"Ben gidersem sessizce gitmeyeceğim, onu söyleyeyim."

Game Changer & Make Some Noise
Monterey Bay Aquarium
occasionally subtle

gracie abrams
tumblr dot com

roma★
I'd rather be in outer space 🛸

Discoholic 🪩
Cosmic Funnies
Phantogram Three
hello vonnie
Sweet Seals For You, Always
No title available
🩵 avery cochrane 🩵
art blog(derogatory)
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available

tannertan36

bliss lane

#extradirty
seen from Tunisia
seen from United States

seen from Switzerland

seen from Hungary

seen from Italy
seen from Germany
seen from Venezuela
seen from Albania
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from France
seen from Morocco
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Sweden

seen from Morocco

seen from Malaysia
seen from United States
@asyeglu
"Ben gidersem sessizce gitmeyeceğim, onu söyleyeyim."
ruhumun sığacak, sığınacak yeri kalmamış. ben nerelere sığayım?
biraz sessizlik istiyorum senden. çok gürültülüyüm şu sıralar. içimde bir otoban gürültüsü var. çıkmaz oldu sesim, sana bile seslenemiyorum. biraz susmak istiyorum. biliyorum, hep sustum ben ama bu sefer öyle değil. derin bir sessizlik istiyorum. yanan sigaramın ve arada bir çaktığım çakmağın sesi dolsun yalnızca kulaklarıma. ne şiir ne de şarkı, hiçbirini istemiyorum. sokaktan geçen arabaların sesine dâhi tahammülüm kalmadı. kuşların sesi de huzur vermiyor bana. ben ne yapsam olmuyor sanki. neye elimi atsam ateşmişcesine yakıp kül ediyorum gibi. yanlış değil bu düşüncem, eminim bak. arada bir çiçek açıyorum diye melek sayılmam. arada bir gülümsüyorum diye de sevilmem. ben ne yapıp etsem de bu durumdan kurtulamıyorum. konuşuyorum gün içinde, gülüyorum hatta kahkaha atıyorum. bir şeyler yolunda olsun diye dişimi tırnağıma takıyorum. canımı ellerime bağlıyorum. sadece olmuyor işte, bunu bil sen. ben çok direniyorum ama bak, yemin ederim. çok savaşıyorum. çok ağlıyorum ama kalkıyorum da. sen duymazsın hıçkırıklarımı, ben her gece onları koynumda uyutuyorum. ben her gece ve her sabah kanamış dizlerimi sarıyorum, ağrıyan omuzlarımı dikleştiriyorum, yara olmuş bedenime dokunuyorum. ben direniyorum. bir uçurumun son adımında çırpınıyorum, sen bunu bilme de anlama da. sadece bir kulağından girsin diğerinden çıksın. ben konuşuyorum yalnızca, ötesi yok. manâ arama. direncim kalmadı yalnızca. başımı göğsüne saklayıp dinlenmek istiyorum. biraz susalım, biraz içelim. beni koru, ben nereye kadar ve nasıl direneceğimi bilmiyorum.
Cemal Süreyya'nın "hayatımda ilk kez birisi bana" şiiri okunurdu bense o şiirde seni duyardım, Atilla İlhan'ın "ben sana mecburum" şiiri okunurdu bense o şiirde seni duyardım, ardından Nazım Hikmet'in "sonra aramıza şehirler girecek" şiiri okundu bense yine seni duyardım. Oysa ne bu şiirler senin için yazıldı ne de ben bu şiirleri sana okuyan oldum. Ama hepsinde seni duydum.
ait olmadığım bir denizin tam ortasındayım
ellerin yakın değil bana, bırak ellerini gözlerimiz bile temas etmiyor artık. ne aynı havayı doluyor ne de aynı gökyüzüne bakıyoruz. çok uzaksın, ruhlarımız bile uzanamıyor birbirine. ne olurdu öldürmeseydin beni, izin verseydin yaşamama. en azından birkaç saniye daha…
en kötü günümdeyim ve sen yoksun, yanımda bir boşluk var kalbimdeki gibi. eksiğim, sensizim… unuttuğun bir ben var burada, yarım kalmış unutlarıyla…
birini tanıdım. kemikli parmakları ev sahipliği yapıyordu sigarasına. kül tablasında kaç izmarit vardı sayamadım, gözlerinde sanki yaşam isteği yok gibiydi. sigarasını içerken biri geldi. inanır mısınız bilmem ama kızı gördüğünde gözlerinde en iyi yalancının bile sahte diyemeyeceği gerçeklikte bir parıltı gördüm. kız öylesine geçip gitti yanından, adamın gözleri kızın arkasından bakakaldı. sanki çizgi filmlerde kayan yıldızın ardındaki ışık huzmesi gibi takip etti gözleri onu. kız bir başkasına sarıldı, bir başkasının aldığı çiçekleri kokladı, bir başkasıyla kahve içti… adamsa kızın dudaklarındaki gülüşü izledi gidene kadar. sigaranın külü düştü ellerine, adamsa içinin yangını daha büyükmüşçesine iç çekti. öyle bir iç çekmeydi ki bu, bir ahıyla dağları devirdi sanki. adam kızın başkasında olan gülüşünde huzur buldu belki de. kız gitti, adamın gözlerindeki parıltı yerini tekrar yorgunluğa ve dargınlığa bıraktı. ben o an şahit oldum bir sevdanın hayatla eş değer olabildiğine. o adam o kızı hayatı edecek kadar içine almış, hatta bırakın içine almayı içinin tamamını o kıza vermiş. kızsa farkında bile değil ardındaki bu derin sevginin…
@kareiosworld lütfen diğer hesabımı takip edin, ordan devam ediyorum. bir kişi açtığım her hesapta beni şikayet etmeye son derece karalı olduğu için sürekli yeni hesap açmayacağım ama bu hesapta değil o hesapta devam edeceğim bilginiz olsun. sizden ricam o hesabı takip etmenizdir.
aradığın şeyin olmadığını görmelerin memleketi burası
birbirine ev olanın birbirinden uzak olduğu o lanet yer burası
hayat çok kısa. herkese not bırakıp ölmek belki de yalnızca 5 dakika. 5 dakikaya rağmen birilerinin kalbini ateşe vermeye değer mi üstat?
yoruldum,
ve hiçbir şeye değmedi.
bitiyorum ama kimse fark etmiyor.
ben yorulanzi beni bırakın yarı yolda
ben, beni sevdin sanmıştım. oysaki sen bana söylediklerinle beraber gözlerimde oluşan parıltılardan bir zincir yapıp dolamışsın boynuma. bir urgan misali…
o gece herkes sağ çıktı bu savaştan ama ben dizlerimin üzerine çöküp yalvardığım sahneyi aşamadım
hala geceleri yatağın sınırlarında çıkamıyorum çünkü hala yatağın altında canavarlar olduğunu düşünüyorum. evde tek kaldığımda hala bütün ışıkları açıyorum çünkü canavarlardan korkuyorum. en ufak duyduğum tıkırtıda tetikte bekliyorum çünkü hala korkuyorum.