Bu hayatta herkesin bir hayali vardır. Çünkü herkes kırılır.
i don't do bad sauce passes

★
wallacepolsom
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available

Kiana Khansmith

@theartofmadeline

Love Begins
Cosimo Galluzzi

tannertan36
AnasAbdin

titsay
Cosmic Funnies
trying on a metaphor
Misplaced Lens Cap

roma★
will byers stan first human second

oozey mess
ojovivo
seen from United States
seen from T1

seen from Malaysia
seen from Australia
seen from T1

seen from Italy
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Singapore
seen from Canada

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Japan
seen from United States
@bakangor
Bu hayatta herkesin bir hayali vardır. Çünkü herkes kırılır.
hangisi gerçek, hangisi değil, kim karar veriyor buna?
Şahsiyet/2018
akakırkyedi. rus bunlar kardeş. üç buçuk kilo. yedin mi yağmuru yukardan otuz beş kilo, taşıyamazsın yani lazım göt insana taşımak için. çukurdaydık o vakit. sarejova- ne deysiniz siz saraybosna'da. bilmeysin kime ateş ediysin. avrupanın ortasında. çukurdasın. sarejova'da, ağırlığini bilim rus malı bunlar; üç buçuk kilo. kim kimi sikiyor belli değil.*
Acınızı herkese göstermeyin. Çünkü; ateşinize kimin odun atacağını bilemezsiniz.
(bkz:) kiralık sepetli vinç / ìƧ†ⓐиßµℓ
İstediğini yap arkadaş gerçek dediğin gözünün önünde değilde kalbinin içindeyse eğer inkar edemezsin. Ne yaptıysam olmuyor Kalbimdekini söküp atamıyorum. Uykularım kaçıyor onu düşünmekten kendimi alıkoyamiyorum. Anılarımı silemiyorum. Hayatım bi boşlukta devam ediyor. Geçmişle yaşamak en zor oyundur. Ve ben o oyunun içinden çıkamıyorum. Belki çıkmak istemiyorum.
Gozlerini kapat ve dinle.. Tipki Birseyi, birini kaybettikten sonra gozlerinde kalan yaslarla aniden cikip gelmesine bakakalirsin ya iste o tatli huzur ve heyecan gibi..
Müzeyyen: Diyelim ki gitmedim. seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Arif: Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. Sonra dışarı çıkardık. Dışarda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra… Sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.
Küçükken dedem sigara küllerini hep üstüne düşürürdü. Unuttuğu için değil, sol tarafı tutmazdı. Kısmi felç. Şimdi kendime bakıyorum. Sigara küllerini hep üstüme düşürüyorum. Felç olduğum için değil. Onu düşünürken unuttuğum için.
Ey giden kişi ,kendinle kırılan bir kalbi götürdün..
Böyle benim cismimi fırtınaya bıraktın..
Ey defterime iptal mühürünü basan..
Senden sonra neler gelmedi ki başıma..
Ey evrenin Allah ‘ı..
Nasıl inanayım..
Bir zamanlar benim sığınağım,yaverim olan..
Gölgesi sonsuza kadar başımda olamadı..
Benim ölümüme ve solmama güler yavaşça..
Gittin ve görmedin sensiz kanadı kırık ve yorgunum..
Gittin ve ne kadar kolay gönlümü ayak altına aldın…
Gittin ve bir anlık bile hayalin bırakmıyor beni..
Ey gönlümün tanıdığı ben varken gel..
Ah bana eğer gelmezsen….
(https://www.youtube.com/watch?v=VYCOg-yglNM gönderdi)
“kitap zekayı kibarlaştırır.”
Yağmur yağıyor, ağaçlar sarı, ben seni düşünüyorum.
Oda gelmedi yaa
Dünyanın en fakir Cumhurbaşkanı olarak bilinen Uruguay Cumhurbaşkanı Jose Mujica der ki;
”Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum. Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su lazım, ekmek lazım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, oraya buraya gideyim diyorsun. Eğer herkes daha fazlasını isterse, bir gün kimseye bir şey kalmayacak. Küresel ısınmadan bahsediyoruz ama doğaya saldırmaya ve çöp üretmeye devam ediyoruz.” ”Eski ruhani tanrımızı kendi ellerimizle kurban ettik ve artık market tanrının tapınağındayız. Bu yeni tanrı; ekonomimizi, politikamızı, alışkanlıklarımızı, yaşamlarımızı düzenliyor ve bizlere faiz oranları ve kredi kartları ile mutluluğun yeni adresini veriyor. Öyle anlaşılıyor ki bizler, yalnız tüketme için yaratılıyoruz ve artık tüketemediğimiz zaman derin hayal kırıklığına uğrayarak kendimizi yok ediyoruz.” ”Bana fakir denmesi yanlış, ben tutumlu bir insanım. Asıl fakirler sürekli yaşamdan talepleri olan ve elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır. Ben elimde hafif bir bavulla dolaşıyorum. Bu bana istediğim yaşamı sürdürmek için yeterli zamanı veriyor. Asıl özgürlük yaşamak için kazandığın zamandır.”
18 yaşımda babamı kalp krizinden kurtardım. 54 yıllık çınar dizlerinin üstüne çöktüğünde anladım büyüdüğümü. Bu zamana kadar ayaklarının üstünde bize gölge yapan adam sonbahar ağacı gibi yaprağını dökmeye başlamıştı. Insan korkuyordu oysa her nefesi bir daha veremiycekmiş gibi yaşamalı. Azrailin babamı bu kadar erken yoklaması korkutuyordu işte. Bir erkek duygularını belli etmesede koca çınarı öyle görünce hayatında ilk defa da olsa ağlıyor. Baba Yüreği çocuğunu öyle görünce dayanır mı gözleri kıpkırmızı bir teselli : -"oğlum,ağlama iyiyim ben"- babamı hayatta tutan ettiğimiz dualar mı yoksa doktor mu bilmem ama. bize bağışlayan yüce Allah'a hamd olsun.