2 sigara bir kahve Bolca şehir cıvıltısı..
Color Me Curious
I'd rather be in outer space 🛸

shark vs the universe
Game of Thrones Daily
taylor price
No title available

Kiana Khansmith
The Bright Sessions
Fieri Frames

gracie abrams

Discoholic 🪩
Monterey Bay Aquarium

Love Begins
official daine visual archive

Origami Around
No title available
Cosimo Galluzzi
RMH
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
The Bowery Presents

seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from Spain

seen from Russia

seen from Germany
seen from Jordan

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Germany

seen from Austria
seen from Argentina
seen from China
seen from New Zealand
@baygri-blog
2 sigara bir kahve Bolca şehir cıvıltısı..
Yarak kürek işler işte siktir et.. Eee senin oğlan ne yaptı bitirdimi liseyi?
“Bazı günler uyandığımda hangi günde olduğumuzu bir türlü hatırlayamıyorum. Pazartesi, perşembe, pazar insanın hayatında günlerin bir anlamı olmalı. Hafta yedi ayrı gün değil de üç gün olsaydı ne değişirdi hayatımda? Ya da saatin kaç olduğu hangi günde olduğundan daha mı önemli? Bilmiyorum..” “Alarmı icat eden adam insanların beş dakika daha uyumak isteyeceğini nereden biliyor? Çünkü kendide beş dakika uyumak istiyor.”
Behzat Ç.
O gece kocaman, boş bir meydandan geçtim, o geceden sonra kocaman, boş bir meydan kaldı içimde.
Kürşat Başar (via otisakaman)
Güneş
Sevebilirim sevilebilirim unutabilirm ama unutamam ben unutamam çünkü ben buyum ne daha fazlası nede ondan azı belki bir diğerinin tamam mı yadan başka bir yarımın diğer parçası
Sesindeki haziran
Suç olmadan dönerken bir otopsi sabahından Doğrulurken öfkenden iki adım uzağında Boynundan göğsüne denk düşen bulvar Devrilen binalar Acıbadem Durağı'nda Hayır, dudak payı yırtık ruhum ayrık Mukadderat zift tut ki kaldık ayrı gayrı Saklanma patika yol zaman zalim Fezanın yangınlarından yadigar halim Objeler ihvanlık nesneler objektif Eskimez insanlık eskimoyu katletti Kan döker kalbe vermez direktif Zamanla ağır geldi taktığım sudan bileklik Göstermez gündüz gözü camımda kör sineklik Kör bıçaktım üstümü örtmeseydin Bıraksaydın da son sözümü söyleseydim Arar bulurdun gerçekten özleseydin Aslında şaşkınım yıllar olmuş attığın Kurşunun bıraktığı şuurumun sakatlığından Yanında yattığımdan dibe battığımdan Sesimi sildiğimden şarkımı kısalttığından Fakülte çıkışı yaktığım sigaraydın Bu aşkı kılıcım bile karşılayamazdı Ölümle atlar nasıl yarışır Böyle olmasaydı Biz birbirimizi her zaman üzerdik Bizim bütün düzenimiz kargaşada düzendi Sen dudağını kilitlerden ağlayıp küserdin inan Dokunulamayacak kadar güzeldin Ey o zalim şüpheyi şakağıma çekiç vuran çelişki Ey onun elini tutunca dağılan kalabalık Gökyüzüne baktığımda saygın bir subay görüyorum Bu haydut kibrimi bir tarafa bırakıp Ruhun sevmek istediğinden nefret etmek zor Onsuz ağaç gibisin hiç akraban yok Sor kaç semt kaç durak ağlanır Kaç eşya ayaklanır kaç kadın yasaklanır Aşkın ilk nefes bilgeliğin son gasp edilir Sabahın körü yüzümde tokat sersemliği Odam boş diyelim ki bugün savaş bitti Ne var yani adımlarını alsan geri Bilirsin hayat bir bakıma güzeldir Dar sokaklar poz veren eski dostlar gibi Mercedes gibi, turkuaz gibi, yaz gibi Fazla bir mektup son bir şans gibi... Karaçalı
Belkide çok yalnızız hepsi bu dimi?
“Korkma” dedi. “Kimse aşktan ölmez. O işler sadece masallardadır. Bir de romanlarla filmlerde. Hangi ateş sonsuza kadar yanmış ki? Biraz tüter sonra sönersin.“
Hatta belki kül olur uzaklaşırsın..
Esinti
Bir gece gibi örterdim gökyüzümü yağmurlu olsada severdim... Peki noldu da şimdi sapanla bulut avlar oldum... Ne oldu da sevmez saymaz kirli biri oldum... Acaba eksikmiyim yoksa fazlamı yada kendini eksik sayan istenmeyen adam mı? Davet edilmedi diye mızmızlık yapan çocuk da olabilir aslında... yada sadece Kovulmuş bir çoban sürüsünü kurt kapmış... Bilemiyorum...
Sonra bende terkettim üç boşet anıyı bir çöp kutusuna...
kaldı...
Varlığın
Varlığın varlığıma küfür olmuş görmek can yakar işitmek miğde bulandırır hissetmek kanser eder bu adamı.. Yok ol kadın silin ve yok ol!
SEN
En güzel günlerimin üç mel'un adamı var: Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını yer yer tırnaklarımla kazıdım hatıralarımın camını.. En güzel günlerimin üç mel'un adamı var: Biri sensin, biri o, biri ötekisi.. Düşmanımdır ikisi.. Sana gelince... Yazıyorsun.. Okuyorum.. Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa, insanın bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum.. Ne yazık!.. Ne kadar beraber geçmiş günlerimiz var; senin ve benim en güzel günlerimiz.. Kalbimin kanıyla götüreceğim ebediyete ben o günleri.. Sana gelince, sen o günleri - kendi oğluyla yatan, kızlarının körpe etini satan bir ana gibi satıyorsun!. Satıyorsun: günde on kaat, bir çift rugan pabuç, sıcak bir döşek ve üç yüz papellik rahat için... En güzel günlerimin üç mel'un adamı var: Biri sensin, Biri o, biri ötekisi... Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi... Sana gelince... Ne ben Sezarım, Ne de sen Brütüssün... Ne ben sana kızarım ne de zatın zahmet edip bana küssün.. Artık seninle biz, düşman bile değiliz..
N.Hikmet - 1933
Bir Yalan Bir Kadın
Bir yalanmıydı kadın olan yoksa yalanmıydı aşk denen..
yada adammıydı eksik kalan yetemeyen belkide sevemeyen..
hiçbiri değildi aslında olan sadece satılmıştı ruhlar iki şehir arasına kahbece...
Yine Doğru her damlasıyla yağmurun kasveti kadar doğru...