-15 C temperature photography love :) Olympus E-M10 + OLYMPUS M.25mm F1.8 "Handheld" ƒ/1.8, 25.0 mm., 1/5 second, iso 640
Today's Document

titsay

❣ Chile in a Photography ❣
Misplaced Lens Cap
Peter Solarz
d e v o n
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around
Lint Roller? I Barely Know Her

shark vs the universe
trying on a metaphor
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Jules of Nature

Kaledo Art

No title available
noise dept.
Sade Olutola
No title available
will byers stan first human second

seen from Türkiye
seen from Indonesia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from United States

seen from Canada
seen from South Korea
seen from Tunisia
seen from United States
seen from United Kingdom
@ciddibiri
-15 C temperature photography love :) Olympus E-M10 + OLYMPUS M.25mm F1.8 "Handheld" ƒ/1.8, 25.0 mm., 1/5 second, iso 640
for whom the bell tolls ! Coming for you ! City way with Olympus PEN E-PL3 + 14-42 R II kit lens
Sweet home - Olympus PEN E-PL3 + 40-150 R
CPU with Olympus PEN E-P5 + Vivitar 55mm. F2.8 macro manual lens
CPU with Olympus PEN E-P5 + Vivitar 55mm. F2.8 macro manual lens
Brüksel, Brussels, Bruxelles, Brussel
With Olympus PEN E-P5 + 14-42 R II kit lens
Building anim gif, from darkness to daylight ! With Olympus OM-E E-M10 + 25mm. F1.8
Brüksel, Brussels, Bruxelles, Brussel
With Olympus PEN E-P5 + 14-42 R II kit lens
Brüksel, Brussels, Bruxelles, Brussel
With Olympus PEN E-P5 + 14-42 R II kit lens
Big Chefs & Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu İhlali
Herkese merhabalar,
Öncelikle belirtmemde fayda var, burada yazılan her şey konuşmalarla kayıtlıdır. Burada abartı, uydurma, yanlış tek bir bilgi bile bulunmamaktadır.
(Edit3: Buraya aşağıdaki bir paragrafı tekrar iliştiriyorum: Çünkü en yetkili ilgili müdür Etiler Big Chefs’te yaptığı toplantıda bana ‘n’olacak canım, insanlar her gün yazıyor, garson kötü yemek kötü ohooo sen de yazarsın olur biter herkes gibi senin de yorumun geçer gider’ dediği için bunu yapıyorum. Ağlanmak-sızlanmak için değil.)
Şimdi konumuza dönelim.
Ben Can, Can Direkli.
Bir kısmınız beni iş hayatından, bir kısmınız sosyal medya üzerindeki paylaşımlarımdan tanıyorsunuz. Blog hayatından Instagram’a; Snapchat’ten Youtube’a her kanalda aktif içerik paylaşan ve sosyal medyada kendim kadar yediğime içtiğime/gittiğim mekanlara da yer veren bir adamım.
Beni takip ediyorsanız ya da arkadaşımsanız, Big Chefs’i ne kadar çok sevdiğimi, çoğu hafta sonu kahvaltılarımı orada geçirdiğimi bilirsiniz. Hatta Nişantaşı City’s Big Chefs’te çalışan Özge Hanım’ın bizi görünce ‘her zamanki kahvaltıdan mı?’ diyerek siparişimizi aldığını da ben buradan belirtmiş olayım. Kendisi de bunu teyit edecektir. Onları çok sevdiğim için bugüne kadar bir sürü fotoğraf ve video paylaştım orada; kendi isteğimle. Yine kendi isteğimle onların bana karşı takındıkları tavrı da paylaşmakta bir sakınca görmüyorum. Fotoğraflardan sonra konuya devam ediyorum.
31 Aralık 2015 günü yakın bir arkadaş grubuma, yıl sonu kahvaltısı için Big Chefs’e gitmeyi teklif ettim. Aslında çok fazla alternatifimiz vardı ama hem orada kendimi evim gibi rahat hissettiğim için hem de çok sevdiğim için Big Chefs konusunda ısrarcı oldum.
Yine eğer beni takip ediyorsanız, belki aynı gün Facebook ve Snapchat hesaplarım üzerinden paylaştığım aşağıdaki görseli de görmüşsünüzdür.
Tesadüf bu ya, orada olan 50 tane masadan bir tanesini seçtik ve oturduk. Bu ‘Fikir ve Sanat Eseri Kanunlarının İhlali’ne de burada tanık olmuş oldum.
(Edit: Arkadaşlar, ekşi’de yazılanlardan sonra bir edit ihtiyacı hissettim. Fotoğraflar aynı değil çekilen ve kullanılan denmiş. Evet öyle; ben aynısını kullandıklarını iddia etmedim. Bu çekilen fotoğraf da benim makinemdedir, sırasıyla bulunmaktadır. Aşağıda ekledim :) Benim bile paylaşmadığım bir fotoğraf diye belirtmiştim. Yani Instagram’da paylaşmışsın zaten sen halka açmışsın değil mevzu. Uzun uzadiye detaylarda konuyu kaybetmek istemedim. Size göre ‘yeterince derdim yok mu?’ bir durum zaten. Bu her gün, çok fazla insanın başına gelen bir durum. Para verdiğiniz ürünün bozuk çıkması gibi bir şey bu da. Bir yerlerde bir şeyler bozuk. Derdim o. Sadece bunun üzerinden para kazanan insanların bunlarla ne sıklıkta uğraştığını ben de sektördeki biri olarak oldukça iyi biliyorum. Uyanıklık etmeye çalıştığım da yok. )
Eylül 2012’de, Türk Denizbank hisselerinin %99.85’ini satın alan Sberbank ile birlikte; Denizbank’ın 360 derece iletişiminde kullanılan bu görsel, 2015 yılının Mart ayında, benim tarafımdan çekilmiştir.
Ben bu görseli paylaştıktan sonra, araya yeni yıl tatili de gireceği için başka hiçbir aksiyon almadım. Nasıl olsa Denizbank ve/veya Big Chefs’ten birileri elbet bunu görür (gerek kendi merkez ofislerinden, gerekse ajanslarından) ve benimle iletişime kendileri geçerler diye düşündüm.
Bu görseli paylaştığım mecralarda tanıdığım ya da tanımadığım bir sürü insanın yorumları; beni şahsen tanıyan ve çoğu fotoğrafçı olan arkadaşlarımın peşisıra telefon ile aramaları sonrasında herkesin söylediği şey ortaktı:
‘Direkt ihtar çek ve fatura gönder; yazdığın meblağyı sana ödemek zorundalar. Uğraşıp da kendini yormana/üzmene gerek yok. Lütfen bu işin peşini bırakma’
Fakat ben bunu yapmadım, çünkü olayın arka yüzünü öğrenmeden birilerinin canını yakmaya gerek olmadığını düşündüm. İyi niyetimden.
Günün sonunda, bu şirkette de çalışan birileri vardı ve sebebini bilmediğim bir şeyden dolayı kimsenin iş hayatını tehlikeye atmak ve bu kişileri zor durumda bırakmak istemedim.
Beklediğime değdi (ya da en azından o an için öyle düşünüyordum) ve 5 Ocak Salı günü akşam saatlerinde Big Chefs’in ilgili müdürü beni aradı. Totalde 95-100 dakikayı bulan telefon konuşmasında ben derdimi anlattım.
Başıma gelenleri, kronolojik olarak paylaştım. Bahsi geçen fenomenin fotoğrafı kendi çekmiş gibi verdiğinden adım gibi emin olduğunu söyledim. O da bana ‘Tam olarak öyle olmadı ama daha önceki ilgili müdürün belgelerinde ‘Fenomen’in Adı’ isimli bir klasörün içerisinden bu görsel çıktı ve Denizbank yüzlerce görsel arasından bunu beğendi; bu nedenle bu fotoğrafı 360 derece iletişimde kullandık’ dedi.
Genel olarak konuştuğumuz tek şey fotoğrafın benim olmasıydı, bu bir eserdi ve onun da dediği gibi yüzlerce fotoğraf arasından bu seçilmişti. Yani bu görsel ‘çok kıymetli’ydi. İlgili müdür ise ‘Biz bu içeriklerin parasını bu fenomene ödedik. Sana bunun için tekrar para ödemeyiz çünkü bu işin parası ZATEN ödendi. İlgili müdürler de CEO da asla buna tekrar para çıkmaya yanaşmaz’ demesinden ibaretti.
Ben aslında genel olarak hiç ‘bana para ödeyin!’ demedim. Sadece onlara ‘benim olması gereken paranın başkasının cebine çoktan girdiğini de onun bunu çoktan harcadığını’ telaffuz ettim.
İlgili müdür ise sürekli o dönemde orada çalışan ilgili müdürün bu fenomeni tanıdığını, bu nedenle iş yapıldığını, fakat sonrasında bu kişi işten çıktıktan sonra elindeki işleri ve önceki projeleri aktarmadığı için yapılan işlerde kopukluk olduğunu; bu nedenle fenomen ile sözleşme yapılıp yapılmadığını, ne kadar para ödendiğini bilmediğini anlatıp durdu.
Artık sıcaktan patlamak üzere olan telefonumu kapatmak zorunda kaldığım için, ilgili müdüre kibarca ‘siz tüm bu durumları değerlendirin; bana kendiniz bir çözüm yolu ile gelin. Ben size bana para verin ya da bana şunu yapın bunu yapın ile gelmiyorum. Benim fotoğrafımı size veren şahsın farklı olaylarını da duyduğum ya da maruz kaldığım için, bu kez elim kuvvetli olduğundan bu işin peşini bırakmak istemiyorum, sadece bu.’
Dedim ve kapattık. Sonrasında tekrar aradı ve yine 1 saate yakın telefonda konuştuktan sonra beni Big Chefs’in daha yetkili olan ilgili müdürü ile birlikte bir araya getirmek istediğini söyledi. Ben de seve seve görüşeceğimi söyledim.
14 Ocak Perşembe günü akşamüstü saatlerine bir toplantı set edildi; işten izin aldım, gittim.
Toplantıda daha yetkili olan ilgili müdür şunu söyledi:
‘Ben bu fenomeni aradım. Bana dedi ki ‘Ben size bu içerikleri verdim, paramı aldım, üzerinden aylar geçti, gerisi beni bağlamaz’ ve kapattı telefonu. Ben şimdi ne yapayım?’
Ben de dedim ki: ‘Siz bu kişiyle bir sözleşme imzalamadınız mı? Size nasıl bunu söyler?’ Cevap: SESSİZLİK.
Big Chefs ekibine konu ile ilgili bir sürü çözüm yolu buldum. Ayrıca bir içerik partnerliği yapabiliriz sizin bu fenomen ile yaptığınız gibi, ya da insanların önerdiği gibi bana belli bir meblağ ödersiniz çünkü burada dijital bir fotoğrafı şubelerdeki masalarda giydirme olarak kullanıyorsunuz bunun ederi normalde çok yüksekken ben sizden ufak bir meblağ alabilirim… Ya da hepsini unutarak sizin önereceğiniz başka bir çözüm varsa seve seve buna da razıyım yeter ki bana bir çözümle gelin… dedim durdum. (Edit2: Buradaki durum da hiç öyle, önce para istemedi sonra para istedi hikayesi değil. Yani inandırıcılığı zedeleyen bir şey olduğunu düşünmüyorum. Para hep mevzuuydu ama tercihimin bambaşka şeyler olduğu başından beri belliydi. Binlerce kez dikte ettim. Telefon kayıtlarında da bol bol telaffuz ettiğim ‘Haftalardır konuşuyoruz, bana ‘biz de şöyle bir şey düşündük Cancım’ diye bile gelseniz mutlu olacağım. Siz tutturmuşsunuz ‘kabul etmiyoruz, kabul etmiyoruz! Karşıma çözümcül bir adımla/yolla gelin’ idi. Onlardan çözüm yolu beklememin sebebinin de bu fenomen özelinde duyduğum/deneyimlediğim başka olayların da yaşanmış olmasıydı. Birazcık ‘artık ben buna bir son diyeyim’cilik belki. Ve tüm bunlara karşılık markanın bana karşı olan profesyonellikten uzak tavrı. Lütfen fotoğrafı, gerçekten büyük görelim.)
İlgili Genel Müdür bana ‘yani anlamıyorum ki sende sevimli bir çocuksun, böyle iyi niyetli duruyorsun; kibar kibar konuşuyorsun, beyefendisin ama gelmiş benden para koparmaya çalışıyorsun ne ayıp hiç senin beyefendiliğine yakışıyor mu?’ dedi. Ben de para koparmaya çalışmadığımı, binlerce yol sunduğumu ve onların sundukları yollara da açık olduğumu belirttim. Tekrar tekrar….
O da ‘canım nedir yani bunun ederi 3 kahvaltı mıdır? 5 yemek midir? Ismarlarız biter’ ile devam ettirdiği için daha fazla dayanamadım ve yanlarından kalktım.
Daha sonrasında yanlarından ayrılarak, o zamana kadar iletişimde olduğum ilgili müdür’e bir çözüme varıp bana haber vermelerini söyledim.
Tüm bunlar olduğu sırada, Big Chefs’in aslında bu fenomen ile bir sözleşme dahi imzalamadığını öğrendim!
2 avukat arkadaşımla konuyu enine boyuna konuşarak, ilgili müdürü son kez aradım ve durumları anlattım. O’na:
· Bana ait olan fotoğraf, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde eser olarak değerlendirildiği için; izinsiz paylaşılması, online'da ya da offline'da kullanılması kanuna aykırıdır. · Bunun yanında, izinsiz kullanılan bu eser üzerinde, eser sahibinin ismi belirtilmediği için, bir de manevi tazminat hakkım bulunmaktadır. · Tüm bunların yanında olay sosyal medyaya intikal eden bir durumda olduğu için, ben mağdur edilen taraf olarak olayı tüm açıklığıyla şahısları ve tarafları telaffuz ederek açıklama ve paylaşma hakkına sahibim.
Durumlarını belirttim ve sonrasında tekrar tekrar belki 15. ve son kez kendi avukatlarıyla bu konuyu konuşup bana dönmelerini istedim.
İlgili müdürün yanıtı: ‘Biz bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyoruz, böyle bir şey olmadı. Biz bunu fenomenle çözeceğiz, bundan sonra seninle de iletişimde olmayacağız; istediğin hukuki süreci başlatabilirsin’ idi. Ve ben de konuyu böylece kapattım.
Konuyu neden mi kapattım?
İhtar ve dava süreçlerinde maddi/manevi güç harcamayı istemediğim ve Türkiye’nin en güçlü iş kadınlarından biri, Big Chefs’in CEO’su olan kişi ile karşı karşıya gelmek istemediğimden; tüm bunların yanında tabii ki asla konunun bu noktaya gelmesini istemeyip, hep güler yüz ve iyi niyetle, çözümcül yollarla kapatmaya çalıştığım için devam etmedim.
Fakat, Fikir ve Sanat Eseri Hırsızlığı gibi iddialı bir durum apaçık ortadayken ‘Biz bunu kabul etmiyoruz böyle bir şey olmadı’ şeklinde konuyu kapatabildikleri için; tamamıyla markanın tavrı ve tutumu beni bu yukarıda yazdığım detayları açıklamaya itti.
Eğer sıkılmayıp buraya kadar okuduysanız, sizden ricam bunu paylaşabildiğiniz tüm mecralarda paylaşmanız.
Dediğim gibi, yazılan her şey, olduğu gibidir ve konuşmalarda bulunmaktadır.
İşi hukuksal boyuta taşımak tabii ki son çarelerimden biri arasında olduğu için her şey bende arşivli olarak duruyor..
Ama burada markanın bana karşı olan tavrının terbiyesizliğine ben de aynı yanıtı vermeden, onlara sadece sosyal medyanın ne kadar güçlü bir platform olduğunu göstermek için yapıyorum.
Çünkü en yetkili ilgili müdür Etiler Big Chefs’te yaptığı toplantıda bana ‘n’olacak canım, insanlar her gün yazıyor, garson kötü yemek kötü ohooo sen de yazarsın olur biter herkes gibi senin de yorumun geçer gider’ dediği için bunu yapıyorum. Ağlanmak-sızlanmak için değil.
Sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Paylaşmanız ricasıyla.
İyi günler dilerim.
Come fly with me! Captured with an Olympus PEN E-PL6 by Flickr user Ciddi iyi1i.
Stella Nox Fleuret from Final Fantasy XV
weeeell, still gotta work on the hair, but yeah, I’m trying to do some painting.
Used a reference picture for that.
Made with Mischief: http://www.madewithmischief.com/
Aqua life in my bath !..
Medieval times castle
Park turundan bir sahne...