istiyorum ki bir yolcu trenine binip gideyim, bir gemi de olur. turgut gibi bir otogarda gözden kaybolabilirim bilmiyorum.
d e v o n
official daine visual archive
cherry valley forever
Monterey Bay Aquarium

Product Placement
𓃗
almost home

tannertan36
taylor price

oozey mess
Cosmic Funnies
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

blake kathryn
NASA
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
he wasn't even looking at me and he found me
EXPECTATIONS
No title available
Claire Keane
we're not kids anymore.
seen from Ecuador
seen from Bahrain

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Vietnam
seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh

seen from United Kingdom
seen from Ecuador

seen from Greece

seen from Venezuela
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore

seen from Bangladesh

seen from Japan
@billahza
istiyorum ki bir yolcu trenine binip gideyim, bir gemi de olur. turgut gibi bir otogarda gözden kaybolabilirim bilmiyorum.
"Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar."
- Doğan Cüceloğlu
hayata nasıl bakıyorsan ona göre şekil alacaktır. hayat izafidir.
çatlakları boyadım ama çatlakların yeri hala kafamda
derin bir nefes al ve içindeki, zihnindeki her şeyi dışarıya üfle.
sanırım mutlu olmayı hak etmediğime tamamen inanıyorum artık.
uyuduğun uykunun bile bedelini ödemek
Ev doğduğun yer değildir.
Ev bütün kaçma çabalarının bittiği yerdir.
-Necip Mahfuz
Okyanusu seviyorsun diye içinde boğulmak zorunda değilsin.
Kalpte onarılmayan yer, mutluluğa hep bir çatlak bırakır.
insan insanı kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın
eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
-Attila İlhan
Bazı geceler uykudan değil, düşüncelerden uyanıyorum.
Allah'ım beni seçimlerimle imtihan etme.
o kadar karanlıklar yığıldı ki istesem de atamıyorum yaşamak artık beni yoruyor önemli bir olay yaşamadan sadece yaşamak bile yordu beni insanlarla birlikte olmak onların sözlerine cevap vermek nasılsınız demek içeri girerken merhaba ayrılırken hoşçakalın gene görüşürüz demek konuşurken izlemek ne demek istedi acaba söylediğimi anladı mı ne demek istedi acaba yanlış bir şey yaptım mı acaba söylediğini anladım mı o kadar çok insan var ki o kadar çok olay bir anda oluyor ki birini izlemek isterken başkasını kaçırıyorum birini duyarken ötekini görmüyorum yetişemiyorum kan ter içinde kaldım sigaramı yakarken ne söylemek istediğinizi anlayamadım kahvemi içerken kapının açıldığını görmedim biri daha mı geldi bir şey daha mı oldu ipin ucunu kaçırdım tek bir şeyi bile izlemeyi beceremedim kapıdan çıkmayı düşünürken pencereyi kapatmayı unuttum size gülümseyeyim derken onun elini sıkmam gerektiğini görmedim oysa sen bakışlarınla başka istekler ifade ediyorsun beni yeniden yaşamaya yeniden ıstırap çekmeye zorluyorsun yaşamak aynı zamanda yaşamış olduklarını hatırlamak demektir hatırladıkça bunalıyorum
+Neden hiç anlaşamamışlar acaba? Tolstoy gibi bir deha neden değerini anlayamamış Dostoyevski'nin? Ben ikisini de anlıyorum.Aynı devirde yaşadıkları halde hiç görüşmemişler. Hiç mi merak etmemişler birbirlerini? Nasıl kaçırmışlar bu fırsatı?... Bu adamların bizden uzakta ve ölmüş olmalarına dayanamıyorum. Selim'in ölümüne dayanamadığım gibi. Öldükten sonra insanların bir yerde buluştuklarını söyleyenlere inanmak isterdim.Yaşarken, ne sıkıcı ve soluk insanlarla geçiriyoruz ömrümüzü. Hiç olmazsa öldükten sonra,aralarında bulunmaktan zevk alacağımız insanlarla yaşasaydık. Fakat ne garip,onlar da Yasarken görmek istemiyorlar birbirlerini.+
Tutunamayanlar,Oğuz Atay
bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki,
"Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?"