istiyorum ki bir yolcu trenine binip gideyim, bir gemi de olur. turgut gibi bir otogarda gözden kaybolabilirim bilmiyorum.
ojovivo
$LAYYYTER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
No title available

oozey mess
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

tannertan36
Cosimo Galluzzi
DEAR READER

⁂

@theartofmadeline
occasionally subtle
Alisa U Zemlji Chuda
Sweet Seals For You, Always
Misplaced Lens Cap
No title available
Three Goblin Art
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

titsay
he wasn't even looking at me and he found me

seen from United States

seen from United States

seen from Canada
seen from Czechia
seen from Singapore
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from Romania

seen from Israel
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Jordan

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
@billahza
istiyorum ki bir yolcu trenine binip gideyim, bir gemi de olur. turgut gibi bir otogarda gözden kaybolabilirim bilmiyorum.
"Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar."
- Doğan Cüceloğlu
hayata nasıl bakıyorsan ona göre şekil alacaktır. hayat izafidir.
çatlakları boyadım ama çatlakların yeri hala kafamda
derin bir nefes al ve içindeki, zihnindeki her şeyi dışarıya üfle.
sanırım mutlu olmayı hak etmediğime tamamen inanıyorum artık.
uyuduğun uykunun bile bedelini ödemek
Ev doğduğun yer değildir.
Ev bütün kaçma çabalarının bittiği yerdir.
-Necip Mahfuz
Okyanusu seviyorsun diye içinde boğulmak zorunda değilsin.
Kalpte onarılmayan yer, mutluluğa hep bir çatlak bırakır.
insan insanı kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın
eksikliğin fazlana elbet bulaşacak
-Attila İlhan
Bazı geceler uykudan değil, düşüncelerden uyanıyorum.
Allah'ım beni seçimlerimle imtihan etme.
o kadar karanlıklar yığıldı ki istesem de atamıyorum yaşamak artık beni yoruyor önemli bir olay yaşamadan sadece yaşamak bile yordu beni insanlarla birlikte olmak onların sözlerine cevap vermek nasılsınız demek içeri girerken merhaba ayrılırken hoşçakalın gene görüşürüz demek konuşurken izlemek ne demek istedi acaba söylediğimi anladı mı ne demek istedi acaba yanlış bir şey yaptım mı acaba söylediğini anladım mı o kadar çok insan var ki o kadar çok olay bir anda oluyor ki birini izlemek isterken başkasını kaçırıyorum birini duyarken ötekini görmüyorum yetişemiyorum kan ter içinde kaldım sigaramı yakarken ne söylemek istediğinizi anlayamadım kahvemi içerken kapının açıldığını görmedim biri daha mı geldi bir şey daha mı oldu ipin ucunu kaçırdım tek bir şeyi bile izlemeyi beceremedim kapıdan çıkmayı düşünürken pencereyi kapatmayı unuttum size gülümseyeyim derken onun elini sıkmam gerektiğini görmedim oysa sen bakışlarınla başka istekler ifade ediyorsun beni yeniden yaşamaya yeniden ıstırap çekmeye zorluyorsun yaşamak aynı zamanda yaşamış olduklarını hatırlamak demektir hatırladıkça bunalıyorum
+Neden hiç anlaşamamışlar acaba? Tolstoy gibi bir deha neden değerini anlayamamış Dostoyevski'nin? Ben ikisini de anlıyorum.Aynı devirde yaşadıkları halde hiç görüşmemişler. Hiç mi merak etmemişler birbirlerini? Nasıl kaçırmışlar bu fırsatı?... Bu adamların bizden uzakta ve ölmüş olmalarına dayanamıyorum. Selim'in ölümüne dayanamadığım gibi. Öldükten sonra insanların bir yerde buluştuklarını söyleyenlere inanmak isterdim.Yaşarken, ne sıkıcı ve soluk insanlarla geçiriyoruz ömrümüzü. Hiç olmazsa öldükten sonra,aralarında bulunmaktan zevk alacağımız insanlarla yaşasaydık. Fakat ne garip,onlar da Yasarken görmek istemiyorlar birbirlerini.+
Tutunamayanlar,Oğuz Atay
bir şeyin kalbini kırması için illa yanlış olması gerekmez ki,
"Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?"