“Geç cevap veriyorsa seni umursamıyordur.”
Cümlesi bazen fazla romantize ediliyor olabilir.
Çünkü her geç cevap vermek; ilgisizlik, manipülasyon ya da sevgisizlik değildir.
DEHB’si olan biri gerçekten mesajı görüp cevaplamayı unutabilir.
Yoğun kaygı yaşayan biri mesajlara zihinsel olarak yetişemeyebilir.
Bazı insanlar iletişim konusunda zorlanır, bazılarıysa gerçekten duygusal olarak tükenmiştir.
Bir ilişkide sürekli kendini “bekleyen”, “anlamaya çalışan”, “fazla düşünen” taraf gibi hissediyorsan…
orada sadece mesaj süresi değil, duygusal denge de bozulmuş olabilir.
Çünkü sağlıklı ilişkilerde insan sürekli şunu düşünmez:
“Acaba yanlış bir şey mi yaptım?”
“Ben mi fazla geliyorum?”
Sevgi bazen hızlı cevap vermek değildir.
Ama tutarlılık, ilgi ve duygusal erişilebilirliktir.
Bazı insanlar gerçekten yoğundur, unutkandır ya da nöroçeşitlilik nedeniyle iletişimde zorlanıyordur.
Ama bir insan seni hayatında tutmak istiyorsa, bir şekilde sana bunu hissettirir.
İlişkilerde mesele sadece “kaç dakikada cevap verdiği” değil;
sana genel olarak nasıl hissettirdiğidir.
Sürekli değersiz, görünmez, bekleyen ya da ikinci planda hissediyorsan…
belki de sadece mesajları değil, ilişkinin tamamını anlamaya çalışıyorsundur.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey daha fazla açıklama yapmak değil,
ilk kez gerçekten duygusal olarak görülmektir....