Uzun bir süre hayatımla ile genel açıklama ektedir;

ellievsbear

Love Begins
taylor price
we're not kids anymore.

No title available

tannertan36
official daine visual archive
Game of Thrones Daily
No title available
h
𓃗
Today's Document
YOU ARE THE REASON
Sweet Seals For You, Always

PR's Tumblrdome
No title available
cherry valley forever

if i look back, i am lost
Stranger Things
No title available

seen from Portugal
seen from United States
seen from Australia

seen from France
seen from Türkiye

seen from Mexico

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Norway
seen from United States

seen from Brazil
seen from T1

seen from Argentina

seen from United States
seen from Nicaragua
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@ayemarnavut
Uzun bir süre hayatımla ile genel açıklama ektedir;
gereksiz samimiyet gizli seks getirir
Bana red sox forması alıcam bir yer bulmamız lazım. Boş boş sitede takılmayın
Bize ayak yapmayın fetişimiz var yalarız
Bütün 160. 65 arası kıvırcık saçlı hanım hanımcık kızlar evlenmiş. Bize de hep ruh hastası tipler kalmış posası kalmış
Neden nefret edeyim ki nefret pahalı bir duygudur. Nefret etmek inanılmaz derecede çok önemsemeyi gerektirir. Ben önemsemiyorum
Acı içimde, acı senin içinde.
Acı hepimizin içinde, bunu atlatabilecek miyiz?
Acı, dualarımızda yer alıyor, gökyüzüne yalvarıyoruz.
Acı, yas tutmanın içindedir; gerçek aşk işte o zaman ölür.
Acı, sevdiklerimizin kendi karanlıklarında hapsolduğunu görmektir.
Acı, Tanrı'ya neden diye sormak ve asla cevap alamamaktır.
Acı, büyüme sürecinde ve bu süreçte yaptığımız hatalarda gizlidir.
Buna büyüme sancıları denir.
Bir daha asla eskisi gibi olamamanın acısı
Acı, hâlâ özlediğimiz zehirli sevgililerdir.
Acı, öpmeyi reddettiğimiz yaralardır.
Acı, henüz anlayamadığımız bir iyileşme biçimidir.
Acı, uzanan eli olan bir öğretmendir.
Acı, serpilmiş ve güzelce sarılmış otumdur.
Acı, arkadaşımın tavsiyelerini sürekli görmezden geliyor.
Acı, hayatınız boyunca yanlış anlaşıldığınızı hissetmektir.
Acı, kardeşlerimizin sürekli çatışma içinde yaşamalarını görmektir.
Acı içimde, acı senin içinde.
Acı hepimizin içinde, bunu atlatabilecek miyiz?
Acı içimde, acı senin içinde.
Acı hepimizin içinde, bunu atlatabilecek miyiz?
Acı, dualarımızda yer alıyor, gökyüzüne yalvarıyoruz.
Acı, yas tutmanın içindedir; gerçek aşk işte o zaman ölür.
Acı, sevdiklerimizin kendi karanlıklarında hapsolduğunu görmektir.
Acı, Tanrı'ya neden diye sormak ve asla cevap alamamaktır.
Acı, büyüme sürecinde ve bu süreçte yaptığımız hatalarda gizlidir.
Buna büyüme sancıları denir.
Bir daha asla eskisi gibi olamamanın acısı
Bu hayat bana 1.60 esmer kıvırcık saçlı ince espri yapan cilveli bir kız borcu var
Götü güzel olanın yüzü gülmezmiş
Hocam bizde birileriyiz yani. Bizde kendi çapımızda birileriyiz.
Bi güzel ayak yalasak kendimize geliriz
İçimiz ölüyken bile azgın olmanın yoruculuğu
Aslında hep biliyorduk. Bir şey gerçek olamayacak kadar güzelse o güzelliğin içinde saklı bir kırılma noktası vardır. İlişkiler de bundan muaf değildir. İlk bakıştaki büyü, ilk dokunuştaki ürperti, sabaha kadar süren konuşmaların coşkusu… Bunların hepsi insanı kandırır, sonsuza dek sürecekmiş gibi hissettirir. Oysa insan kalbinin ritmi bile geçicidir, durmadan değişir. Nasıl ki mevsimler dönüşür, duygular da dönüşür, sabit kalmaz. Bir ilişki, en başta bir yükseliştir. İki yabancının birbirine yaklaşması, iki dünyanın kesişmesi. Ama yükselişin doğasında düşüş saklıdır. Çünkü hiçbir şey sürekli yukarıya doğru gitmez. Coşkunun yerini sıradanlık alır, sıradanlığın içinden sessizlik doğar, sessizlik ise bir uçuruma dönüşür. İşte o anda insan fark eder: Güzel olan şey, kalıcı olmak için değil bir iz bırakmak için vardır.
Hayatın bize verdiği hiçbir şey tam anlamıyla “bizim” değildir. Bir insan, bir aşk, bir mutluluk… Bunlar bize aitmiş gibi görünür, ama aslında sadece misafirdir. Bir gün gelir, yanımızdan usulca çekilir. Belki kavga ederek, belki sessizce kaybolarak. Geriye yalnızca boşluk kalır, ardından da bir alışma süreci. İşte psikolojik çıkmaz da burada başlar: İnsan, o boşluğu doldurmak için aynı coşkuyu yeniden arar, ama hiçbir şey ilk seferin yerini tutmaz. Belki de bu yüzden bağlanmak, en tehlikeli eylemdir. Bağlandıkça kırılganlaşırsın, kırılganlaştıkça hayatın ellerine bırakırsın kendini. Ve hayat, cömert davranmaz. Birini kaybetmenin acısı, aslında yalnızca o kişiyi değil kendi içindeki bütün “sonsuzluk hayalini” kaybetmektir.