-Hayatımdaki pek değerli 3 adama-
-Kayboldum sen gittiğinde.
Hüzne düştüğümde, umudumu kaybettiğimde, ateşlenmem gerektiğinde sadece bir sesin beni harekete geçirdiğini öğrendiğimde her şey için çok geçti ve ben 25 eylül akşamüstü sularında kayboldum. Elinde olsaydı, gitmezdin biliyorum.
Ölüm bir kara delik ve beraberinde bağlantısı olan her şeyi içine çekip yok ediyor. Fazla bir seçenek de yok zaten.
-Sen çok uzaktaydın ve sana varamazdım.
"Herkes kendi sığınağını yaratır, sen bana o oldun." cümlesindeki insana sığınmaktansa epeyce uzaktım. Her şey ve herkes gibi sana da kızgınım, "herkesin sığınağı kendisi olmalı" demeliydin, sana gelemedim kimseye de gidemedim. Kendime ise hiç sığınamadım, bunu bana böyle söylemeseydin kabullenmem daha kolay olurdu. Sana olduğunu bilmediğin bu paragrafı okuyorsan eğer bil ki göğsüne yaslanıp ağlamayı dört aydır bekliyorum. Ama bugün vazgeçtim.
-Ve sen, aşık olduğum adam,
Bu sana son gelişim, çok zorlanıyorum. Hiç ışık olmayan sokaklarda yürümemin, umuda bağlanan aitliğimin, sonsuzluğa dayattığım belirsizliğimin ucunu yumuşak bulutlara uzattım. Nerelere ulaşırsan ışık saçacağına, umutlar yeşerteceğine, sonsuzluğun güzelliğini taşıyacağına eminim.
Hoşçakalın.












