Birkaç damla mürekkep düştü kalemimden kağıda. Onlar yalnızca birkaç kelime gördüler. Ben ise acılarımı.
KIROKAZE

pixel skylines
Sade Olutola

No title available

shark vs the universe

JVL
occasionally subtle
cherry valley forever

izzy's playlists!

oozey mess
The Bowery Presents
Monterey Bay Aquarium
Sweet Seals For You, Always
$LAYYYTER
trying on a metaphor

No title available
Cosimo Galluzzi

Love Begins
sheepfilms
almost home
seen from United States
seen from Russia
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Portugal

seen from Switzerland
seen from Bangladesh
seen from United Kingdom
seen from Kazakhstan

seen from Argentina

seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from Israel
seen from Germany

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
@ashesofhope-blog
Birkaç damla mürekkep düştü kalemimden kağıda. Onlar yalnızca birkaç kelime gördüler. Ben ise acılarımı.
Büyüyorum. Her gece kafamı yastığıma koyduğumda kurduğum hayallerimle değil, başedemediğim bu boşluktan dolayı akan gözyaşlarımla büyüyorum...
Dilimin ucunda milyonlarca kelime ama gel gör ki satırlarım bomboş. En kötüsü de bu değil miydi? Yazamayacak kadar boş olmak...
Siz bayım bu kadar yakınken bana aslında nasıl uzaksınız bir o kadar? İçimdeyken, sol yanımdayken, bir parçamken uzandığımda neden dokunamıyor ellerim? Kendimi yokladığımda biliyorum orda olacaksınız fakat nedendir gözlerimin her açıp kapandığında boşluğu görmesi? Oysa bir uyku kadar da yakınsınız bana. Ama şu sıralar uyku da sakınıyor kendini benden sanki. Siz bayım bu kadar içimdeyken benim nasıl uzak olabiliyorsunuz bu kadar?
Başını yakalayamadığım ama sonuna da yetişemediğim bir hiçliğin ortasındayım. Bir şeyler akıp gidiyor. Zaman desen, ona zaten söz geçmiyor. Yaşıyorum gibi göründüğüm bu hayatı ne kadar yaşayamadığımı yalnızca kalbim biliyor ama o da çok yorulmuş duyuramıyor kimselere sesini. Bir bant misali ben de akıp gidiyorum diğer her şeyle bilmiyorum nerde saracağımı...
İçimde öyle çığlıklar var ki yankısı kalbimi acıtıyor...
Cidden nasıl yaşanır bilmiyorum...
Zamanla geçer demişlerdi. Hiçbir şey geçmiyormuş, geçen yalnızca zaman oluyormuş...
Boş bakan gözler,
Derin derin iç çekişler…
Oturmuşum gecenin en karanlık kıyısına
Sığınmışım en karanlık tarafıma
Artık sustu tüm acılar
İçimde yanan yalnızca umutlar
Şimdi buğulu bir camın ardından izliyorum kendimi
Sanki ben,ben değilmişim gibi…
Gece kimi zaman kusurlara merhem kimi zaman yaralara en ağır elem...
Ya artık şarkılar da yetmiyorsa...
Zaman yaralara merhem değil yaranın ta kendisidir. Acısı geçse de izi kalır...
Ve bazen en hareketli şarkıda bile kendi hüznünü bulursun...
Ben imkansıza inanırım. Bazı şeyler imkansızdır işte, sadece olmazlar...
Peki sen hiç " Allah'ım nolur acısın. Bu boşluğa dayanamıyorum." diye dua ettin mi?
Söylesenize ben mi iyi oyuncuyum yoksa siz mi fazla körsünüz?
Çok yalnız kaldım ben. Hep tek ağladım, kimse ağladığımı görmesin diye. Kafamı yastıklara bastırıp ağladım, hıçkırıklarım duyulmasın diye. Ve ben nefes bile alamadım, kimse sesimi duymasın diye. Hatta bazen o kadar acı çektim ki saçlarımı çeke çeke ağladım, sarılacak kimsem yok diye...