleyerek beni öpmeye ve sakinleştirmeye çalışıyordu.Arkadaşlar hiç abarmıyorum beş dakika kadar yalvardım ve götümden çıkmasını istedim ama o ne kadar yalvarırsam yalvarayım göt deliğimden sikini çıkarmadı ve yanağımdan, başımdan ve omuzlarımdan öpmeye devam etti, hem öpüyor hemde “sakin ol, rahat bırak sende beğeni alacaksın bak” diyordu, bir ara rahatlayıp canımın acısının geçip gitmesini bekledim ama nafile bir an olsun götümün acısı geçmedi ve sanki her geride bıraktığımız dakika daha çok acıyor gibiydi. Beş dakika kadar hareket etmeyen bekledikten sonra ellerini belime sıkı sıkı bastırarak “sakin kendini kaçırmaya kalkma” deyip yavaş yavaş sikini göt deliğimden çıkarmaya başladı, ben sikinin birazının çıktığını hissedince altından kaçmak hedefiyle kalçamı kenara doğru çektim.
Benim çekmemle oda aynı anda sikini yine hepsini ansızın içime soktu, ikinci defa acı içinde bağırarak “yapma nolursun çık bundan sonra” dedim ama o yine hareket etmeyen bekleyip beni öpmeye devam etti, öperkende “sen kendini bana bırakırsan tamamıyla çıkartacağım, eğer kaçarsan yine sokarım” dedi. Çaresizce “tamam hadi bekliyorum, hareket etmicem, kaçmıcamda, çıkar içimden bundan sonra” dedim ve beklemeye başladım, sikini yine yavaş yavaş içimden çıkarıyordu, büyük bir kısmının çıktığını hissetmiştim ve altından yine kaçmayı düşünüyordum ama kaçamazsam az önceki gibi yine acıyacağını biliyordum, bu yüzden sadece beklemeye ve içimden çıkması hedefiyle yalvarmaya devam ettim. Arada belki götümü siktirmenin vereceği hazzı merak etmiş olabilirim ama bu çektiğim acıdan sonra bırak ikinci bir anal sex yaşamayı bir daha düşünmek bile istemezdim.Artık bu defa sanırım tamamını çıkarak diye beklerken sikinin büyük bir kısmını yavaş yavaş çıkardığı gibi yine aynı yavaşlıkta içime sokmaya başladı, her ne kadar yavaş sokarsa soksun o çok büyükte sikini içime sokarken canım yanıyordu, yine içime girdiğini fark edince “aşkım hani çıkacaktın” diyerek ağlamalık bir ses tonuyla yine yalvarmaya başladım, “nolursun çıkar çok canım yanıyor” diyordum ama o hiç oralı olmuyor yavaş yavaş götüme girip çıkmaya devam ediyordu.
Çok büyük acılar çekerek anlamıştım ki o gün nişanlıma götümü siktirmekten başka çarem kalmamıştı, altından kaçmaya çalışınca canım daha çok yanıyor o yüzden hareket etmeyence beklemek en iyisi diye düşünüyordum, bekliyordum.Sanırım üç beş dakika kadarda yavaş yavaş götüme girip çıktı, neticesinde biraz biraz alışmış olsamda ilk girdiğinde bana yaşattığı acının yüzünden götümün yanması bir türlü geçmiyor ve nişanlımda içimden çıkmak hedefiyle hiç bir hareketlilki göstermiyordu, sürekli yavaş yavaş içime girip yine çıkıyordu.
Tam süre hususu ile alakalı emin değilim, üstelik canımın acımasından dolayı bana saniyeler dakika gibi geliyordu fakat on dakika kadar zorla götümü siktiğini düşünüyorum, on dakikanın neticesinde da üzerime tamamıyla yatıp derinden derinden inleyerek götümden içeri boşaldı, o boşalırken ben bundan sonra ağlamaya ve içime boşalma diye yalvarmaya başlamıştım ama dinlemedi tabi, beni ağlata ağlata götümü sikti sonrada içime boşaldı.Her ne kadar götüme boşalmasından dolayı hamile kalmayacağımı bilsemde o içime boşalırken ben çok çok tedirgindim, göt deliğimin kırtılmasından dolayı çektiğim acı ve nişanlımın götüme boşalmasından dolayı huzursuz hallerim belkide o güne kadar yaşadığım en kötü sex hikaye deneyimini yaşamama nhedefiyle olmuştu. Bir an olsun götümün sikilmesinden beğeni almadım ve yine yapar mısın diye sorarsanız kesinlikle bu tür bir ilişkiye yine girmek istemem.
Baldızı Sikerken Karımı Yakalandık
Ben de bu özelimi yazmak, rahatlamak istiyorum. Adım Tolga, 6 senedir evli ve Almanyada, Nordrhein-Westfalen’de yaşam sürdüren bir beyim. Karım Ceyda burada Almanyada doğup büyüme. Karım 24 yaşında ve çok sexy bir kadın. Ben de 26 yaşındayım, tabi ben de fena sayılmam yani :)) Karımla mutlu bir evliliğimiz var. Seks hayatımız da çok güzel. İlk başlarda gece gündüz demeden yalnızca ve yalnızca sikişir, birbirimizi mutlu ederdik. Son vakitlerde, yatakta karımla sikişirken, farklı farklı seks fantazilerimiz meydana çıkmaya başlamıştı.
Benim takıntı durumuna gelen fantazilerimden birisi de, yatakta karımla birlikte ikinci bir kadınla seks üstüne kurulmuştu. Karımla sikişirken hep, “Karıcığım, şimdi şuanda yanlarımızda bir kadın daha olsaydı ve ben ikinizi de sikseydim, ne güzel olurdu!” deyip, kendimdem geçerdim. Karım ilk başlarda bu fantazime pek ilgi duymuyordu, ama son vakitlerde benimsemiş ve “Tamam, yapalım bunu, bulalım bir kadın…” der olmuştu. Tabii sikiş bitince, gene normal hayatımız devam ediyordu.
Bu arada karımın ailesi de burada Almanyadalar. Baldızım daha evli değil ve ailesi ile hiç geçinemez. Yine bir gün ben işten gelince, karım, “Tolga ne olur kızkardeşimi yanımıza alalım, bak bu tür giderse orospu olacak. Annemle telefonda konuştum, kızın yemediği bok kalmamış!” deyip ağlamaya başladı. Ben de, “Canım kızkardeşin tabii ki gelebilir! Hem sormana bile lüzum yok, gidelim getirelim, burda bizimle kalsın!” dediğimde, karım çok mutlu bir şekilde beni yalayarak öpmüştü.
Hemen hazırlandık, kaynanamlara gidip, baldızımı yanımıza almaya ikna ettik. Baldızım Selda 18 yaşında, sülün gibi bir kız. O boy, o endam… iri memeleri dışarı fırlayacak gibi duruyor, dar kot pantolonundan amının izleri belli oluyordu. Yolda baldızım, annesinin onu çok bunalttığını, dışarı çıkmasına bile izin vermediğini sölyeyip ağlıyordu. Karım da, “Tamam Selda, bundan sonra bizimlesin, dışarı da çıkacağız, gezeceğiz de, ama bize dürüst ol, tamam mı?” deyip baldızımı rahatlattı ve eve geldik. Karım o gece benle sikişirken bir diğer iştahlıydı. Tabii, kardeşinin bizde kalmasına izin verdim ya :))
Karımla yatakta sikişirken tekrar fantaziye dalmıştık ve ben tekrar, “Şimdi bir kadın daha olacaktı ki, ikinizi de sikip döllerimi yalatacaktım…” demeye başlamıştım. Karım da, “Ben de ozaman bugün sana kendi fantazimi anlatayım…” diye başladı ve devam etti, “Ben de iki erkek, iki yarak istiyorum! Beni götümden ve amımdan aynı anda sikin istiyorum!” diye. Bu fantazi bana evvelce şaşkınlık, sonra da beğeni, heyecan vermeye başladı. O gün sabaha kadar üç kez siktim karımı…
Sabah kalktığımda, baldızım gecelikle odasından çıkıp, “Günaydın Enişte!” deyince, gözlerim fal taşı gibi açılıverdi. O ne bacaklar öyle… Sülün gibi karşımda bembeyaz bacaklar ve güzel bir Ahu. Gözlerimi alamadım baldızımdan. O gün işyerinde akşama kadar baldızımı düşündüm. Tuhaf bir heves vardı içimde. İşten bir iki saat erken çıkıp bir an evvelce eve gidip, baldızımı görmek amacıyla can atıyordum. Ve eve geldim. Karım çalışıyordu ve daha üç saat sonra çıkacaktı işten. Kapıyı çok yavaş bir şekilde açtım. Baldızım yoktu içerde. Ben de ses çıkartmadan banyoya bakmaya gittim.
Baldızım banyodaydı ve evde kimse yok nasılsa diye banyonun kapısını kapatmamıştı. Amını traş ediyordu. O an şaşkınlıkla ve içimi gıcıklayan bir duyguyla derhal mutfağa geçtim. Su vanasını kapatıp, derhal kahvemi ve gazetemi alıp beklemeye başladım. Baldızım söylenerek geldi mutfağa. Mutfakta beni görünce saşırdı. Amı götü yarı köpüklü bir şekilde ortada, “Enişte?!? Sen ne arıyorsun bu saatte evde!?!” diyerek şaşırdı ve baka kaldı.
Ben de, “Hayırdır, ne oldu?” diye sordum. Baldızım elindeki havluyla amını kapatarak, “Sorma, sular kesildi, duş alıyordum, yarım kaldı!” deyip derhal banyoya geri döndü. Ben iyice azmıştım bundan sonra, onu sikecektim. Baldızıma, “İstersen bir bakayım, belki bozukluk banyodadır!” deyip derhal banyoya daldım. Orada jileti görünce, “Ooooo, amını mı traş ediyordun güzelim?” dedim. Baldız utandı ve kafasıyla yere doğru bakarak evet manasında işaret yaptı. Ben de, “Garip, ama iyiki de sular kesilmiş, yoksa seni nasıl görürdüm bölye… Ben bir su vanasına bakayım!” deyip banyodan çıktım.
Bu ona ilk yaklaşmamdı ve olumlu idi. Hemen mutfaktaki vanadan suyu açıp tekrar banyoya daldım ve “Sular geldi mi, bir baksana Selda?” dedim. Selda suya bakmak amacıyla eğilirken, yarım köpüklü amı arkadan ayna gibi meydana çıkmıştı. Bu arada kalkan sikimi saklamam imkansızdı. Baldızım, “Evet geldi Enişte!” deyip döndüğünde, gözlerini alamayıp kalkmış sikime bakıyordu. Ben, “Hadi sen amını traş etmeye devam et tatlım!” deyip çıktım. Salonda televizyonu açıp seyretmeye başladım. Ama kafam hep baldızımdaydı. Tazecik bedeni beni etkilemişti. O tazecik amının suyunu kesinlikle yalamak istiyordum…
Bir vakit sonra baldız banyodaki işini bitirip, üstünde bir bornozla salona geldi. Ona, “Eee, nasıl gidiyor bakalım, alıştın mı eve?” diye sordum. “Evet alıştım, sağol Enişte.” dedi ve yanıma oturdu. Şampuan ve krem kokusunu alanbenim yarrak resmen kudurmuştu. Gerçekten çoktandır bu tür kalkmamıştı yarrağım. Baldızım da çaktırmadan yarrağıma bakıp, iyice yanıma yaklaşıyordu.
Baldızıma, “Gerçekten anlattıkları kadar çok erkek arkadaşın oldu mu?“ diye sorunca, “Yoooo, olmadı!” diye korku dolu yanıt verdi. Ben de, “Korkma, sen erişkin bir kız oldun, tabii ki erkek arkadaşların, sevgililerin olacak. Maşallah, baksana her şeyin yerinde!” deyip saçlarını okşamaya başladım. Kendimi çok tutamadım ve “Bak Selda canım, sana bir şey söylemek istiyorum, ama bu bir sır olarak aramızda kalacak, tamam mı? Seni çok beğeniyorum, senin amacıyla erken geldim bu gün eve!” dedim. O da hafif kızararak, “Enişte ben de seni çok beğeniyorum, ama ablamla evlisin!” dedi.
Ben de, “Düşündüğün şeye bak. Hem bir diğersına vereceğine, bana ver tatlım. Ne de olsa eniştenim senin!” deyip iyice yaklaştım. Dudaklarından öpmeye başlayınca titremesini hissettim bir ara. Ama ben bundan sonra duramıyordum. Ona, “Seni şimdi yedi kat göklere çıkaracağım biradetm!” dedim. O da kendini iyice bıraktı esasen. Ben, hafiften dudaktan boyundan derken, o arzuladığım nemli ve kaymak gibi amının dudaklarını öpmeye başlamıştım bile.
Tertemizdi amı. Yeni banyodan çıktığı amacıyla bedeni daha bir diri idi. Artık o da rahatlamış ve bana karşılık veriyordu. Bir ara kemerimi açıp derhal benimkini eline aldı. Sonra da yalamaya başladı. Aman Tanrım, o da neydi, baldızım sikimi öyle güzel yalıyordu ki, sanki dondurma yalar gibiydi. Kesin daha evvelce yarrak görmüştü bu zilli.
Ona, “Daha evvelce yarrak yedin mi hiç?” diye sordum. Kafasını aşağı sallayıp, “Evet aşkım, ben diğerlarıyla sikiştim, rahat rahat sik beni, kız değilim ben!” deyince, ben dururmuyum, derhal yatırdım ve amına girmeye başladım. Ben soktukça baldızım Selda beğeniten çılgınlar gibi bağırıyordu. Taze ve dar am sikmek aslında güzeldi, sanki daracık bir göte girer gibi giriyordu amına sikim. Amında gidip gelmelerimde onun boşaldığını hissedebiliyordum. Ve sonucunda ben de gelmek üzereyken yarrağımı amından çıkarıp ağzına dayadım ve ağzına boşaldım. Selda azgın bir oruspu gibi hepsini yalayıp yuttu ve derhal banyoya koştu…
O günden sonra fırsat buldukça baldızımı sikiyordum. Tabii karımı da sikiyordum, ama karımın baldızımı siktiğimden haberi yoktu. Karımı sikerken, tekrar yatakta hep ikinci bir kadını hayal edip, hem karımı hem kendimi çıldırtıyordum. Yine bir gece karımı sikerken aynı fantazimi anlatmaya ve karımı kendinden geçirmeye başladım, “Seni ikinci bir kadınla birlikte sikmek istiyorum aşkım. Önce benim fantazimi gerçekleştirelim, sonra seni ikinci bir erkekle birlikte sikeceğiz!” diyordum. Karım kudurmuş gibi sikimi yalıyor, “Ben de istiyorum kocacığım, ne olur yapalım bunu bundan sonra!” diyordu.
O gece biz sikişirken bir ara yatak odamızın kapısına gözüm takıldı, anahtar deliğinde hareket eden bir karartı gördüm. Baldızım gizlice bizi izliyordu. Ben de karımı lüzumtiğince sert sikiyor, bilhassa bağırmasını ve inlemesini sağlıyordum. Sikiş bitip de tuvalete gitmek amacıyla odadan çıktığımda, salonda baldızım büyük bir hışımla amını ovalıyordu. Beni görünce, “Enişte ne olur, ben de sikişmek istiyorum, ben de yarrak istiyorum!” diye yalvarıyordu bana. Ben de, “Benim amacıyla hava hoş, ablan kabul etse, biliyorsun ben dünden razıyım!” dedim. O an aklıma birşey geldi ve “Sen yarım saat sonra bir bahane uydur yanımıza gel, bir bakalım neler olacak…” deyip tuvalete gittim.
İşim bitince, elimde bir şişe şarapla geri girdim yatakodasına. Karıma derhal bir duble verdim ki, maksadım sarhoş etmekti. Karım arka arkaya yuvarladı şarabı. Ben tabi boş durmuyor, karımı yalayıp yutuyorum ve hep ikinci kadından, ikinci erkekten bahsediyorum. Karım da, “Tamam aşkım, yapalım!” diye çıldırıyordu. Karım bu arada iyice çakırkeyif olmuş ve “Hadi aşkım, sik beni! Kiminle istiyorsan sik beni!” demeye başlamıştı. Tam yarağımı karımın amına soktum ve sikmeye başladım ki, o sırada baldızım kapıya vurdu ve “Abla, ben korktum, yanınıza gelebilirmiyim?” diye seslendi. Hemen toparlandık ve yorganı üstümüze çektik. Karım sarhoşluğun verilen rahatlıkla, “Gel canım, ama şu an üstümüz başımız dağınık…” dedi. Harika, işte benim amacıyla filim burada başlıyordu.
Baldızım sevinçle içeri girdi. Yatağa girer girmez de ablasına sarılıp yanağından öperek teşekkür etti. Karımla sikişimiz yarım kalmıştı ve hevesli karım da kendinden geçercesine bana bakıp kıvranıyordu. Ben ikisini seyretmeye dalmışım. Tanrım, ne güzel bir manzaraydı! Karım ve baldızımla aynı yatakta idim. Biraz onları seyrettikten sonra karıma yaklaşarak, “Ne güzel, sanki iki karım var yatakta!” diyerek karımın amını ellemeye başladım. Karımın amını okşadığımı farkeden baldızım da, “Abla, ben de sikilmek istiyorum. Ne olur, beni yabancı biri sikeceğine eniştem siksin. Ya değilse valla gidip diğersına siktirecem. Canım yarrak istiyor! Nolur abla, eniştem ikimizi de siksin, lütfen abla!” deyince, karım gülerek, “Demek öyle ufak orospu! Yabancı biri sikeceğine, benim kocam sikisin ikimizi, ha? Tamam siksin, ama sıranı bekle, evvelce beni sikecek!” dedi ve yorganı açtı…
Sonra da beni üstüne çekerek, “Hadi aslanım, şu yarım kalan işimizi bitirelim, sik beni! Bak fantazin gerçekleşti, iki adet kadın var yatakta. Hadi, keyfini çıkar!” dedi. Yarağım esasen hiç inmemişti, karımın amına soktum ve yavaş yavaş sikmeye başladım. Baldız ise hiç vakit kaybetmeden geceliğini ve külodunu çıkardı ve kendi amını okşamaya başladı. Ben de elimi baldızın memelerine attım. Odada yalnızca iniltiler vardı, herkes inliyor, beğeni alıyordu. 10 dakika sürmeden karım boşalmıştı. Şimdi sıra baldızımın o ufak tatlı amındaydı. Karımın üstünden kalkıp, baldızımın bacakları arasına geçtim ve amına kökledim. Ben amına pompaladıkça, baldızım kendinden geçiyor, “Ohhhh, sik beni Enişte!” diye deli gibi inliyordu…
Sabaha kadar ikisini de siktim. Sonra hep birlikte uykuya dalmışız. Sabah uyandığımda karımdan korkuyordum. Ama öyle olmadı. Karım, “Aşkım, bundan sonra kardeşim de karın sayılır. Kardeşim kendini yabancı birilerine siktireceğine, onu da sen sik hep, ona da kocalık yap!” deyip, öperek sarıldı bana. Bunu duyan baldızım, “Abla kızmazsan birşey itiraf etmek istiyorum. Sen yokken ben eniştemle sikiştim, esasen benim de kocam olmuştu!” deyince karım da gülerek, “Bunu hissetmediğimi mi sanıyordun, ufak orospu?” dedi ve birlikte gülüştüler.
O günden sonra yatağım şenlenmişti. Artık, hergün işten erken eve nasıl giderim diye planlar yapıyor, eve biran evvelce varmanın yollarını arıyordum. Eeee, sikilmek isteyen iki adet am evde beni bekliyordu nede olsa :)) Bu taa ki bir gün karımla ve baldızımla sikişirken, karımın bana, “Aşkım, biz de iki erkek doğrulusunda sikilmek istiyoruz!” demesine kadar sürdü. Şimdi karımı ve baldızımı bir diğersına siktirmem lazımdı. Bu aklıma geldikçe içim bir tuaf oluyor, ama biryandan da tahrik oluyorum. Karımı iki yarakla sikmek… Baldızımın o ufak dar amını bir diğersına sunmak…
Güzel kızım ve yakın arkadaşı
Merhabalar aile içi sex sikiş hikayesi okurları Ben 40 yaşında evli ve bir kızım var. Benim sexe ne kadar düşkün olduğumu aıilem bilir. Eşimin annesi rahatsızlanınca yanına yolladım,kızım selma ile 5 gün yanlız kalacaktık.Birgün işten eve erken geldim ve hemen kiraladığım porno cd`yi takıp seyretmeye başladım.Harika sahneleri seyrettikce içim bir hoş oluyordu ve sonunda kilotuma aktım,tam o arada zil çalınca panik içinde cd yi çıkarmam ve yatak odama girmem bir oldu. kızım selma sibel le bize ders çalışmaya gelmişler.
ben üstümü değiştirip içri girdim aman allahım sibele öyle bakıyordum ki daracık bir kot ve beyz bir tişörtle fiziği ben burdayım gel diyordu resmen.kızımın yanına gidip anlından öptüm hoşgeldiniz dedim ben biraz parka koşmaya gideceğim deyip evden ayrıldım.
1 saat sonra ter içinde eve geldiğimde selma ıle sibel bana bakıp bir hoş gülmeye başladılar ne gülüyorsunuz dediğimde yok birşey dedıler ama kafama takılmıştı neden böyle gülüyorlardı !!
ben banyoya giriyorum deyip yanlarından ayrılırken kızım baba ben bakkala gidim kol falan alacagım dedi peki kızım dedim.ben banyoya girfim ama kapıyı kilitlemedim duşun altına bir güzel sabunlanırken birinin beni gözetlediğini fark ettim ama bozuntuya vermedim daha yaklaşmasını bekliyordum. birden bir hapşırma sesi duyunca birden duşun perdesini açtım birde ne göreyim sibelin bir eli pantolonunun içinde amınla oynuyordu beni görünce hemen elini çıkardı ama şoktaydı bana dik dik bakıyordu bende fırst bu fırsat deyıp “nıye öyle dik bakıyorsun sen bu yaşına kadar hiç çıplak erkek görmedinmi?diye sordum ama sibelden tık yoktu donmuştu adeta bende hemen duştan çıkıp sibelin kulağına sana bu zamana kadar tatmadığın zevki tattırmak istiyorum deyip sibeli bir güzel soyduktan sonra duşun altına girdik.Aman Allahım bu göğüsler ne böyle götü yarma gibi karşımda benim oğlan bu arada baya sertleşmişti.Ben sibeli başladım öpmeye bir elimle memelerini okşuyor bir elimle de götünü….kızcağız mest olmuştu..sibele benim yarrağımı yalamasını söyledim ve başladı öpmeye yalamaya ben artık iyicene delirmişti…sibel kalk ve dön arkanı seni sikmek istiyorum artık deyince ben bakireyim olmaz dedi bende seni götten sikecen dedim…delimisin amca dedi o yarrağı benim daracık deliğime nasıl girer dedi bende merak etme ben bu konuda ustayım deyip sibeli döndürüp duvara yasladım.. başladım sibelin o ufacık deliğini yalamaya bir yandan da kızımın deliği aklıma geliyordu… tam yarağımı sibelin deliğine sokacaktım birden kızımın sesiaman allahım dedim..kızım “sibel nerdesin“diye soruyordu.biranda sibel ben banyodayım ıstersen sende gel ben duş alıyorum dıye seslenince bu sefer ben soke oldum…kızım babam nerde diye sorduğunda sibel bilmem diyordu…o arada kızım tamam ben soyunayım birbirimizi sabunlarız dıye seslendi.sibel bana amca sen şimdi uştan cık ve ben seni işaret verince gelirsin dedi ve eklede bana doğru söyle amca sen bizi sikmek istiyormusun bende böyle kızları kim istemez dedim …tamam ozaman bende sana hayatın boyunca unutamıyacağın bir gece yaşatacağım dedi…
ben hemen banyodan bornozumu giydim ve sesızce cıktım mutfaga gittim 1-2 dakkika sonra baktım kızım odasından sadece kılotu ve südyenıyle banyoya girdi.
ben hemen kapıya dayanıp hafifce kapıyı araladım ama Allahım bu manzarayı gördükçe deli oluyordum artık dizlerimde kuvvet kalmamıştı ve ben salondakı koltuga uzandıp gözlerimi kapatıp hayal etmeye başladım. Şeytan bu oracıkta uyuyakalmışım bir ara acayıp bır hısle yavaşca gözlerimi açtım o da ne selma ıle sibel benim yarağımı yalıyorlar hiç bozuntuya vermedim bir ara kızım hadi yeter artık şimdi uyanır dedi sibel de bak selma ben şu yaladığımız yarrağı içimde hissetmek istiyorum izin ver baban beni siksin istersen ikna edip senide sikmesini ayarlarım dedi..kızım vallahi ne yalan söyleyim annem çok şanslı bir kadın böyle bir yarağı kim istemez ama babam beni sikmek yerine bu talebi duydumu öldürür dediği anda ben olurmu hiç kızım dedim ikisi de şoke bir durumda amca baba sen uyumuyormuydun dediler bende hadi bakalım dedim ilk dedeyiminiz bnden olsun dedim ayağa kalkıp 2 sini yatak odasına götürdüm yatağın üstüne yanyana yatırıp bacaklarını actım ve başladım amlarını yalamaya bir kızımın bir sibelin aynı anda da göt deliklerini parmaklarımla alıştırma yapıyor ara sıra yavaşcasokuyordum…ikisi de inlemeye başladılar …sibel amca hadi artık dedi ve bende hemen sibeli üstüme alıp sokmaya çalışıyordum deliği o kadar dardı ki ama sibelin pes etmeye niyeti yoktu ben bir anda içine daldım ve kıpırdamadan duruyordum sibel soluk içine bana amca bundan sonrasını bana bırak ne olur diye yalvariyordu pende peki deyip kızıma sende amını getır bakayım yalamak istiyorum dedim kızım geldi sibel biryandan üstümde zıplıyor ben bir yandan kızımın sulanmış amını ve göt deliğini yalıyordum sibel bir ara hadi şimdi baba kız da sıra deyıp kızımı bıir yastık üzerine yüzkoyun yatırdı bacaklarını ayırdı ve kızımın göt deliğini 1-2 yaladı ve hadı amca gir artık dedi evet o an gelmişti işte kızım altımda beni bekliyor inanılmaz bir sevk kızımın deliğine yarrağımı 1-2 sürttüm ve birden daldım
kızım“Babaaaaaaaaa“ diye bağirdı ve başladı yastıkları ısırmaya ben yıne hareketsiz duruyordum bu arada sibel kulagıma beni amımdan sikmeni istiyorum o yarrağı hissetmek tatmak istiyorum diyordu…bende bakarız ded.m ve başladım kızımı pompalamayaartık geleceğimi anlamıştım ve hemen delikten çıktım ve yatakta ayağa kalktım ev ağızlarına akmak istediğimi söyledim başladılar yalamaya ve sonunda kızımın ağzına öyle aktım ki ben bile şaşırdım … sibel hadi amca şimdi beni amdan sik deyince kızım şaşkın bakışlarla sibel sen ne diyorsun dedi sibelde bu yaptıgımız doğrumu ha götten ha amdan evlenırken diktiririz ama o zamana kadarda babanla daha çoooook sikişcez hadi sende siktir deyince kızım gözüme baktı bende olur anlamında işaret edince bir güzel 2 sinide amlarından siktim …tabbi bu arada yatak da kanlar içinde kaldı.. Şuanda sosyal medya da dolaşırken kızımın resmini bursa escort sayfasında gördüm ve cep telefonunu da eklemiş orospu demek ki benden başka olgun yetişkin erkeklere de veriyor.
Dayımın Ateşli Kızlarını Sırayla Siktim
İyi günler ben serhat. Yakın bir zamanda başımdan geçen ve aklımdan hiç çıkmayan olayı sizlere anlatacağım. Anlatacağım şey bir kaç günün ardından gerçekleştiği için size o günleride anlatacağım. Ben tek çocuğum ve annemle babam bir gün kavga ettiler bayağı tartıştılar. Ertesi gün dayım annemle beni aldı ve kendi evine götürdü. Biraz ayrı kalmaları daha iyi olur diye. 3 gün bizi evinde misafir etti dayım ve o 3 günde yaşadıklarımı size anlatacağım. Dayımın 2 kızı var. Biri benimle yaşıt adı deniz. Birde onun ablası o da evlendi. Olaylar denizle gerçekleşti. Dayımlar çalışan insanlar annemde öyle. Sabahları evde sadece denizle ben varım. Denizle küçüklüğümden beri iyi anlaşırım. Yaşıt olduğu için kafalarda aynı. Ve onu aşırı seksi buluyordum okulda yediği boklarıda biliyordum. Deniz 19 yaşında sarı saçlı kahverengi gözlü bir kız ve boyu 1.65 kilosu 50. Annem salonda yatıyordu bende denizin odasında yerde minderde yatıyordum. Kaldığımız ilk gün sabah uyandığımda denizi örtüsünü üstünden atmıştı. Giydiği kısa şort iyice sıyrılmıştı ve aradan pembe külodu gözüküyordu.
O zaman anladım burda kaldığım süre çok zor geçecekti. Ben onu öyle görünce çıldırdım. Kalktı benim alet. Ne yapayım diye düşündüm kalktım ve tuvalete gittim. Direk boşalıp kurtulmak istedim. 5 dakika sonra kapı zank diye açıldı. Deniz geldi hemen pardon deyip geri çıktı. Bende refleks olarak elimi hemen çektim ama dimdik sikim duruyordu. İnşallah görmemiştir dedim kendi kendime sonra işimi halledip çıktım. Salona gittim deniz yanda kahvaltı hazırlıyordu ( amerikan mutfak ). ” Yardım lazım mı ” diye sordum. Gerek yok oturukoy dedi. 10 dakika sonra kahvaltı için masaya geçtik. Sohbet ederken deniz ” lanet klima 1 haftadır bozuk ve sıcaktan ölcez kusura bakma ama ben ev haline dönmek istiyorum ” dedi. Ben ” dön tabi ” dedim. Oda üstündeki askılıyı çıkarttı ve sütyeniyle oturdu masaya. Ben ev hali deyince bunu düşünmemiştim. Bütün gün evde üstünde sütyen altında şortla gezdi ve bütün gün benim sikim aşağı inmedi. Akşam dayımlar gelince giyindi sadece. Bütün gün oturduk film izledik oyun oynadık.
Gece geldi uyumaya gittik. Deniz bir hap içti dün gece farketmemiştim. Görünce sordum uyku düzenleyici hapmış. Öğrenince kafamda şeytani planlar oluşmaya başladı. Neyse deniz uyudu gece 3 gibi bende uyanıktım. Diz üstü kalktım ve denizin yatağına yanaştım. Deniz diye seslendim usulca. Uyanmadı elimle dürttüm yine uyanmadı. Elimdeki telefonu düşürürmüş gibi yere bıraktım o gürültüyede uyanmadı. Yatakta dümdüz put gibi yatıyordu. Bacaklar dümdüz sağ eli ise karnındaydı. Bacaklarını biraz ayırdım sağa sola. Taş gibi amcığına koydum sol elimi. Diğer taraftan suratına bakıyorum uyanacakmı diye. Ama uyanmıyordu. Şortun üstünden amını okşadım bir vakit. Sonra memelerine yöneldim. Askılarını düşürdüm ve göbeğine kadar çektim. Sütyeninide aşağı çekip memelerini ellemeye başladım. Memelerini görmek için telefondan flash açtım ve bir müddet öyle elledim memelerini. Memeleri tam böyle avucuma sığacak şekildeydi çok güzeldi. Ben artık dayanamıyacam dedim ve şortunun içine elimi atıp amına ulaştım. Elim ayağım titriyordu. Biraz okşadım sonra deniz haraket etti. Ödüm patladı hemen elimi çektim zor zar askılısını ve sütyenini düzelttim. Sonra kalktım tuvalete gidip boşalttım içimi. Sonrada yattım uyudum. Sabah kalktığımda deniz aynı şekilde duruyordu pembe külodu aradan gözüküyordu yine. Sabah sabah ben yine başladım gittim tuvalete yine.
5 dakka sonra kapı çaldı “çok mu işin hadi duş alcam ben” dedi. ” 2 dakika ” dedim. Daha boşalmamıştım azgınlık hala üzerimdeydi ve o azgınlıkla aklıma gelen fikri yaptım. Telefonu harika bir yere sakladım ve video açtım sonra çıktım. Deniz girdi duşunu aldı hiçbirşey farketmedi arkasından ben girdim baktım. Kabin olduğu duştayken çekememiştiö ama soyunurken uzaktan çekmiş ama piercinglerini çıkarırken aynaya yaklaştı ve kameranın yanına kadar gelmiş oralar süperdi zaten. Ben o videoya salladım bir tane. Sonra çıkıp kahvaltı yaptık. Deniz sütyenini değiştirmişti beyaz olmuştu sütyeni. Oturduk film izleyecektik yine. Deniz evde yanlız kalmıyayım diye dışarı çıkmıyordu tüm gün benle duruyordu. Film izlerken ” sen pişmiyormusun böyle çıkarsana şu üstünü. Senin baklavalarıda görelim bi ” dedi gülerek. Ben çıkardım itiraz etmedim. Sonra filme devam ettik. Film bitti deniz mutfağa gitti. Bende televizyondan internete girdim dolaşıyordum. Merak edip google geçmişine baktım ve gördüğüme çok şaşırdım. Bayağı porno izlenmiş. Görünce denize ” kızım şunları silsene anan baban görecek ” dediö gülerek. Koşarak geldi ” yaaa” dedi elimden aldı kumandayı kapattı hemen. ” ne oldu ” dedim kahkahayla. ” bişey olmadı sus ” dedi hafiften gülerek.
Ben ” ne olcak sen insan değilmisin niye utandın ” dedim. Denizde ” ne utancam ya ” dedi açtı tekrar tv yi silmeye başladı geçmişi. Ben de o arada “izlediklerinde porno olsa bari ” dedim. Kumandayı fırlattı kucağıma ” al sen güzelinden aç bakalım pornocu ” dedi. Bende açtım bir tane. 4. dakkada “kapat kapat azdırcan bizi şimdi ” dedi gülerek kalktı mutfağa gitti içecek doldurdu geri geldi. Sigaralarıda yaktık sohbet ettik biraz. Konu fitnessa geldi. “Sen kaç ay yaptın fitness” dedi bana. Bende dedim ” 7 ay falan yaptım dedi. “Bende yapmak istiyorum” dedi. Dedim “ne işin var fitsin gayet.” “Biliyorumda…”dedi gülerek. “Kaç şınav çekiyorsun” dedi omzuma yumruk atarak. Ben ukalaca ” kaç tane istersen” dedim ” 50 ” dedi. Ben ” ilk sefer alçak tut ” dedim. ” iyi 30 olsun” dedi. Başladım şınav çekmeye 20 lerdeyken deniz üstüme çıktı “böyle devam ” dedi. Ben tamamladım şınavı kalktım ayağa “sıra sende” dedim. ” ben yapamam okadar güçlü değilim ama bir dans şovu yapabilirim bende güzel dans ederim dedi. Karşıya geçti bir şarkı açtı ve dans etmeye başladı. Kalçalarını çok güzel oynatıyordu ve o seksi vücud beni çıldırttı. Sikim iyice büyüdü ve saklayamaz hale geldim şortdan. Deniz dansını bitirip “iyi azdın ha” dedi. Bende gülerek ” azdırdın kardeş ” dedim.
” bu güzellik sana bir güzellik yapsınmı ” dedi yanıma sokuldu kucağıma oturdu götünü tam koydu benim yarrağıma memeleri tam karşımdaydı denizde yukarıdan bakıyordu. Ben “ciddimisin ” dedim. ” tabiki değilim okadar uzun boylu değil” dedi sonra ama ekledi ve şortumu sıyırdı. Eline aldı yarrağı biraz oynadıktan sonra ağzına götürdü. Ben şaşkın şaşkın olanları keyfini çıkarıyordum. İlk defa yaşadığım için bu olayı 5 dakika bile sürmeden yaladıktan sonra beni eliyle boşalttı. Döller hep yerlere parkelere aktı üzerine istemedi. Temizledikten sonra ” beğendin mi ” dedi. Kafa salladım onayladı. Sonra biraz oyun oynadık ve akşamı getirdik yine. Gece vakti geldi ve bu gecede birşeyler yapmayı düşünüyodum ama korkuyordum. Göğüslerini açıp elledim biraz biraz da amını okşadım. Birde burnunu tıkadım nefes alamayınca ağzınaçıldı biraz. Bende şortumu biraz sıyırıp ağzına sokmaya çalıştık ama dudaklarından bile geçmedi. Dudaklarına sürtmekte. İleri gidemedim. O gece de öyle oldu. Sabah uyandığımda deniz çoktan kalkmış yemeği hazırlamıştı. Kahvaltımızı yaptık oturduk koltuklara sohbet ettik biraz. ” ee bugün ne yapalım ” dedi deniz. Ben ” bilmem” dedim. ” deniz ” ben biliyorum” dedi içeri gitti 30 saniye sonra geldi ama çırılçıplak.
Kapıdan girince hassiktir dedim bağırarak. “Dün içimde kalmıştı” dedi ve yanaştı yanıma şortumu çıkardı kenara koydu. Yalamaya başladı. Düne göre daha şehvetli ve istekli yalıyordu 2 dakika yaladı dur 1 dakika iremide çağırcam dedi. Ben olmaz boşver falan dedi. Çok güzel kızdır dedi. Ben tamam dedim. Çağırdı telefonla ve tekrar yalamaya başladı. 5 dakika kadar yaladı güzelce sonra kucağıma geldi eliyle yarrağımı tutup amına koydu ve üstüne oturdu. İçine girerken ben kocaman bir oh çektim sonra zıplamaya başladı deniz. Ben boşalcam dedim 3-4 dakika sonra. Amını çıkardı ve boşal dedi. Ben bir güzel boşaldım amına çarpıp geri benim vücuduma akıyordu döller. Peçeteyle temizlerken kapı çaldı ve irem geldi. İrem sarı saçlı yeşil gözlü çok güzel bir kız boyu denizle aynı kilo olarak birazdaha ince denizden. Geldi içeri ve soyunmaya başladı. 2 kaşarmı desen orospumu desen bilemedim onların arasında kaldım. Ve bana vıp muamele gösteriyorlardı. Sönmüş yarrağı irem ağzına aldı ve tekrar dimdik oldu. İrem yarrağı gırtlağına kadar sokuyordu deniz yapamıyordu böyle. Bunlar sırayla yaladıktan sonra koltuğa donaldılar yanyana. Ben önce iremin pembe amına girdim. Biraz sikip denize geçtim.
Sıra sıra sık sık siktim. 10 dakika öyle geçti. En son denizi sikerken irem aşağı geçti ve taşşaklarımı yaladı. Ben ilk seksimde böylesine kaliteli muamele görceğimi hiç düşünmemiştim. İrem taşşaklarımı yalarken dayanamadım denizin amından son anda çıkıp götünün arasına boşaldım. Bidahakini suratımıza attırda fundaya atalım çıldırsın dedi deniz. Ben kendimi çok fena kaptırdım olaya iremi koydum kolduğa sırt üstü amına girdi. Ellerim memelerini sıkıyordum bir ara dudaklarını öptüm. Bu güzel kızın orospu olması çok yazık gerçekten. Biraz onu siktim sonra denizde istedi birde ona girdim aynı şekil. Sonra bunlar yaladı hadi boşal dediler. 5 dakika kadar hızlı hızlı yaladılar sonra elleriyle boşalttılar beni. Fotoğraf çekip funda diye arkadaşına attılar foto. İremde denizlerden birşey alıp gelcem diye çıkmış evden o yüzden gitti hemen. Biz denizle başbaşa akşama kadar yiyiştik öpüştük aklımdan çıkmayan efsane bir gündü. Akşamına kendi evimize döndük. Denizle hala her görüştüğümüzde yapıyoruz birşeyler iremlede görüşüyorum bazen. İşte ben böyle milli oldum burda okuyan herkes bunu öğrendi herkese teşekkür ederim iyi geceler.
Bayan azdırıcı tavsiye eden var mı ?
KOCAMI EN YAKIN ARKADAŞIYLA ALDATTIM
Selam sex hikayeleri tutkunları. Üniversitede ilk yıl vatanta kaldıktan sonra, üç kız dost beraber eve çıkmaya karar vermiştik. Üçümüz de çok sosyal tiplerdik. Eğlenmeyi çok severdik ve vatan yaşamı bizim gibi kızlar amacıyla hiç ideal değildi. Nitekim eve taşınmamızın üstünden çok uzun vakit geçmeden, bütün kampüsün imrendiği bir takım olup çıkmıştık. Nihan matematik öğretmenliği, Duygu makine mühendisliği, ben de mimarlık okuyordum. Bölümlerimizin birbirinden bu kadar alakasız olması, hem de değişik değişik şehirlerden geliyor olmamız çok iyi anlaşmamıza engel olmuyordu.
Üçümüz de insanların dönüp dünüp tekrar baktığı, orantılı fiziklere sahibiz. Fazla tevazuya lüzum yok, güzel olduğumuz da bir gerçek. Nihan, nefis bir kızıldır. Duygu da kendini seksi bir sarışına çevirmeyi başarmış bir afettir. Bense genellikle natural saç rengim koyu kahveden şaşmamayı tercih ederim. Tenim, Akdeniz kızı olmanın getirdiği ölçüde ışıltılı bir bronzluktadır…
Güzelliğimin farkına varmaya başladığım vakitlardan beri her yerde erkeklerin ilgisini çekiyor olmak hep hoşuma gitmiştir. Bu sebeple cinsellikle tanışmam da daha 18 yaşımda özel matematik dersi aldığım hocamla olmuştu. Kızlığımı bozup beni sekse alıştırdığı o dönemde öyle bir duruma gelmiştim ki, soru çözmem amacıyla beni seksle motive eder olmuştu.
Parmakları amımı okşarken soru çözmemi ister, soruyu hatalı çözdüğüm anda elini amımdan çeker, beni azmış ve orgazm amacıyla yalvarır durumda bırakıp, bir ileri soruyu doğru çözene kadar karşımda sikini sıvazlardı. Kendimi ona siktirebilmenin yolunun sınavlarda yüksek puanlar alabilmek olduğunu bildiğimden, tam konsantrasyon dersime çalışır, en yüksek puanları alırdım. Neyse ki mükafatlarım harcadığım çabaya değerdi…
Evde kızlarla her şey kusursuz gidiyordu. Üçümüzün de erkek dostları vardı ve onlar da yakın dost olduklarından, hiçbir problem olmadan yaşıyorduk. Evimizin geniş olması ve her birimizin bir odası olması namacıylaiyle, sevgililerimiz de neredeyse bize taşınmış gibiydi. Arada sırada evlerine gider olmuşlardı. O vakitte sevgilim Onur’la seks konusu ile alakalı hiçbir problem yaşamıyorduk. Bana tapıyor, beni istediğim gibi tatmin etmek amacıyla çırpınıyor, ben orgazm olduktan sonra da inleyerek boşalıyor ve bana aşık olduğunu, katiyen bırakmayacağını söylüyordu…
Zaman vakit gecenin bir %50 sinde kızlardan birinin odasından gelen inlemelerle uyanır, kulak kesilir, bu seslerle azar ve Onur daha uykudayken sikini emerek kaldırırdım. Kasıklarındaki ağrıyla uyandığında, üzerine çıkar, o daha uyku sersemiyken kendimi siktirmeye başlardım. Bu Onur’un o kadar hoşuna giderdi ki, çılgına dönerdi.
Benim onları duyduğum gibi, onların da bizi duyabileceği olsılığı beni öyle heyecanlandırırdı ki, inlemelerimi iyice arttırır, Onur’u da bağırtana kadar kaptırırdım kendimi sekse. Çoğu vakit ağzına mememi alarak haykırışını bastırmaya çalışıp, o şekilde içime boşalırdı. Sekste sınırlarım olmasa da, hiç yapmadığım ama beni çok tahrik eden birtakım şeyler vardı. İzlenmek, ya da izlemek de bunlardan biriydi.
Bir gün okulda bir dersin iptal olmasıyla, ileri dersi de asıp eve gitmeye karar verdim. Esasında okul çıkışı amacıyla sevgilim Onur, Duygu ve Duygu’nun sevgilisiyle planlarımız vardı. Ama Onur’u hocası dersle alakalı bir hususta yardım etmesi amacıyla çağırınca, plan iptal olmuştu.
Ben de Duygu’yla sevgilisine ayak bağı olmak istememiştim. Niyetim eve gidip, uzanıp, bir film izlemekti. Evde kimse olmayacağını düşünüyordum, zira Nihan’ın ertesi gün mühim bir sınavı vardı ve geceyi büyük ihtimalle kütüphanede geçirecekti…
Evin sessizliğine bakılacak olursa haklıydım. Zaman vakit yalnız kalabilmek hoşuma gittiği amacıyla, keyifle odama gidip, üzerimdekileri çıkardım. Evde çırılçıplak dolaşmak amacıyla kızların memleketlerine gitmelerini dört gözle beklerdim. Şu anda da yalnız olduğuma göre, banyoya bu tür girmemde bir sakınca yoktu.
Film izleme fikrinden vazgeçip, doğruca banyoya gidip, küveti sıcak suyla doldurdum. Yasemin kokulu banyo köpüklerinin amacıylae uzandım. Daha sabah duş aldığımdan vücudum temizdi aslında, ama bu keyif paha biçilemezdi. Sıcak suyun ortamında saçlarımı ıslatmadan uzanıp, tatlı bir uykuya dalmışım…
Gözlerimi açtığımda aradan yarım saat geçtiğini ve suyun hafiften ılımaya başladığını fark ettim. Üzerimde öyle bir ağırlık vardı ki, kalkıp yatağa gitmeye karar verdim. Sudan çıkıp, banyo kapısının arka kısmına asılı boy aynasında kendimi gördüğümde, görünbütünün ne kadar şehvetli olduğunu ben bile görebiliyordum.
Sıcak suyun ortamında yumuşacık olan ve pembeleşen cildim pırıl pırıl parlıyordu. Sudan çıkıp serin havayla buluşunca meme uçlarım dikleşmişti. Amımsa bebek gibi pürüzsüz pembe ve dolgun dudaklarıyla bacaklarımın arasında saklanıyordu.
Üzerimden sular damlayarak banyodan çıkıp, odama doğru giderken, ansızın donakaldım. Nihan’ın odasının kapısı ardına kadar açıktı ve içeride gördüğüm görünüm beni yerime mıhladı.
Nihan’ın sevgilisi Burak ayakta yüzü kapıya doğru dönük vaziyette dikiliyor, Nihan da önünde diz çökmüş, Burak’ın sikini deli gibi yalayıp emiyordu. Burak’ın elleri Nihan’ın saçında, kafasını geriye atmış, gözleri kapalı hazzın keyfini çıkartıyordu…
Manzara öylesine erotikti ki, amım hemen sulanıp sızlamaya başlamıştı. Burak sanki orada olduğumu hissetmiş gibi birdenbire kafasını indirip gözlerini açmış ve donup kalmıştı. Gözleri açlıkla bedenimde gezinirken, ben bir milim bile kıpırdayamamıştım. Salondan içeriye vuran akşam güneşi üzerimdeki su damlalarının kristal gibi görünmesine namacıyla oluyordu.
İstemsizce bir elim bundan sonra neredeyse acı veren amıma gitmişti. Kendimi okşarken gözlerim Burak’ın bakışlarındaydı. Amımı okşayan kendi elim değil de onun gözleriydi sanki… Diğer elimle göğsümü avuçlarken, parmaklarımı içime kaydırdım. Burak’ın ellerinin Nihan’ın saçlarında yumruk oluşunu izlerken, heyecandan kendimden geçtim resmen.
Oradan uzaklaşmam lüzumliliğini biliyordum, ama bir ismim bile atacak durumda değildim. Olduğum yerde kendimi parmaklarken, Burak gözleri amımda, inleyerek boşalmaya başladı. Bu görüntü benim de çözülmemi sağladı ve durduğum yerde titreye titreye orgazm oldum. Ses çıkarmamak amacıyla dudaklarımı ısırıyordum. Ama bundan sonra gitmem lüzumiyordu, Nihan her an ayağa kalkıp beni görebilirdi.
Son sarsıntı da geçerken gözlerimi açıp, Burak’a tekrar baktım. Halen açlıkla bana bakıyordu. Göz gözeyken, amımdan çıkardığım parmaklarımı ağzıma sokup, kendi beğeni sularımı yalayıp emdim. Burak gözü dönmüş bir şekilde gözlerinden ateşler çıkarak bana bakarken, ben sessiz sedasız odama geçip kapıyı kapattım. Çırılçıplak bir şekilde yatağa girip, uykuma kaldığım yerden devam etmeye karar verdim. Belki de rüyamda aynı hazzı tekrar yaşayabilirdim. Elim amımda, klitorisimi okşayıp kendimi parmaklayarak, Burak’ın görkemli sikini hayal ederek uyuyakaldım…
Ama garip bir rüya gördüm. Rüyamda, hiç tanımadığım yakışıklı birisi ile lüks bir restorandaydım ve garsonumuz Burak’tı. Yemeğimizi yedikten sonra, o yakışıklı beni Burak’ın gözleri önünde masaya domaltıp sikmeye başladı. Ancak namacıylase o yakışıklının kim olduğunu anlamaya çalışırken uyandım.
Sevgilim Onur ben uyur iken gelmiş, soyunup yatağa girmiş ve bana sarılarak uyumuş. Yarı sert siki arkadan amıma dayanmıştı. Belki diğer vakit olsa sikini kaldırıp amıma sokar, kendimi ona siktirirdim, ama aklım duruman akşam üzeri yaşananlarda olacaktı ki, içimden gelmedi. Gördüğüm rüyanın etkisiyle olsa lüzum acıkmıştım. Yataktan çıkıp, üzerime saten sabahlığımı geçirdim. Mutfağa geçip bir şeyler atıştırmak, sonra da yatağa dönmekti niyetim…
Buzdolabının üstünde Nihan’dan bir not buldum. Duygu’nun hafta sonuna kadar gelmeyeceğini, kendisinin de gece kütüphanede olacağını yazmıştı. Onur’un seminere gideceğini bildiğinden, yalnız kalabilmek istemezsem onunla teyzesine gelebileceğimi, teyzesinin çok sevineceğini yazmıştı.
Zaman vakit yalnız vakit geçirmekten hoşlansam da, gece evde yalnız kalma fikri çok hoşuma gitmiyordu. Nihan’a katılmaya karar verip vermeme işini ertesi güne bırakıp, dolaptan bir muz alarak odaya döndüm. Sabahlığımı sıyırıp yılan gibi çıplak yatağa süzüldüm. Uykum kaçmıştı. Okuma lambasının ışığını yakıp, bir yandan muzumu yerken, bir yandan da kitabımı okuyordum.
Bir vakit sonra kapının yavaşça açılmasıyla bir an tedirgin oldum ve refleksle yerimden sıçrismim. Gölgenin içeriye bir ismim atıp kim olduğunu göstermesi ve Onur’un uyanarak,
-“Ne oldu aşkım?” demesi aynı anda oldu.
Lambanın loş ışığında Burak çılgını, üstünde yalnızca bir şortla kapının aralığından bize, bana bakıyordu. Ve eli önü kabarmış şortunun önünde, sikini avuçlayıp duruyordu bakarken… Burak’ın duruman evde olduğunu düşünmediğimden korkmuştum, ama aynı anda kafamda görünen akşamki baştan çıkarıcı görüntüler yüzünden de sersemlemiştim. Onur’un uyanmasıyla Burak yavaşça geri çekilip kapıyı çekerken, okuduğum kitabı elimden atıp,
-“Hiç. Hiçbir şey olmadı!” diyerek Onur’un dudaklarından öpmeye başlismim. Yan gözle de kapıyı kesiyordum, Burak odamdan çıkarken kapıyı tam kapatmamış, hafif Aralık bırakmştı. Önce örtüyü üzerimizden atıp, Onur’un sikini kavrismim. Onur beğenile inlerken, ben sikini sıvazlayarak,
-“Neden geldiği vakit sokmadın bunu içime, nasıl ıslağım görmedin mi?” diyerek daha da azdırdım onu. Hem onu, hem de Burak’ı… Burak’ın kapı aralığından bizi izlediğini ismim gibi biliyordum zira… Bir elimi amıma sokup, sularımla ıslanmış parmaklarımı havaya kaldırdım.
-“Bak nasıl ıslandım!” diyerek, hem onun, hem de Burak’ın görebileceği şekilde ışığa tuttum. Sonra parmaklarımı ağzıma götürüp yaladıktan sonra, bu sefer onun ağzına soktum.
Onur azgınca parmaklarımdaki sularımı emerken, diğer elimle sikini tekrar tekrar sıvazlismim. Sonra yavaşça üstünde kayıp, göğüslerini, karnını ve kasıklarını yalaya yalaya aşağı indim. Ve bundan sonra taş gibi olmuş sikini ağzıma aldım. Onur’un koca sikini yalayıp emerken, bir yandan da domalmış vaziyette amımı ve göbütünü resmen Burak’a seyrettiriyordum…
Sevgilimin sikinin başından beğeni suları damladıkça, ben daha bir iştahla emiyor, bir elimle taşaklarını ovarken, diğer elimle alttan kendimi parmaklıyordum. Tüm bunları yapar iken izleniyor olmak beni öyle heyecanlandırmıştı ki, amımdan sızan sularım bileğime, oradan da yatağa damlıyor, parmağımın her giriş çıkışında şıpır şıpır ses çıkarıyordu. Onur acı çeker gibi inleyerek,
-“Yeter, amacıylae girmek istiyorum, devam edersen dayanamayacağım aşkım!” deyip, beni yukarıyayaya çekti ve bir hamlede üzerime çıkarak sikini amıma soktu. Dayanacak durumu kalmamıştı…
Onur sert darbelerle beni sikerken, ben hafifçe doğrulup kapıya baktığımda, Burak tekrar kapıyı açıp, bir ismim atarak ışığa geldi. Sikini şortundan çıkarmış sıvazlıyor, neredeyse morarmaya başlayacak olan siki dev bir canavar gibi elinde gidip geliyordu. Burak’ın sikinin bu kadar kusursuz olabileceği daha evvelce hiç aklıma gelmemişti. Onur’un aksine, Burak iriyarı ve kaslı değildi ve daha bebeksi bir yakışıklılığı vardı, belki de bu yüzden…
Onur delirmiş gibi amımı sikerken, Burak bir ismim daha atma cesareti göstererek, sandalyenin üzerine bıraktığım saten sabahlığımı eline aldı, kokladı. Ben orgazmın ilk sarsıntılarını hissetmeye başladığım sırada, Burak Onurla aynı anda boşalmaya başladı. Onur döllerini içime fışkırtırken, Burak da beyaz sabahlığımı dölleriyle suluyordu. Öylesine tahrik olmuştum ki, orgazmımı durduramıyordum resmen…
Onur sonucunda tükenip yarı yarıya üzerime yığıldığında, ben duruman tir tir titriyordum. Son bir kuvvet başımı kaldırıp Burak’a baktığımda, dudaklarını oynattı ve ses çıkarmadan (Yarın!) dedi. Başka bir şey söylemesine lüzum yoktu. Zaten onun o azmış dimdik sikini gördüğüm anda kendimi ona siktirmeye karar vermiştim. Başımla (Tamam!) işareti yapmamla Burak’ın yüzünde mutlu bir gülümseme belirdi ve sessiz bir öpücük göndererek usulca sıvıştı odadan. Ben de ışığı kapatıp, kendimi yorgunluğa teslim ettim…
Tekrar uyandığımda sabah olmuştu. Onur giyinmiş, saatini koluna takıyordu. Uyandığımı görünce eğilip dudaklarımdan öptü ve
-“Nihan sana not bırakmış aşkım, kızların ikisi de evde olmayacaklarmış, Nihan onunla beraber teyzesine gitmeni öneri ediyor. Git istersen aşkım, iki gün ben de yokum, yalnız kalmamış olursun!” dedi.
Gece evde yalnız kalabilmektan hoşlanmadığımı herkes biliyordu. Ama esasen yalnız kalmayacağım amacıyla bu hiç umurumda değildi. Onur’a, bu fırsatı değerlendirip final amacıyla hazırlayacağım maket üstünde biraz ön çalışma yapacağımı, yalnızken daha iyi konsantre olabileceğimi söyledim.
Bu bahanem işe yaramış, Onur’u ikna etmiştim. Aynı şekilde Nihan’ı da kandırmam çok basit olacaktı. Onur çıplaklığımla tekrar tahrik olmaya başlayınca, geç kalmamak amacıyla apar topar yanımdan fırlayıp, kısa vakitde bir öpücük verdikten sonra evden çıktı…
Dün geceki sevişmenin yorgunluğuyla ve duruman sabahın körü olması sebebiyle yatakta dönüp, karnımın üzerine uzanarak, tekrar uykuya dalmaya çalıştım. Ama bir vakit uykuyla uyanıklık arasında gidip geldikten sonra vazgeçip yataktan çıktım. Çırılçıplak vaziyette mutfağa gittim. Burak’ın gelmesini beklerken yiyecek bir şeyler arıyordum.
Ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koyup, çilek reçeli kavanozunu alabilmek amacıyla dolabın amacıylae eğilmiştim ki, kapıda bir tıkırtı duydum. Bir an amacıyla Burak’tan diğer birinin gelmiş olma olsılığıni düşünüp endişelensem de,
-“Özgee!” diye seslenen oydu. Yüzümde muzip bir gülümsemeyle doğrulup tezgahın üzerine çıktım ve bacak bacak üzerine attım. Elimdeki çilek reçeli kavanozunun kapağını açıp, bir parmağımı amacıylae daldırdım… Burak mutfağa girdiği anda beni çırılçıplak vaziyette parmağımdaki çilek reçelini yalarken gördü.
Azgınlıkla üzerime doğru gelir iken,
-“Sen beni öldürmek mi istiyorsun orospu? Yetmedi mi işkencelerin? Aylardır seni hayal ederek Nihan’ı siktiğim yetmezmiş gibi, banyodan çırılçıplak çıkıp gözümün önünde kendini parmakladın, o da yetmedi gözümün önünde Onur angutuna siktirdin kendini!” diyerek, bir yandan soyunuyor, bir yandan da her cümlenin arasında duraksayıp, ağzına en yakın vücudumun hangi noktası varsa oramdan öpüyordu.
Sonunda çırılçıplak kaldığında, beni kucakladığı gibi tezgahtan indirdi. Minyon yapılı bir kız olmama karşın beni bu kadar basit kucaklayabilmesine şaşırmıştım. Neşeyle bir kahkaha atıp,
-“Ama açım been!” diye bağırdım. Burak amımı avuçlayarak,
-“Ben de açlıktan ölmek üzereyim, evvelce sen beni doyur, sonra ben seni doyurmasını bilirim!” dedi ve kucağına alıp odama götürdü…
Deli gibi öpüşerek kendimizi yatağa attık. Onun elleri benim vücudumun her yerinde, benim ellerim de onun bedeninin her yerinde geziniyordu. Siki tekrar devasa boyutlara ulaşmış, elimin altında nabız gibi atıyordu. Tadına bakmak amacıyla ölüyordum resmen. Üstünde vücudumu kaydırıp sikine ulaşmak istediğimde beni durdurdu ve
“Ağzın sikime değdiği anda boşalırım, bu anı çok uzun vakittir bekliyorum, dur lütfen!” dedi.
Sesi, aldığı beğeniten ötürü kalın ve hırıltılı çıkıyordu. Öyle bir açlıkla bakıyordu ki bana, bu isteğimi daha sonraya bırakmaya karar verdim. Onun yerine üzerine çıkıp, sikini amıma sokmadan üzerine oturuverdim. Öylesine ıslaktım ki, am dudaklarımın arasında ileri geri kaydırırken şapır şapır sesler çıkıyordu…
Hem kendimi, hem onu delirtiyordum. Dişlerini öyle bir kenetlemişti ki, kendisine zarar vermesinden korktum. Birden beni üstünden indirip yatağa sırtüstü yatırdı ve üzerime çıktı, aşağı doğru kayarak memelerimi yalayıp öpmeye ve emmeye başladı. Bir yandan eli de amımda çalışıyor, beni her taraftan istila ediyordu.
Aldığım beğeniten inlemeye, ismini sayıklamaya başlamıştım ki, ağzı daha aşağı doğru hareketlenmeye başladı. Karnımı yalayıp, kasıklarımdan aşağı inerek amımın üzerine geldi. Amımın dudaklarını ayırmadan amacıyladen sızan am suyumu yaladı. İçime girmesi amacıyla deliriyordum bundan sonra, ama roller değişmişti şimdi, o beni delirtiyordu…
Am dudaklarımı dokunulmadık yalanmadık yeri kalmayacak şekilde somurdu öptü. Sonunda bundan sonra dayanacak gücüm kalmamıştı ki, bacaklarımı sertçe iki yana açarak amımın amacıylai gözler önüne serdi. Bakışlarıyla buluştuğum kısacık anda gözlerinde öyle bir sevinç gördüm ki, kalbim tekledi resmen.
Ağzını amıma dayayıp, dilini deliğime sokmaya, öpüp emmeye başladı. 18 yaşımdan beri erkekler amımın tadına bakmak amacıyla ayaklarıma kapanıyorlardı neredeyse, ama bu tür bir açlıkla saldıran ve bu türsine beğeni veren hiç olmamıştı. Susuzluktan ölmüş gibi yalayıp yutuyordu am sularımı…
Artık dayanabileceğim sınırı oldukça geçmiştim. Bağırarak, ismini ifade ederek orgazma ulaştım. Gücüm tükenip, zar zor soluk alacak duruma geldiğimde, Burak duruman usul usul amımı öpüyor, kokumu amacıylae çekiyordu. Parmak uçlarıyla amımı okşayıp, duruman titreyişini seyrediyor, ara ara sanki kendisine engel olamıyormuş gibi uzanıp dilinin ucuyla klitorisime dokunuyordu.
Manzara öyle erotikti ki, yaşadığım hazzı ona da yaşatma arzusuyla dolup taştım resmen. Saçından tutup çekiştirdim, yukarıyayaya gelmesini sağladıktan sonra dudaklarından uzun uzun öpbütün. Kendi tismimı onun dudaklarından alabilmek kusursuz bir histi. Elimi sikine götürüp kavrarken kulağına fısıldismim,
-“İlkini bana bırak, sonra istediğin kadar çok, istediğin gibi sikebilirsin beni, ama bu sefer bana istediğimi ver!” diye.
Dudakları dudaklarımda, ağzımın amacıylae doğru inledi. Aynı anda avucumdaki sikinin başından birkaç damla aktı. Kafamı kaldırıp aşağıya baktığımda, şişmiş ve morarmış kafasının ucunda parlayan beyaz sıvı ağzımı sulandırdı. Üstünde kayarak hedefime ulaştım. Şişmiş damarların üstünde dilimi gezdirerek ucuna ulaştım.
Tam ucundaki deliğe dilimle bastırıp koca kafasını ağzımın amacıylae aldığımda, acı bir inleme ile beraber biraz daha sıvı aktı ucundan. Zevkle hepsini yalayıp yuttum. Sonra daha çoğu amacıyla emerken, diğer elimle taşaklarını sıvazlismim. Avucumda hissettiğim şişkin topları usulca sıkıştırdım…
Bir elimle sikini kökten uca sıvazlarken, diğeriyle taşaklarını avuçlayıp bırakıyor, parmaklarımı taşaklarının alt kısmındaki titiz deride gezdiriyordum. Ağzım duruman sikiyle meşgul, aşağı yukarıyayaya inerken, resmen kendi ağzımı beceriyordum. Bir vakit sonra soluksiz kaldığımı hissettiğimde, sikini ağzımdan çıkarttım.
Yine de ondan uzak kalamıyordum. Yalaya yalaya ve emerek dibine kadar indikten sonra, şişmiş toplarından birini ağzıma aldım. Dişlerimi değdirmeden, dilimle damağım arasında usulca sıkıştırıp emmemle, Burak’ın resmen kükremesi bir oldu. Beni tuttuğu gibi altına alarak, tek hamlede içime girdi. Bir anda kazığa oturtulmuş gibi hissettim. Aynı anda hem şaşırtıcı bir beğeni, hem de acı hissettim. Burak ise içimde gidip gelir iken kesik kesik soluk alıyordu.
Bir dakika bile dolmadan tekrar orgazmın eşiğine gelmiştim. O kadar süratli ve sert bir şekilde içime girip çıkıyordu ki, beğeniten ölmek üzereydim. Ona da aynı beğeni ve acı karışımını hissettirebilmek amacıyla, siki amımın derinliklerindeyken kkatiyenrımı gererek onu sıkıştırıyor, geri çekilirken sikini resmen sağıyordum.
Orgazm sınırını aştığım o anda dişlerimi boynuna geçirmekten kendimi alamismim. Bu hareketimle beraber o da boşalmasını daha çok engelleyemedi ve içimi dölleriyle doldurdu. Çok uzun vakitdir kendisini zaptetmeye çalıştığı amacıyla bitmek bilmiyordu. Sonunda soluk soluke üzerime yığıldığında, ikimizin de bir milim kıpırdayacak durumumiz kalmamıştı.
On dakika kadar kıpırdamadan yalnızca soluklerimizi düzene sokmaya çalışarak öylece yattık. Sonunda Burak üzerimden hafifçe doğrulup, çenemden tutarak kendisine bakmamı sağladı. Gözlerim yarı yarıya kapalıydı. Bense yorgunluktan ve peşpeşe gelen orgazmların etkisiyle beynimi tam olarak kullanamıyordum. Burak gözlerimin amacıylae bakarak,
-“Seni bundan sonra bırakamam! Asla, ama katiyen! Ellerimi senden uzak tutmaya çalışmaktan bıktım! Bu beğenii tattıktan sonra bundan sonra daha azıyla yetinemem! Seni o göt herife de bırakmam bundan sonra! Seni beğeniten inletecek tek şahıs benim, anladın mı beni! Altımda hep bu tür beğenile inleyeceksin, söz veriyorum! Aşığım sana, duydun mu beni! Sikimi amına daldırmadan bir gün bile geçirmek istemiyorum, duydun mu beni! Benim olacağını söyle! Hadi söyle!” dedi. Son gücümle,
-“Tamam.” diyebildim.
Uykunun kollarına kendimi teslim ederken, dudaklarımda dudaklarını hissettim. Ona yalan söylediğimi o anda bile biliyordum, ben seks amacıyla doğmuş bir kadındım ve Burak hiçbir vakit yaşamımdaki tek erkekolmayacaktı!
❤️😘😘😘😘
Merhaba nasılsınız 😊