Yeter bu dünyanın cefası derdi…
#Yeter

祝日 / Permanent Vacation
Cosimo Galluzzi
Today's Document
No title available
DEAR READER
Peter Solarz
$LAYYYTER

★
Lint Roller? I Barely Know Her
macklin celebrini has autism
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
One Nice Bug Per Day
Mike Driver
Stranger Things

JVL

JBB: An Artblog!

Kaledo Art
AnasAbdin

Discoholic 🪩
tumblr dot com
seen from Pakistan

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from Venezuela

seen from Belgium
seen from Venezuela
seen from Venezuela
seen from Venezuela
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@canan-tuna
Yeter bu dünyanın cefası derdi…
#Yeter
''Altını çizdiğim bir kitabı birine verirken çekinirim. Sanki yaralarımı teslim ediyormuş gibi, sanki "bak benim buralarım çok ağrıyor" der gibi.''
Neden birine güvenmek zor biliyor musun?Hayatının tam ortasında seni her koşulda anladığını düşündüğün birinin bir süre sonra aslında seni hiç anlamadığını, anladığı zamanlarda da yanlış anladığını görüyorsun.
Bir bakıyorsun en zayıf yanından, savunmasızlığından vuruyor seni. Sonra diyorlar ki; insanlara güvenmelisin! Oysa tüm yaralarımızda en çok güvendiklerimizin parmak izi var.
Bilmiyorlar...✒️📖
Bazen komik diye düşünülen yorumlar yapıyorlar. Bir tanesi: ‘Allah'ım beni zenginlikle sına!’ Misal: Metastaz evresinde kansersin. Karun'sun.. Nasıl. Güzel mi sınama?
glysunflower
Bu Aralar
Biraz Dünyalık Sevgilere Daldık
Biraz Bahara Aldandık
Belki Eskisi Gibi
Seninle Fazla Yalnız Kalamıyoruz Artık
Lakin Herşeye Rağmen
Değişmeyen Birşey Var
Mahçubiyetimi ve Dahi Acziyetimi
Her Dem Yine de
En Güzel Sana Anlatabiliyorum Ya Rab
Yalnızdım, tek başına değildim, ama müthiş yalnızdım..
“Aklın âfeti, devamlı ve lüzumsuz çekişme yapmasıdır. Îmânın âfeti, inkârdır. Amelin âfeti, tembelliktir. İlmin âfeti, iddiâ sâhibi olmaktır. Sevginin âfeti, şehvet yolunu tutmasıdır. Tevâzûnun âfeti, tahkîr olunacak derecede kendini aşağı tutmaktır. Sabrın âfeti, Allahü teâlâdan başkasına şikâyette bulunmaktır. Zenginliğin âfeti, hırsdır. Azizliğin, büyüklüğün âfeti, böbürlenmektir. Cömertliğin âfeti, israftır. Arkadaşlığın âfeti kavgadır. Anlayışın âfeti, münâkaşadır. Allahü teâlâya duâ etmenin âfeti, baş olmaya meyilli olmaktır. Zulmün âfeti, yayılmasıdır. Adâletin âfeti, intikam hâlini almasıdır. Hürriyetin âfeti, sınırları aşmaktır.”
Ali Havâs Berlisi
Yaralısın, Hastasın Ve Delisin
yaralısın sen, içindeki korkularla boğuşacaksın ömür boyu.
bir köşeye geçecek ve sokağı izleyip iç çekeceksin. hastasın sen, her ismin anıldığında delicesine acıyacak isimsiz yanların. garip bir mesele bu, isminle bile barışamamışsın. öyle kendine yabancı, öyle kendine karşı, öylesine de çocuksun.
delisin sen. bir saç teline yazılar yazacak, bir kaburganın anatomisini en derinine kadar ezberleyecek ve çoğu kadını kendine hayran bırakacaksın. yine de eninde sonunda akşam olduğu zaman herkes evine bir lokma huzur götürürken sen delicesine bir nefret götüreceksin.
sevmek isteyeceksin. çünkü sevmeye en çok aklı erip sevmeye kalbi ermeyenlerdensin. açacaksın kollarını, gözlerini kapayacak ve vücuttan vücuda saracaksın kollarını. her defasında huzuru buldum sanacak ve yanılgılarınla çırpınacaksın.
canın ses istemeyecek, bir balkonda bir demlik çaya sığınacaksın; canın nefes almak istemeyecek hiç pençesinden kurtulamadığın ilaçlarına ve ritimsiz şarkılarına sığınacaksın.
güçlüsün, kuvvetlisin, üstelik tehlikeli bir zekan var. kolay kolay yıldırmıyor hiçbir şey seni ama hastasın sen. ruhunda bir kanser var ki, yakana yapışmış, bırakmıyor nefsini. ellerine yapışıyor o kaçıp kurtulamadığın isteklerin ve kuvvetli arzuların. titriyorsun, korkuyorsun, kimlere sığınsan, nerelere kaçsan bilemiyorsun.
dört duvarın arasındaki çaresiz kadın da sensin, bir masada insanları çevresine toplayıp dünyayı kurtarmaya koşan kadın da… bir dağ gibi heybetli bir çöl gibi yakıcısın.
en çok kendine yabancısın. bir keşfetme arzusudur, tutturmuş gidiyorsun. kendini hiç mi hiç tanımıyorsun. öfkelerini sarıyor, sarmalıyor sanki kefenin cebi varmış gibi onları biriktiriyorsun. hafızan nasılda kin ve nefret kokuyor! nasılda rutubetli ömrünün her yanı! adım atmana izin veriyor mu acaba omzundaki yaşanmışlıkların ağırlığı?
derdin kaynağını bilen kadın da sensin, derde hikmet bulan da… derdin dermanını bilende sensin her gönülde derman arayanda… kimsin sen?
EMRE
Osmanlı yok edilemezdi. Ama nesillerin birbiriyle olan devamlılığı bozulabilirdi. Harf inkilabı altı yüz yılı rafa kaldırdı. Ve tarihsiz bir memleket ibda etti. "...Dilsiz bir nesil, davasız bir nesil. Mazisinden kopan, âtiye bağlanamayan bir nesil. Ya Batılılaşacaktık, Hint gibi, Japonya gibi. Ya maziye dört elle sarılacaktık. Dilini ve dinini kaybeden millet. En büyük talihsizliğimiz bu afyonlayıcı rahat."
Jurnal / Cemil Meriç
bize katından bir Rahmet ver ..
( Kehf-10)
“Senin bir saman çöpü kadar değer vermediğin yıkık gönül, Arş’tan da üstündür, Kürsî’den de, Levh’ten de, Kalem’den de!.. Hor bile olsa gönlü hakîr tutma! O, horluğuyla yine de üstünler üstünüdür. Yıkık gönül, Allâh’ın nazar ettiği varlıktır. Onu yapan can ne mübârektir. Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönlü tâmir etmek, Allah katında birçok hayır hasenattan daha yeğdir... Sus! Her kılında ikiyüz dil olsa da söylesen, gönül, yine de anlatılamaz.”
Hazret-i Mevlânâ
’ günün en güzel postusun 🌸🌻🧡
İnnallâhe azîzun zuntikâm...
Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur; Ah aklımdan ölümüm geçer; Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki: - Pervam yok verdiğin elemden; Her mihnet kabulüm, yeter ki Gün eksilmesin penceremden!
"Ben hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım...."