İnsan hayatında öyle bir zaman geliyor ki muhakkak gitmesi gerekiyor… Hiç kapı veya pencere olmaması önemli değil, duvardan bile yürüyüp geçiyor… Bernard Malamud
(via krstalkure)
RMH
Sade Olutola
Not today Justin
Noah Kahan
noise dept.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Lint Roller? I Barely Know Her

Product Placement

Kiana Khansmith
The Bright Sessions
Fieri Frames
sheepfilms

roma★
$LAYYYTER

shark vs the universe
YOU ARE THE REASON

gracie abrams
Game of Thrones Daily
Show & Tell
I'd rather be in outer space 🛸

seen from Venezuela
seen from Italy
seen from United States
seen from Philippines

seen from Japan
seen from United States

seen from Vietnam

seen from Germany
seen from United States

seen from Colombia

seen from Malaysia
seen from India
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Philippines
seen from Brazil
@benjuliyet-blog
İnsan hayatında öyle bir zaman geliyor ki muhakkak gitmesi gerekiyor… Hiç kapı veya pencere olmaması önemli değil, duvardan bile yürüyüp geçiyor… Bernard Malamud
(via krstalkure)
Sanırım yazmayalı 3 sene olmuş. Demek ki yazmaya halim bile kalmadan, hatırlamak bile istemeyeceğim şeyler olmuş. Neyse... Geçti gitti diyemiyorum, çünkü izlerini hala atabilmiş değilim. Zaten neyin izi atıldı ki? Üstünü karaladık o kadar. Biraz daha acı, biraz daha tecrübe, biraz daha büyümek bu galiba. Yaşamayı anlamak, yaşamayı sevmek. Tekrar kitaplara bürünmek. Baharı beklerken kar yağması mesela. Doğa bile bu kadar dengesizken insan bunca karmaşaya nasıl doğru yaşasın ki... "Ölüm bile bir dakika uzağındayken dert ettiğimiz şeylere bak." diye avutuyorum kendimi. Yürekten şükretmenin tadına bir kez daha vardım. Tatlı bir mutsuzken huzurlu olma durumu bu. Biraz daha tanrıya yaklaşma. Biraz da böyle deneyelim o zaman...
Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler var, yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır.
insanız işte sürükleniyoruz bir şeylerin peşinden. sonra yine durup, başa dönüyoruz.
İstanbul gibisin dedi bana. "Boğazında gezinmek istediğim, her sokağını santim santim bildiğim, adına şiirler yazılmış bir kadınsın."
Herkes sevilmek istiyor, bu yanlış bir başlangıç.
Osho (via bublogbiharikadostum)
Basardim. Her seyi cope attim, hem de yirtarak. Geri donusu yok. Yarin cop kutusunda yerini bulacak anilarim. Bitti, buraya kadar...
Sanirim yine duygularimi kagida dokmekten baska sansim yok. Yine cok asikar oldugum ama yine nefret ettigim duyguya burundum. Bazen ne olup bittigini anlamazsin, nerede hata yaptigini dusunsen de bulamazsin. Bazen sadece boyle olmasi gerekiyodur ve olur. Sarkilar seni anlatir ama o duygudan siyrilamazsin. Anilari cope atamazsin. Birkac not birkac mektup kalir elinde. Kiyip da atamassin cope. Biri seni birgun isterken birgun istemez. Neden diye soramazsin. Ha bir de gururun vardir tabi, belli ezmezsin. Evet yine basa donduk. Yine olmadi. Olsun, bu sefer daha iyi olmadi ama. Daha iyi oldurtmadim. Biliyorum, hicbir anlami yok. Olsun, bu sefer de boyle olsun...
Öyle bir aşk ki içimdeki, ağız tadıyla nefret bile ettirmiyor insana.
13 Mart 2012 23.24
ayten alpman - tek başına -
İnsan hayatında öyle bir zaman geliyor ki muhakkak gitmesi gerekiyor… Hiç kapı veya pencere olmaması önemli değil, duvardan bile yürüyüp geçiyor… Bernard Malamud
(via krstalkure)
Senin yüzün asılmasın diye ben ne kelimeler astım içimde, söyleyemedim.
Babam fabrikadan aldığı maaşının yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip İnan Yapı Kooperatifi’nden bir daire sahibi oldu. Taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. Tek yumrukla nakavt. Her zaman böyle olur. Mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. Mutsuzluk için tek neden yeter.
Emrah Serbes (via iyininkotusu)