“artık ben de sıkıldım güçlü görünmekten, içim düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten. herkese yetişmekten ama hep kendime geç kalmaktan. eskiden olsa bir şekilde yakasından tutardım hayatın, ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor.”

No title available

JBB: An Artblog!
dirt enthusiast
Misplaced Lens Cap
No title available
tumblr dot com
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Kiana Khansmith

Janaina Medeiros
occasionally subtle
ojovivo

Andulka
h
trying on a metaphor

izzy's playlists!
taylor price
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
KIROKAZE
Peter Solarz
Cosmic Funnies

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Bolivia
seen from Uzbekistan
seen from United States
seen from Netherlands

seen from Australia
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Argentina
seen from Iraq

seen from India
seen from Canada
seen from Poland

seen from United Kingdom
seen from Jordan
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@birfeveranmelodisi
“artık ben de sıkıldım güçlü görünmekten, içim düğüm düğümken başka düğümleri çözmekten. herkese yetişmekten ama hep kendime geç kalmaktan. eskiden olsa bir şekilde yakasından tutardım hayatın, ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor.”
:)
Bi şey söyleyeyim mi bi ara cidden hayatımın aşkını bu yaşta buldum sanmıştım..
Eski şeylerin samimiyetine. Hayvanların sevgisine. Eskiden olan herşeye tüm kalbim ile kabullenip sahiplene biliyorum. Ama bu yeni zamanın ne samimiyetine ne sevgisine inancım yok. Sanırsam duygularım ve ben bu dünyaya ait değiliz...
Ben vefaya, sevgiden daha çok inanırım, Dostluğa, aşktan daha fazla güvenirim. Samimi bir nefret, Samimiyetsiz bir gülüşten her zaman daha sıcak gelmiştir bana.
Mayakovski'nin intihar mektubuna;
“bir varmış bir yokmuş derler hani
aşkın küçük sandalı
hayat ırmağının akıntısına kafa
tutabilir mi!
dayanamayıp parçalandı işte sonunda…”
Yakın arkadaşı sergey aleksandroviç yesen kendi kanıyla yazdığı mektup ta şöyle cevap veriyor;
“hoşçakal, dostum, el sıkışmadan, konuşmadan,
hüzünlenme ve eğme kaşlarını, mutsuz,
şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,
ama yaşamak da yeni sayılmaz kuşkusuz.”
yoldur, yürünür. mesafedir, aşılır. sorundur, çözülür. yaradır, sarılır. 2 şey dışında her şey çözülür. onlarda; ölmek ve sevilmemek.
“Kendimle savaşırken bütün duygularımı kaybettim,o kadar çok yaslandım ki kendime,başka birine sığınmayı öğrenmedim hiç.”
kafam kopsa yerden alır boynumun üstüne koyarım bişeyim yok derim yeterki dokunmayın uzak durun aq
Öyle büyük hareketlere gerek yok. Seni beş dakika görebilir miyim diye gelinmesi, sesini duyabilir miyim mesajı, hatırlanan ufacık bir detay. Sevginin ufak tefek mutluluklar getiren şovsuz halini seviyorum ben.
Bugünlerde sırtımı dayadığım bir Sabahattin Ali sözüdür; “Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim. Daha değilim. Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım. “
Nilgün Marmara'nın intihar mektubu, geçtiğimiz sene yayınlanmış. intiharından sonra eşi; ‘Şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı’ demiş.
İşte bu kadar basit her şey, anlaşılamamak birbirine en yakın iki insan arasındaki derin bir uçurummuş..
Ne yapacağını bilmediğinde telaşa kapılma ve de ki: 'Ellezî haleganî fehuve yehdîn.' Beni yaratan elbet yolumu gösterir.
📜Kendin için çabala, yıkılırsan kendi ellerinle yıkıl. Düşersen kendin kalk ayağa, yorulursan kendinde dinlen. Herkes seni itebilir, sen kendine sarıl.✨
Herkesten ne kadar zor biri olduğumu, ne kadar takıntılı olduğumu, ne kadar her şeyi büyüttüğümü duymamak için onları güldürüyorum. Ne kadar neşeli olduğumu söylüyorlar ama eve dönüş yolunu bir ben biliyorum.
“Affedince yorulur insan, yalnız kaldığında birde ama insanı en çok yoran şey hayal kurmaktır, olmayacağını bildiği halde.”
—
Cengiz Aytmatov
(via alwaysfight4hope)
“Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın. Hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın. Hiç kimseye bağımlı kalmazsan kazanırsın.” Osho