“Allah'ım, recep ve şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi ramazan ayına kavuştur".
Hz. Muhammed (sas)

❣ Chile in a Photography ❣
$LAYYYTER
TVSTRANGERTHINGS
One Nice Bug Per Day

Discoholic 🪩
todays bird

★

Kiana Khansmith
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Love Begins
EXPECTATIONS

PR's Tumblrdome
The Bowery Presents
Today's Document
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
we're not kids anymore.
No title available
Xuebing Du

pixel skylines

Origami Around
seen from United States

seen from Australia

seen from Bangladesh
seen from Australia

seen from Japan

seen from Germany
seen from Pakistan
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@aybusderler
“Allah'ım, recep ve şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi ramazan ayına kavuştur".
Hz. Muhammed (sas)
" Acılar nasıl gitgide ağırlaşıyorsa bütün hayat da böylece hep kötüleyerek gidiyor"
- Lev Nikolayeviç Tolstoy - İvan İlyiç'in ölümü S. 77
bazen sadece solup gitmek istiyorum, çünkü en çok sevdiğim insanlar tarafından sürekli yanlış anlaşılmaktansa yalnız olmak daha kolay.
Artık Uyu
Biri “Artık Uyu” yazana kadar burdayız.Belki sonsuza kadar... Ama burdayız...
bu bir intihar mektubu; “yarım bıraktığım tüm kitaplardan özür diliyorum”
Kitap okumayan, fikirlerle tartışmayı bilmeyen, çıkarları için yaşayan, kırdığını düzeltmeyen, yanlışlarını görmezden gelen ve kendini her zaman haklı zanneden sığ insanları sevmeyin.
Keşke beni senden vazgeçmek zorunda bırakmasaydın.
Yaşadığı ülkenin Ulusal Marşı'nın "Korkma", inandığı dinin kutsal kitabının "Oku" diye başladığı bir milletin, "Oku"maktan bu kadar "Korkma"sı gerçekten en büyük ironidir.
Ona dokumaya kıyamazdım önceden sonra öyle şeyler oldu ki şimdi ona dokunmak istesem bütün dünya bana sırtını çevirebilir.
“Telafi edilemez şeyler yaşamadık, ben senin çabasızlığına kırgınım.”
yazdığım kelimeler, ruh bularak cümleye büründü.
duyuyor musun?
peki ya görüyor musun?
dokunabilir misin parmak uçlarınla?
sen artık, hiçbir şeyimsin…
Keşke başkalaşmasaydın, bende yerin çok başkaydı.
Hayatımda hiç “Bu arkasını dönüp giderse ben ne yaparım” endişesiyle sevilmedim. O yüzden bizim gidişimiz gitmekten sayılmaz.
Hiç bilmediğim bir trene binip, Hiç bilmediğim bir yere gitmek istiyorum. Yeniden başlamak istiyorum hayata. Yaşamak istiyorum. Ölü bir yaprak gibi savrulmaktan yoruldum. Yorgunum ey rüzgâr, Esme artık.
bana böyle bildirimlerle gelin
He ya
Gelseniz yaa
Böyle bildirime ben kurban olurum
Bi gelsenize ciğerlerim ya
azrail kontenjan varsa beni bi alır mısın bebeğim