Ahzab Suresi 70-71. Ayetler
"Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sözün en doğrusunu söyleyin."
"(Böyle yaparsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır."
"Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
Buradaki "Allah'tan korkun" (ittakûllâh) ifadesi, Allah'ın azabından sakınmak için O'nun emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak demektir. Yani sadece bir korku hissi değil; hayatı Allah'ın rızasına göre yaşamaktır.
"Doğru söz söyleyin" (kûlû kavlen sedîdâ) ifadesindeki "kavlen sedîdâ", eğrilikten uzak, dosdoğru, hakka uygun ve yerinde söz demektir.
Selef âlimleri bunu şu şekilde açıklamışlardır:
Abdullah b. Abbas: "Doğru söz; hak olan sözdür."
Mücahid b. Cebr: "Doğru ve isabetli söz söyleyin."
Katâde b. Diâme: "Sözünüzde doğruluğu gözetin."
Bu âyet; yalandan, gıybetten, iftiradan, alaydan, insanları kandırmaktan ve dini konuda delilsiz konuşmaktan sakındırır. Müminin dili, kalbindeki takvanın tercümanı olmalıdır.
"Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar."
Allah Teâlâ, takva sahibi olup doğru sözlü davrananlara iki büyük müjde vermektedir:
1. "İşlerinizi düzeltir."
Bu ifade çok kapsamlıdır.
Niyetlerinizi güzelleştirir.
Dünya işlerinizde bereket ve kolaylık verir.
İbadetlerinizi daha güzel hale getirir.
Bozuk olan hâllerinizi düzeltir.
İnsanlarla olan ilişkilerinizde hayırlı sonuçlar nasip eder.
Yani kul, dilini doğruluk üzere tuttuğunda bunun bereketi bütün hayatına yansır.
2. "Günahlarınızı bağışlar."
İnsan hata yapar; fakat takva ve doğruluk, Allah'ın mağfiretine vesile olur. Samimi tevbe eden, diliyle ve ameliyle doğruluğu gözeten kulun günahlarını Allah örter ve bağışlar.
"Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse..."
Burada kurtuluşun ölçüsü açıklanmaktadır: Allah'a ve O'nun Resûlü'ne itaat.
Allah'ın emirlerine teslim olmak,
Resûlullah'ın sünnetine uymak,
Dinde hevâ ve bid'atlerden sakınmak,
Emir ve yasakları hayatın merkezine almak demektir.
"Büyük bir başarıya ulaşmıştır."
Kur'an'da geçen "fevzen azîmâ" (büyük kurtuluş/büyük başarı) ifadesi; cehennemden kurtulup cennete girmeyi ifade eder. Dünyadaki makam, mal ve şöhret geçicidir. Asıl başarı, Allah'ın rızasını kazanıp ahirette kurtuluşa ermektir.
Bu âyetlerden almamız gereken dersler:
Takva, müminin hayatının temelidir.
Dilin korunması büyük bir ibadettir.
Doğru söz söylemek sadece yalan söylememek değil; hakkı, adaleti ve hikmeti gözeterek konuşmaktır.
Dilini doğruluk üzere kullanan kimsenin işleri Allah tarafından ıslah edilir.
Allah'ın mağfiretine giden yollardan biri takva ve doğruluktur.
Gerçek başarı; Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederek ahirette kurtuluşa ermektir.
Bu sebeple bazı âlimler şöyle demiştir: "Kulun kalbinin doğruluğu diline, dilinin doğruluğu da amellerine yansır." Bu iki âyet, müminin özellikle dilini muhasebe etmesi ve hayatını takva üzerine inşa etmesi gerektiğini hatırlatan en kapsamlı öğütlerden biridir.