
if i look back, i am lost
Game of Thrones Daily

No title available

ellievsbear
The Stonewall Inn
cherry valley forever
$LAYYYTER

pixel skylines
I'd rather be in outer space 🛸

★
h

titsay
noise dept.
Show & Tell

No title available
No title available
YOU ARE THE REASON
No title available
Xuebing Du
he wasn't even looking at me and he found me
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Bolivia

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from South Korea
seen from United States
seen from Vietnam
seen from United States

seen from Germany
seen from United Kingdom

seen from Switzerland
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Vietnam
seen from Canada

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Germany
@blackkno1
Wang Muyuu(王牧羽 Chinese, b.1975)水生万物 2021 纸本设色
Lei Xue: 'Drinking Tea' (2009)
Smashed Cans Sculpted and Hand Painted in the Traditional Style of Ming Dynasty Porcelain.
FANTASIA (1940) “Night on Bald Mountain”
Merve Dizdar, Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği ‘Kuru Otlar Üstüne’ filmindeki rolüyle Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı.❤️👏🏻🎉
Merve Dizdar Cannes’da aldığı “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü sonrası çok güzel bir konuşma yaptı. Dizdar, "Kendine layık görülenlere boyun eğmeyip eyleme geçen, bu uğurda her şeyi göze alan tüm kız kardeşlerim ve Türkiye'de hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyenlere armağan ediyorum” diye konuştu.
Kendisi bir ilk oldu ama ondan cesaret alan genç kadınlar eminiz ki devamını getirecek. Tebrikler Merve Dizdar!
Persepolis (2007), France, Iran, dir. Marjane Satrapi, Vincent Paronnaud
Serial Expriments Lain, Layer 02 - Girls
Çok sevgili Baba;
Geçenlerde bir kez senden korkuğumu öne sürmemin nedenini sormuştun. Genellikle olduğu gibi vericek hiçbir cevap bulamadım. Kısmen tam da sana karşı duyduğum bu korku yüzünden, kısmen de bu korkuyu gerekçelendirmek üzere konuşurken toparlayabileceğimden çok daha fazla ayrıntı gerektiği için. Ve şimdi burada sana yazılı bir cevap vermeyi deniyor olsam da fazlasıyla eksik kalıcaktır. Çünkü bu korku ve onun etkileri senin karşında yazarken de ket vuruyor bana ve dahası meselenin büyüklüğü hafızamın ve aklımın sınırlarını çok aşıyor. Bu mesele, sana daima çok basit göründü, en azından benim karşımda ve hiçbir ayrım yapmadan başka pek çok insanın karşısında söylediğin kadarıyla durum sana yaklaşık olarak şöyle görünüyordu; bütün hayatın boyunca çok çalıştın, herşey çocukların özellikle de benim için feda ettin. Ben ise bunun sonucunda günümü gün ederek yaşadım. İstediğimi ögrenmek konusunda sınırsız özgürlüğe sahip oldum. Açlık kaygısı, daha doğrusu herhangi bir kaygı duymadığım için hiçbir nedenim olmadı. Sen ise bunun karşılığında minnettarlık beklemedin. Çocukların minnettarlığını bilirsin. Ama en azından herhangi bir yakınlık , bir duygudaş işareti bekledin. Oysa ben eskiden beri senden saklanıp odama,kitaplara, çılgın arkadaşlara, aşırı fikirlere sığındım. Seninle asla konuşmadım. Asla seninle Sinegog' a gitmedim. Franzetpat' da senin hiç ziyaret etmedim. Bunun dışında da aile menfuuma hiç sahip olmadım. İşle ve senin diğer sorunlarına ilgilenmedim. Fabrikayı senin başına sardım ve sonrada ortada bıraktım. Notla' nın dikbaşlılığını destekledim. Ve senin için parmağımı bile kıpırdatmazken : sana bir tiyatro bileti bile getirmiyorum. Yabancılar için herşeyi yapıyorum.
FRANZ KAFKA- BABAYA MEKTUP ( kısa bir bölüm)
Çünkü sen benim için her şeyin öncüsüydün.
"...tüm olumsuz özelliklerim, yani zayıflık, özgüven eksikliği, suçluluk duygusu öfkeyle birleşip evlilikle arama bir sınır çekiyordu."
— Babaya Mektup, Franz Kafka
"Sözlerin ve yargılamalarınla bende bıraktığın bir nevi keder ve utanç yükünden tamamen bihaber olmanı hiçbir zaman anlayamadım. Hiç kuşkusuz benim de seni sözlerimle incittiğim olmuştur ama ben bunu yaptığımın hep farkındaydım; ne kadar acı çeksem de kendimi bundan alıkoyamıyor, kelimeleri bir türlü yutamıyordum ve söyler söylemez de pişmanlık duyuyordum. Ama sen, bir an olsun bile düşünmeden eleştirilerde bulunuyor, kimse için üzülmüyordun; ne söylerken ne de sonrasında. İnsanları sana karşı tek kelimeyle savunmasız bırakıyordun. "
- Franz Kafka
"...ve bunların hepsini öyle berbat, alttan alta öyle öfkeli bir ses tonuyla söyleyip suçlar gibi konuşursun ki o gür sesin çocukluğumda tüylerimi diken diken ettiyse de artık o kadar etkili olmuyor."
-Franz Kafka
Sonrasında senden gelen tek cevap şu oluyor: "Ne istiyorsan onu yap, bana göre hava hoş; yetişkin insansın, sana öğüt verecek halim yok." tüm bunları öfkenin ve katıksız yargılamanın o korkutucu boğuk hırıltısıyla söylüyorsun.Bugün bu ses karşısında tıpkı çocukluk çağımdaki gibi titremememin sebebi, çocukluğun salt suçluluk duygusunun yerini ortak çaresizliğimizin idrakına bırakmasıdır.
-Babaya Mektup
Sende hiçbir etki yaratmayan şey, benim mezarım olabilir.
Babaya Mektup ~ Franz Kafka
Art History
Yoshi Busan (부산대타투)