hiçbir şey olmamış gibi nasıl devam etmemi söylersin bir gençlik çürüttüm seninle

titsay

pixel skylines
Monterey Bay Aquarium
cherry valley forever
Cookie Run:Kingdom Official!
No title available
Cosmic Funnies

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Love Begins
noise dept.
KIROKAZE

Jimmy Eat World
Claire Keane
Sweet Seals For You, Always
Interview Vampire Daily

ellievsbear
𓃗
No title available
RMH

seen from Türkiye
seen from Vietnam
seen from Mexico
seen from United States
seen from Côte d’Ivoire
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from Uruguay

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Singapore
seen from United States
seen from Nepal

seen from Malaysia
@bicaginkeskinyuzu
hiçbir şey olmamış gibi nasıl devam etmemi söylersin bir gençlik çürüttüm seninle
sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa her neyle ve kiminle koyduysan koydun. başkasıyla acıktın. başkasına doydun. buradan sana dönülmez artık.
seni çocukluğuna kadar inip sevmek istemek içimi karıncalayan kımıl kımıl bi histi
seni çocukluğuna kadar inip sevmek istemek içimi karıncalayan kımıl kımıl bi histi
yaşamı canlı tutan hissedebilmektir. ben bi gecede yitirdim tüm hisleri ve üstelik sende yoksun artık.
sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa her neyle ve kiminle koyduysan koydun. başkasıyla acıktın. başkasına doydun. buradan sana dönülmez artık.
… onun sevgisi, yirminci kattan atlamaktır, boğaza dolanan ip ve yürekteki bıçaktır.
sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa her neyle ve kiminle koyduysan koydun. başkasıyla acıktın. başkasına doydun. buradan sana dönülmez artık.
bana bakınca hiç mi içinden “bu sevgi heba edilmez.” demedin.
birbirimize öyle içten bakınca, dünya bizi kanlı bıçaklı etmez sanmıştım.
olur da bir gün daha fazla dayanmaz ve kapına gelirsem lütfen bana eşiği ev belletme. lütfen.
sanem benim değildi, asla da olmayacaktı, çünkü alnımıza böyle yazılmıştı. bizler yaratılmış varlıklar olsak da aynı zamanda tanrı'nın elinde birer kuklaydık ve bilmediğimiz sebeplerle çizilmiş, aşamayacağımız bir sınırla çevrilmiştik. nehre iyice sokulup ayaklarımızı suya değdirebilirdik, ama suya dalıp akıntıya kendimizi bırakmaya izin yoktu.
seninle duvarlarını beraber boyayacağımız sıcacık bir yuvaya çevireceğimiz o evde doğacak çocuklarımızla mutlu bir hayatın hayali ve arzusuyla yanıp tutuşuyordum ama sen benim cümlelerimi keşke hiç karşıma çıkmasaydın’a çevirdin bunun ağırlığı ile nasıl yaşacaksın gerçekten merak ediyorum
Sen beni geçmişte, gelecekte, dünde, bugünde, yarında bütün o zaman dilimlerindeki olmuş olan ya da olacak olan her halimde eve muhteşem bir kalp sancısıyla döndürürsün.
sen arkanda nasıl bir enkaz bıraktığını bilmeden çekip giderken, bi insan parmak ucundaki kan akışını hisseder mi yemin ederim ben o an hissettim.
Benim senin hayatındaki yerim çekmecede duran ama bir zamanlar saçından hiç düşürmediğin o toka gibi; yerini daima bildiğin ama elinin artık gitmediği.
seninle bir kız çocuğumuz olsun isterim. eğer gün gelir de yanımda olamazsan ona baktıkça seni hatırlayayım diye. senin o bir dirhem bir çekirdek halinle dünyaya meydan okuyuşunu ve benim esas aşığı olduğum bu halini anımsayayım diye.