sonsuzluğu sığdırdığın gökyüzünün altında bana bir yer yok
cherry valley forever
Xuebing Du

shark vs the universe
taylor price
Alisa U Zemlji Chuda

roma★
No title available
trying on a metaphor
One Nice Bug Per Day
Sade Olutola
todays bird

oozey mess
Claire Keane
occasionally subtle
Cosimo Galluzzi
wallacepolsom
will byers stan first human second
DEAR READER
KIROKAZE

Origami Around

seen from Peru
seen from Peru
seen from Colombia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from T1
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from South Africa

seen from Chile
seen from Mexico

seen from Colombia

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
@benbehruz
sonsuzluğu sığdırdığın gökyüzünün altında bana bir yer yok
benden geriye kalan
küflenmiş hatıraların
üzerine dikilen
mezar taşım,
gömülmeye direnen günahlarımın
inatçı lekesini hapsediyor
karanlığa direndikçe
benden geriye kalan
rüzgarın bile
dokunmak istemediği
kandilin son ateşi
aynaların kabul etmediği bu yüz
dünyadan aldığını geri verirken
soğuk toprak kusacak
kışın nefesinde çürüyen adımı
(bu gece yapmalıyım
yasak olanı bu gece)
üç dikiş ardına saklanmış sevilme arzum bir gün öldürecek beni
şairler ölmez olmuş
geceyi ters giydim üstüme
aldığım her nefes
bir kaybolma provası
ben bu ağaca incir olamadım
ben bir tanrıça olabilirdim
burnum eğri olmasa
ama bir balıkçının kızı olurdum
pek âlâ
belki bir dağ olurdum
beyaz etekli
-kumrular telaşlı, yağmur geç gelmiş belli-
ben bir ağaç olabilirdim
ocağımı süsleyen
ya da incir olabilirdim
ocağıma incir
-gel gör burdan bak, olabileceklerin ihtimali-
kovuklar oyuyor
rüyasında güvercin
ama elbet sizin derin hoşnutsuzluğunuzun bir ürünü olmalıyım
elena'ya mektup (?)
[...]
sevdiğin birini kaybedince onlara duyduğun sevgiyle eş değer bir boşluğu doldurmak zorunda kalıyorsun. onları tanıdığından daha uzun süre hatırlayacak olmanın çaresizliği ve kudretsizliği var içimde.
kendini gerçekleştirmenin imkansızlığı ama tekrar yaşamak zorunda olmamanın dayanılmaz hafifliği ve üstüne nefes alıyor olmanın saklanamaz sevinci vardır belki üstümüzde
kabullenmesi en zoru
insanın kendisi
taş duvarın ötesinde
bir ben arıyor
gözlerine kavuşana kadar
kaç bahar geçer
kim bilir
çık gel karşıma ve
hasretinle nasıl başa çıkacağımı
öğret bana,
yeterince büyümedim.
esen rüzgârlara göğüs gereceğim
yasın hırçın rüzgârlarına
ve kızıla boyanmış gökleri
delerken toprağın rengi
seni düşüneceğim
şimdi soğuk toprağın altında
son uykuna dalarken
nefes alabilesin diye sana
çiçekler getireceğim
çaresi yok rüyalarda ziyaretin
bayramda elimi öpmedikten sonra
bir kez daha doğacak
güneş
ve ben şefkatli ellerinde
yalnızlığı defedeceğim
gerçek beni görsen
yine gurur duyar mısın
benimle?