noluyo şimdi buraya mı yazıyoz? yazı no:1
Bu yazıyı yazmak için havaya girmem lazımdı. Ve havaya girmek için 2 numara miyop olan ve iflah olmayan gözlerimin hatrına kalın çerçeveli -bir hayli bordo- sanatçı ruhlu gösteren gözlüğümü geçirdim gözüme. Halbuki bunları yazarken uzağı görmem gerekmiyodu ama olsundu. Taktım çünkü odam gece karanlığında abajurla aydınlanıyodu ve adeta bir mum yanıyorcasına ılık bir hava hakimdi-aynı zamanda çokta bayılmadığım ama bikaç parçasını beğendiğim Leonard Cohen’in dance me to the end of love’ı dinliyordum-. Bu gözlüğü takarak filmlerde gördüğüm elinde dizüstüsüyle adeta dünyaları kurtaran, gözlüklü, önceleri çirkin ve şişman olan ama sonra resmen toplum baskısıyla zayıflayan ve eh enazından eli yüzü düzgün kategorisine girmeye hak kazanan bir kız gibihissedecektim. Neyse havama girdim mi girdim geçeyim bu faslı.
lan ne yazcağımı unuttum okuduğum klasiklerdeki gibi betimleme yapmaya çalışırsam olacağı buydu. sanırım havaya giremedim ben birazcık düşüneyim tavana falan bakayım.
geldim okuyucu kardeş.yemek yedimde üstüne afiyet. bunları yazarken doğallıktan yanayım fark ettiysen. tripli ve kasıntı insanlardan oldukça sıkıldık zaar ben de öyle insanları okumaktan hoşlanmıyorum yalan yok. Bu yazıyı yazıyorum fakat hayatında bir kere dahi tumbler açıp okumamış bi insan evladıyım. Bu yazıları kim okucak, ulen rezil mi olduk, nasıl bi yermiş burası derkene yazmış bulundum bile. bakalım nasıl biyermiş burası.
kendi çapında yazan ama hani çokta güzel yazamayan bordo gözlüklü kız.