ağzımı burnumu kırmışsın ama bir kaldırımın üzerine narince bıraktığın için teşekkür ederim.

★

#extradirty
KIROKAZE

pixel skylines
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her

Origami Around
No title available
No title available
Stranger Things

titsay
Game of Thrones Daily

No title available

Discoholic 🪩
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
🪼
No title available
NASA
Three Goblin Art
noise dept.

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from United States

seen from United States

seen from Italy

seen from United States
seen from Argentina
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Malaysia
@bitterlimonlu
ağzımı burnumu kırmışsın ama bir kaldırımın üzerine narince bıraktığın için teşekkür ederim.
hiç kimseye bir şey anlatmak istemiyorum. hiç kimseyi anlamak, hiç kimsenin ardından ağlamak, hiç kimseyi anladığım için ağlamak istemiyorum. duvarlara çarpa çarpa, duvar olan ben oldum artık.
Genel Blog
orhan veli - ah neydi benim gençliğim “nerde böyle hüzünlenmek o zaman; içip içip ağlamak, uzaklara dalıp şarkı söylemek; hayat sekiz ben eğlentide; bugün saz, yarın sinema, beğenmedin aile bahçesi; onu da beğenmedin, parka; sevdiğim dillere destan; sevdiğim, meyil verdiğim; ben dizinin dibinde elpençe divan, samanlık seyran. nerde, nerde, nerde böyle hüzünlenmek o zaman!”
Bon Jovi Limited Edition - Always 1994 Montreal, Kanada Konser Kaydı
Önceden yanlış anlaşılmaktan çekinen biriydim durumu izah ederdim. Şimdi kim neyi nasıl anlarsa öyle bırakıyorum uğraşmaya hiç halim yok.
Hiç aşık oldun mu?
Bir gün biri çıktı. Diğer bütün kadınlar gibiydi o da, biliyordum. Belki tek farkı benden daha kötü düşmüştü. Hayattan nefret ederken “mutlu musun” diyebilen bir anne, baba beklentisi gibi gelmişti. Çaresizlik bu ya tutunacak iki dal gibi kaldık birbirimize ya da ben öyle sandım. Düzelirim belki dedim. İlk kez birine aşık oldum böylece. Hayat yerin dibine de soksa yüzüme değen onun elleri olsun istedim. Sonra.. Sonra ne mi oldu? Kendimden vazgeçtim ben. Sokaklar şahit bırakmazdım elini. Tutar sımsıkı tutardım. Ama o takılıp kaldı hep birisinde. Onu öyle bırakıp giden birisine. Şimdi gitmek sadece bir vazgeçiş değil. Yüreğim ilk kez acıyor. Ne acılar çektim bir yüreğim acımaz sanırdım. O da oldu..
"duvarlarım var diyorsun ya, elbette var. evsin.."
“Bir daha sokağından geçmem dedi abi. Yıkıldı şehrim. Yıkıldı içim. Döküldü duvarlarım.”
—
Gözlerimden öp ve de ki, uyu artık çok yoruldun, ben buradayım.
İpin incelmesini bekleme. Biri bir yanlış yaptı mı, onunla aranda ki bütün bağları kopartıp at. Yok düzelir, yok yola gelir geç bunları. Bu gözler aynı hatayı tekrar yapmayanı daha görmedi.
Deseler ki şu dünyada seni en çok ne yordu yemin ederim olacakları önceden hissetmek derdim.
Cidden kimseyle bir alakam kalmasın istiyorum. Kimse bana bulaşmasın benim zaten kimsede gözüm yok. Herkes gittiği ve kaldığı yerde mutlu olsun.
“Ben istiyorum ki artık birine zırhlarımla, duvarlarımla gitmem gerekmesin.ben istiyorum ki kimseyle savaşmam gerekmesin.”