Aynı Dolunaya bakıyor gökyüzünde herkes, bense keşke senin gözlerine denk gelebilsem yıldızların arasından.
#dolunay #sivas
https://t.co/EQQJIPlHSG

ellievsbear
One Nice Bug Per Day

Origami Around
almost home

#extradirty

pixel skylines
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

gracie abrams
The Stonewall Inn
Interview Vampire Daily
Claire Keane
sheepfilms
Doug Jones
$LAYYYTER
KIROKAZE

Discoholic 🪩

No title available
cherry valley forever

Game Changer & Make Some Noise
No title available
seen from Algeria
seen from United States

seen from France

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Tunisia

seen from United States
seen from Pakistan
seen from T1

seen from T1

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@birhindistancevizi
Aynı Dolunaya bakıyor gökyüzünde herkes, bense keşke senin gözlerine denk gelebilsem yıldızların arasından.
#dolunay #sivas
https://t.co/EQQJIPlHSG
Bugün yalnızca telaş, yorgunluk ve yokluğun var...
merhaba :) yine ben. yüksek lisansa başladım bi hocam projemizi çaldı. yükseği bıraktım. iş aradım, yeni mezunsun deyip kimse işe almadı yada çok düşük maaş teklif ettiler. askere gittim geldim. teknofeste başvurdum, saçmasapan şeyler istediler, bıraktım. iş kurayım dedim kimse yardım etmedi. anlatacak çok şey var aslında. yaşam enerjimi tüketti insanlar. ileriyi göremiyorum artık
Psikolojik danışman ayağınıza geldi, arayın konuşalım.
Şöyle bir yere ihtiyacımız var.
Girdapta Bir Can
Yâd elden yanıma çağırdım seni
Gelmek istiyorsun, bırakmıyorlar.
Rüyada, mektupta, albümde beni
Bulmak istiyorsun, bırakmıyorlar.
Umutlar hayaldir, acılar gerçek
Çileye mahkûmsun, kim ne bilecek
Ya bir kuru selâm, ya bir top çicek
Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar.
Otuz yıl ağladın hep yana yana
'Yeter, yazık' diyen olmadı sana
Vefasız dostluğa, kalleş zamana
Gülmek istiyorsun, bırakmıyorlar.
'Çalış' derler, ayak bağlı, el bağlı
'Konuş' derler, dudak bağlı, dil bağlı
'Kalk git' derler, kapı bağlı, yol bağlı
Kalmak istiyorsun, bırakmıyorlar.
Aydınlık ararsın her gün, her yerde
Çekerler önüne yedi kat perde
Zulüm kimden gelir, adalet nerde?
Bilmek istiyorsun, bırakmıyorlar.
Yıllar boyu uykuların bölündü
Uçacakken kanatların yolundu
Hayat hakkın vardı, elden alındı
Ölmek istiyorsun, bırakmıyorlar.
(Suları Islatamadım)
Abdurrahim Karakoç
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
✏Arif Nihat Asya / Dua
#MescidiAksa
#MescidiAksa #KadirGecesi #Kudüs #Filistin #İsrail
hicret değilse gitmek nereye gideceksin?
önü sonu kaç dönüm dünya,
nihayetinde irice bir yuvarlak
gitmek insanın kendine arkadan dolanmasıdır..
Söyleyecek şeyimiz olmadığından değil söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarımız hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz.
nasılsın??
İyi diyelim, iyi olsun, sen?
HAYAT KISA, ATLAR UÇUYOR
...
k_i_n_t_a_r_o_u on twitter
''Cennetin rüzgarı atın iki kulağından geçer.''
Ondan bu dörtnala sevdamız.
Modern zamanların en büyük vesvesesi '' benim kalbim temiz '' kuruntusudur. Çünkü akıllarını dünyaya yönlendirenlerin kalpleri şeytanın vesvesesine açık hale gelir. Oysa bize şeytan değil meleğin ilhamına elverişli bir gönül lazımdır. Kalp erdemlere yönelip marifete ve bilgeliğe kapısını açarsa şeytanın yerini bir müddet sonra melek alacak ve insanlık huzura evrilen bir çağın kapısını açacaktır.
İskender PALA
''Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur.''
(Kur'an-ı Kerim, Ra'd, 28)
Son Paragraf'ta bu gün kalbe dair ne varsa İskender Pala'nın yetkin, büyülü kaleminden dinliyoruz. Bazı kitapları sadece okumazsın, bir film gibi izler, dinlersin de bence. Bu da öyle bi kitap. Yeni flörtünüz mü var? Tam hediye etmelik içinden binlerce mesaj iletebilirsiniz karşı tarafa böylece.
Adem ata kalbinin sesini dinleyip arzusunu giderme gayretine düşmeseydi belki de yolu yeryüzünde tövbelere, pişmanlıklara ve umutlara hiç evrilmeyecek; çevresi daralmalar ve genişlemeler, arınmalar ve kirlenmeler, yangınlar ve donmalarla hiç kuşatılmayacaktı. Bu denli önemli mevzu da ortaklaşa toplanıyoruz bu kitapla.
Okunmalı mı? Okunmalı.
Derin bir nefes aldım. Öncekinden biraz hızlı konuşmaya karar verdim. Belki hızlı konuşursam, diye düşündüm, kolayca atlatabilirdim. Ekrandaki sözleri tekrarladım.
''İkinci baş numarasını anlayabildiniz mi? ''Sonra söyledim: Bu konuşma sadece salondakiler için değildi. '' Çocuklarım içindi. ''Son slayta tıkladım; salıncağımızda, sağ kolumda gülümseyen Logan, sol kolumda tatlı Chloe ve omzumda mutlu bir şekilde oturan Dylan ile resmimize.
Randy PAUSCH
Son Paragraf'ta bu gün '' Gerçek bir yaşam hikayesi ''nin ele alındığı bir eseri inceliyoruz.
Pankreas kanseri, 3 ay ömür biçilen dünyaca ünlü bir bilim adamı;
Ama her şeyden önce 1, 2 ve 5 yaşlarında üç tane çocuğu olan ve onlardan ayrılmak istemeyen son derece duygusal bir baba; gelecek yirmi senede çocuklarına öğreteceklerini, günün birinde onların sahiline vuracak bir şişeye sığdırmaya çalışıyor. İşte böyle bir adamın bütün dünyaya ve en başta da çocuklarına miras bırakılmak üzere, yaşamla ilgili -evet ölümle ilgili değil, yaşamla ilgili- çocukluk hayallerimizle ilgili, hayatımızdan sonuna kadar tad almayla ilgili, dostluklarla ilgili, sevgiyle ilgili, kısacası yaşamın tam da kendisiyle ilgili üniversite kürsüsünden yaptığı ''Son Konuşma''ya cümle cümle ortak oluyoruz. İş arkadaşlarınızla belli bir samimiyetiniz var ve kitap mı hediye etmek istiyorsunuz, o kitap bu kitap işte.
Okunmalı mı? Okunmalı.
Doktorun karısı ayağa kalkıp pencereye gitti. Aşağıda çöple kaplı sokağa, haykırıp duran, şarkılar söyleyen insanlara baktı. Sonra başını gökyüzüne kaldırdı ve orasının bembeyaz olduğunu gördü, şimdi sıra bende, diye düşündü. Ani bir korkuyla gözlerini yere indirdi. Şehir hala oradaydı.
Körlük - Jose SARAMAGO
Son Paragraf'ını paylaştığım sinemaya da uyarlanmış olan Körlük kitabı - her ne kadar büyüsü kaçmasın diye henüz filmini izlememiş olsam da- hem psikolojik ve yaşananlardan dolayı ağır ilerleyen bir kitap, hem de olayların hızla geliştiği akıcı bir kitap. Yani iyi bir okursanız sıkılıp yarıda bıraktığınız kitaplarınız arasına girmicektir. Toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken, olaylara duygusal açıdan da yer vererek bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğinin nerelere kadar uzanabileceğine yer veriyor. Bir körlük salgınının şu an yaşadığımız pandemi sürecinden çok daha korkunç gerçekleri yüzümüze vurabileceğini gösteriyor. Aynı yazarın Görmek adlı kitabını da yakın zamanda okuyarak paylaşıcam.
Okunmalı mı? Okunmalı.