Uzun zaman oldu kendimle konuşmayalı. Sahi bu gecikme niyeydi? Nereden başlayacağımı bilemiyorum aslında o kadar yorgunum kırgınım ki hep aynı tuzağa düşmek ruhumu yordu. En büyük tuzağım ise ümit(!) En dipteyken hala bir ışık olduğuna inandım. Fakat şimdi bütün lambalar açıkken o karanlığı yenemiyorum. En acı olanı ise inancımı kaybetmem. Olmuyor sanırım her zaman herseyi olduramıyoruz bir yerde hayat bize "dur artık" diyor durmayınca da haddimizi bildiriyor. Hayatım boyunca şükrettim her günüm için defalarca kez. Her gün güneşin doğuşuyla içimdeki umut tekrar filizlendi ancak kalbimin artık dayanacak gücü kalmadı. Sanki keskin bir cam parçası kesip kesip duruyor farkında değilim ama bu beni öldürüyor. Üstelik farkına varıyor ya da varmak istemiyorum. İçimde kusmak istediğim o kadar çok şey var ki insanlığa duygulara düşüncelere.. bir yanim yapma o kadar dayandin derken diğer yanim adeta bitişimi keyifle izliyor. Bitti arkadaşlar siz devam edebilirsiniz bütün her bişeyler sizin olabilir vazgeciyorum













