Ben…Ben her zaman güzel giyinilmesi, güzel görünülmesi, bakımlı olması taraftarıydım insanın.Özgürce kendi tarzında takılan insanları kabul etmeyip, “henüz kendisini bulamamış” diyordum.Yolda bakımsız birisini görünce “Neyine güveniyor da bu halde çıkmış dışarı?” diyordum.Hele ki kilolu insanları gördüğüm zaman çıldırırdım sinirden.Bana göre onlar bu hallerinden utanmalı ve kilo vermeden evden çıkmamalılardı.Ne yaşadıkları, kim bilir ne oldu da o hale geldikleri inanın gram umrumda değildi.Kilo ve görüntü demişken bu eleştirilerin belkide 10 katını kendime yapıyordum.Deli gibi kalori hesaplamaları, kendini aç bırakmalar, ne kadar zayıflarsam zayıflayayım yetmiyordu.54 kilodan 43 kiloya düşene kadar…Anoreksiya dediler.Şuanda kimisine göre yemek yiyerek sadece yenebileceğin, kimisine göre “Nasıl oldun bana da söylesene, kilo verince bırakırım” diyecek kadar basite aldığı, kimisi de ne kadar ağır olduğunu bilenler ki bunlar genelde yaşayanlar oluyor.1,5 sene boyunca yeri geldi ağlaya ağlaya yeri geldi annemin zoruyla gittim hastaneye.O zaman birşeylerin o kadar da önemli olmadığını farketmeye başladım.Dışarı çıkıp gezmenin, arkadaşlarınla vakit geçirmenin, okuluna gidebilmenin ufak önemsiz görünen şeylerin ne kadar büyük şeyler olduğunu gördüm.Gördükçe iyileşmeye çabaladım.Ailemin gözleri önünde eriyerek yok olmayacaktım.1,5 sene sonunda neredeyse kazanıyordum savaşı.Ama bir şeyler vardı eskisi gibi değildi vücudum.Yaklaşık 1-2 ay araştırdı doktorum.Kansermişim.Muhtemelen verdiğim o kadar kilo sonrası çöken metabolizma sonucu kanser olmuşum.Hemen yönlendirme yaptılar ve en kısa süre içerisinde kemoterapi görmeye başladım.Kulağa şaka gibi geliyordu, inanmak gelmiyordu içimden.İnanmıyordum da.Bu yüzden başta kolay karşıladım herhalde.Tabi kemoterapiyi görene kadar.İlk bir ay boyunca günde en az iki defa hastaneye gidiyordum.Acıdan bağırarak ağlıyor, “Anne” diye inliyordum…Psikolojim mi?”Şey bişeyim yok ya, azıcık kanser olmuşum da haha” şeklindeydi.Biraz sinir bozucuydu insanlar için ama ben güçlü durma yöntemimi bulmuştum bile.Dalga geçiyordum kanserimle.Bir gün bile suratımı asmadım.Ben bunu yenebilirim ki benim başıma bu geldi demeye başladım.Saçlarım dökülmeye başladı.Kökü bende daha güzelleri çıkmaya başlayacak dedim.Saçları için çıldıran bir kızdım ben.Kuaföre gidip kırıklarını aldırmaya kıyamazken koltuğa oturup “Komple kazıyoruz” dedim kendi isteğimle.Ve biliyor musunuz?Çoğu erkekten de yakışıklı oldum bence😎üzgünüm beyler😂.Demem o ki güzellik gerçekten de dış görünüş değilmiş.Ben bunu 2 sene öncede söylüyordum ama inanarak değil.Pek çok insan gibi ağzımda sakız olmuştu sadece.Şimdi o herkesin bayılarak baktığı gri peruğu canım sıkıldığında insanların arasında utanmadan çıkarabiliyorum.Çocuklar gelip dokunmak istediğinde onlarla oynayabiliyorum.Kim görecek değil de canım kelim üşümesin endişesi oluyor içimde.Sevdiğim herkes yanımda.Ailem yanımda.Olabilecek en şanslı insanlardan birisiymişim de haberim yokmuş.Her ne olursa olsun asla insanları yargılamayın arkadaşlar.Ne olduğunu bilemezsiniz.Ve kendinizi sevin.Çünkü en değerli kendinizsiniz.Ve en güzel !
Sanki üstünden yıllar geçmiş gibi...Lakin senesi bile dolmamış.












