"Bu dünyanın hem süsü hem de tüm güzelliği Efendim Muhammed Mustafâ'dır ﷺ"
Xuebing Du
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
RMH

❣ Chile in a Photography ❣
will byers stan first human second
Stranger Things

Product Placement
Noah Kahan

#extradirty

No title available
Sade Olutola
𓃗

PR's Tumblrdome
cherry valley forever
EXPECTATIONS
Jules of Nature
No title available

Andulka
$LAYYYTER
KIROKAZE
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from Netherlands

seen from Argentina
seen from Tunisia
seen from Japan
seen from Costa Rica
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Iraq

seen from United States
seen from United States
seen from Greece

seen from Vietnam

seen from Bangladesh

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Spain
@birrselika
"Bu dünyanın hem süsü hem de tüm güzelliği Efendim Muhammed Mustafâ'dır ﷺ"
Ebû Zerr (رضي الله عنه) şöyle demiştir:
Doğru söz, susmaktan; susmak da yalan sözden daha hayırlıdır. Salih bir arkadaş, yalnızlıktan; yalnızlık da kötü bir arkadaştan daha hayırlıdır.
(ibn Vehb, El-Câmi /35)
Allah’ın dediği olur.
"İman edip salih (iyi ve güzel) ameller işleyenlere gelince; onlar için konaklama yeri olarak Firdevs cennetleri vardır."
Kehf süresi, 107. Ayet
Rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v), Hz. Hatice annemiz ile evlenince insanlar arasında kıskançlıktan birçok söz dolaşmaya başladı. Şöyle diyorlardı:
“Hz. Muhammed (s.a.v) fakir biridir. Hatice ise Mekke'nin en zengin kadınlarından biridir. Böyle bir kadın, fakir bir kimseyle evlenmeye nasıl razı oldu?”
Hz. Hatice bu sözleri işitince, Resûlullah (s.a.v)'in fakirlikle ayıplanmasını istemedi. Bunun üzerine Kureyş'in ileri gelenlerini davet etti. Onların huzurunda:
“Bütün servetimi Hz. Muhammed'e (s.a.v) hibe ettiğime dair sizi şahit tutuyorum. Eğer o benim fakirliğime razı olursa, bu onun asaletindendir.” dedi.
İnsanlar onun bu davranışına hayran kaldılar ve dillerde dolaşan sözler tersine döndü. Bu defa insanlar:
“Hz. Muhammed (s.a.v) artık Mekke'nin en zengini oldu. Hatice ise en fakirlerinden biri hâline geldi.” demeye başladılar.
Bu durum Resûlullahı (s.a.v) hayrete düşürdü ve:
“Hatice’ye bunun karşılığını ne ile ödeyeceğim?” buyurdu.
Bunun üzerine Cebrâil (a.s) geldi ve:
“Allah sana selâm ediyor ve buyuruyor ki: Hatice'nin mükâfatı bize aittir.” dedi.
Mi'raç gecesi Resûlullah (s.a.v) cennete girdiğinde, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir insanın hatırına gelmeyecek derecede eşsiz bir köşk gördü. Bunun üzerine:
“Ey Cebrâil! Bu köşk kimin içindir?” diye sordu.
Cebrâil (a.s):
“Bu, Hatice içindir. müjdeler olsun! Allah onun mükâfatını ne güzel vermiştir!” diye cevap verdi.
Peygamber Efendimiz’in ﷺ mübârek zevcesi, müminlerin annesi Hz. Hatice-i Kübra (r.anha) annemize hürmet ve tazimle selam olsun. Hz. Hatice annemizin o yüce ahlakından, fedakarlığından, sadakatinden ve sadat-ı kiramın yolundan feyiz alabilmek dileğiyle... 🌹
Rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v), Hz. Hatice annemiz ile evlenince insanlar arasında kıskançlıktan birçok söz dolaşmaya başladı. Şöyle diyorlardı:
“Hz. Muhammed (s.a.v) fakir biridir. Hatice ise Mekke'nin en zengin kadınlarından biridir. Böyle bir kadın, fakir bir kimseyle evlenmeye nasıl razı oldu?”
Hz. Hatice bu sözleri işitince, Resûlullah (s.a.v)'in fakirlikle ayıplanmasını istemedi. Bunun üzerine Kureyş'in ileri gelenlerini davet etti. Onların huzurunda:
“Bütün servetimi Hz. Muhammed'e (s.a.v) hibe ettiğime dair sizi şahit tutuyorum. Eğer o benim fakirliğime razı olursa, bu onun asaletindendir.” dedi.
İnsanlar onun bu davranışına hayran kaldılar ve dillerde dolaşan sözler tersine döndü. Bu defa insanlar:
“Hz. Muhammed (s.a.v) artık Mekke'nin en zengini oldu. Hatice ise en fakirlerinden biri hâline geldi.” demeye başladılar.
Bu durum Resûlullahı (s.a.v) hayrete düşürdü ve:
“Hatice’ye bunun karşılığını ne ile ödeyeceğim?” buyurdu.
Bunun üzerine Cebrâil (a.s) geldi ve:
“Allah sana selâm ediyor ve buyuruyor ki: Hatice'nin mükâfatı bize aittir.” dedi.
Mi'raç gecesi Resûlullah (s.a.v) cennete girdiğinde, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir insanın hatırına gelmeyecek derecede eşsiz bir köşk gördü. Bunun üzerine:
“Ey Cebrâil! Bu köşk kimin içindir?” diye sordu.
Cebrâil (a.s):
“Bu, Hatice içindir. müjdeler olsun! Allah onun mükâfatını ne güzel vermiştir!” diye cevap verdi.
“Allah tertemiz olanları sever.”
(Tevbe Sûresi, 108)
“islâm inceliktir, güzelliktir, nezakettir, aydınlıktır, hoşgörüdür, adalettir, temizliktir, dikkattir. eğer bir yerde incelik, güzellik, nezaket, aydınlık, adalet yoksa orada islâm'ın ruhu yok demektir.”
"Evliliğe, para biriktirip çeyiz yapmakla hazırlık yapılmaz. Evlenecek kimsenin yapması gereken ilk iş, kalbi manevi hastalıklardan temizlemek olmalıdır. Nefsi ıslah edip kalbi temizlemedikçe, eşler birbirine fayda etmez."
Mehmet Ildırar
Her fikirde hata, her harekette kaza olabilir. Fikirler zaman ile tashih olunur, hareketler tecrübe ile.
Allah dilediği zaman kulunun önünü öyle bir açıyor ki..
imkansız gördüğünü sana mümkün kılıyor,önünde ne kadar engel varsa kaldırıyor ve seni olman gereken yere ulaştırıyor.
Hatta hiç kimse buna engel olamıyor,ki zaten her şeyi takdir eden Allah’a, kim karşı gelebilir ki?..
Hak yarattı âlemi,
Aşkına Muhammed'in. ﷺ
Allah'ım! Bana işimin ismeti olan dinimi ıslâh et. Yaşantımın içinde olduğu dünyamı ıslah et. Dönüşüm olan ahiretimi ıslâh et. Benim için hayatı her hayır hususunda ziyâde kıl ve bana ölümü her şerden rahat kıl...
iddialı.. 💐
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:“Kendilerine ilim öğrettiğiniz ve kendilerinden ilim öğrendiğiniz kimselere yumuşak davranın.”❤️
📖 (Hâtib el-Bağdâdî,
el-Fakîh ve’l-mütefekkih, 229)
Herkes herşeyin zahmetsiz ve
kolay olmasını istiyor.
Ve o yüzden kolay elde edilen şeylerin de
değeri bilinmiyor.
Halbuki bütün sır,
zahmetteki rahmeti görebilmekte..
~ Abdurrauf Özder ~