her gün geçiyor... her gün geçiyor.. bir sürü şey bekliyoruz kimselere söylemeden. Siz yıldız tozlarına, yıllar sonra onun hikayesini anlatmaya karar verdim kimseler görmeden...
ne kadar yorgun olduğunu. kalbinin bir tarafının hep , her zaman, sonsuza kadar neden sarhoş olarak kalacağını...
1. Mektup
güzel bir bahar akşamı tanıştı o orospunun evladıyla... nasıl sevmişti gözlerini onun bir bilseniz...
sözleştikleri barda buluşacaklardı.. adını hatılamıyorum barın fakat çok küçük, pub gibi ışıl ışıl, sakin bir yerdi,, akşam saat 8 di sanırım. bilgisayarın winap uyguklamasında sanırım ogün sansıloy - hadi beni güldür çalıyordu.. hemen üzerine çok sevdiği kot pantolonunu giydi , siyah bir bluz, saçlarını açtı,, yıllardan 2007...
bir heyecan, bir şaşkınlıkla yürümeye başladı,,, sözleştikleri bar yürüme mesafesindeydi eve,, ev desen ev değildi... onu sonra anlatırım,,,
yürürken bir sigara yaktı. saçlarını arkaya doğru sallayıp hafif gökyüzüne bakar gibi yapıp karanlığı ve az önce çiselemiş yağmuru hissetti yüzünde... aman bir heyecan bir kıpırtı kalbinde... ilk defa görecekti onu... ilk defa...
barın kapısından girdi... dışarıda oturuyordu zaten Rüzgar... hemen gördü onu evet bu o dedi... baktılar birbirlerine.. masaya oturması için el hareketi yaptı. ikisi de hala konuşmamıştı. iki bira geldi masaya. kim söyledi kim getirdi ikisi de yıllar sonra bunu hatırlamayacaktı...
















