Kırıldı gökyüzü, döküldü tüm yıldızlar geceye. Yitip gitti tüm anılarla, peşinden sürüklendi hayaller. Anlamını yitirdi tüm ışık. Ne gerek vardı ki karanlığı görmek için ışığa? Işık olmadan zaten karanlık değil mi her yer?
Büründü kişiliğim, tüm geceyi sırtladı, tüm yitip gidenleri. Çıktı yola, nerede durur bilinmez, vermez bir mola, sadece yürür. Aşar çölleri, gelir de yanar çölde. Aşar buzulları; donmuş bir kalp, en iyi buzla anlaşır. Gider okyanusun en derin noktasına, çünkü bilir düşmenin nasıl bir şey olduğunu. Ama bilmez çıkmayı, istemez de ondan.
Yalnızlığa bu yoldan gidilir. Bırakır tüm yitip gidenleri okyanusun serin sessizliğine, sonra da bırakır kendini oksijensizliğe.
okyanus.















