Coook uzun aradan sonra ..
Bazen bi müziğe takılır gidersin de eski hissettiğin şeylerin yanında bulursun kendini. Kişinin değil , kendi emeğinle hissettiklerinin. Okursun kalemine takılıp buralara düşen cümleleri , yaşadığına saygını yitirmez " neden yazmışım yaa ne saçma " diye dusunmezsin ama tebessüm eder hatta bi güzel kendini kutlarsin.. Yerinde saymadigina, geriye dönüp baktığında seni bugünkü insan yapan şeyler için kendini kutlarsin, gücünü kutlarsin acinan gözlerden imrenilcek gözlere maruz kaldigin için. Ve sonra seni bu kadar güçlü yapabilecek kişileri animsar bir de onları kutlarsin. Sana "asla" dediklerinin aslında okadar da net konusulmayacak şeyler olduğunu ogrettikleri için. Ve en güzeli de tek kişi yapar bunu. En bitik zamanında çıkarır Allahim onu karşına " bütün cektiklerinin karsiligini alicagina inaniyodun ya işte o gün bugün " diyerek çıkarır. Sen yeni bi şükür sebebi kazanirsin. Diğerleri gibi yara bandı değilde direk ilaç olduğu için hergün uyandiginda onun hayatında olmasına sükredersin. O hayatında olduğu için başka hiç kimseye ihtiyacin kalmaz. Neden daha önce tanimamisim diye dusunursun ama bilemezsin ki cefasiz sefa olmaz. Eğer önceki yasadiklarim olmasa değerini bilemezdim ki bu kadar sevmenin sevilmenin. Giyemezdim ki tereddütsüz o beyaz gelinliği. Mutluluğu yasayamazdim ki. İçimde hala acilmamis kilitli kapılar var ama kalbimde kilitli artık , tek bi insan sonsuza kadar içerde olaraktan. Fakat bazı insanların sınavları yaşadıkları süre boyunca devam edermış biri bitse öbürü baslarmis.. Sanırım bende o insanlardanim. Bu seferde gurbet girdi araya.. Evliyim ve dünyanın en mutlu insanıyım , hergün onunla uyandigim için binlerce kere sukrediyorum ama bu sefer de mesafeler giriyo aramıza. Ben istediğim her an sarilamiyorum ona , akşam işten geldiği zaman hergün ben karsilayamiyorum. Bi süre daha böyle ve ben bu durum yüzünden çok yoruldum. Bu sene beni çok yordu.Özlem ne kadar bok bir sey. En az mesafeler kadar bok yani. Mesafe kavramıda duygusal bi sey zaten senin yanında degilse eğer 1 kilometre bile çok uzun bir mesafe hatta 800 kilometreyle arasında ne fark kalıyo göremedikten, sarılamadıktan sonra. Her gün sevgilisiyle olanlar bilmez ki her sabah kalkıp her seyden önce kac gün kaldıgını hesaplamayı, kendini avutamazlar ki tarihe bakıp az kalmıs iste ya diyerek. İşin kötüsü her gece onun iyi geceler mesajına sırıtıp telefonu bırakınca yastıga kafanı koydugun an içinde bir anda olusan, yüz ifadeni saniyeler içinde değiştiren içine dolan o hüznü anlayamazlar ki. Uyuyana kadar kafandan gecip karnında agrıya dönüsen o sızıyı bilemezler yani. Hele ki sey var ya telefonda böyle tatlı bir sey söyler. Sarılasın gelir o aradaki tüm yolları unutup kucaklayasın gelir. Nereden bilecekler ki onlar böyle şeyleri. Tek yol sabır insanın sabrıyla denenmesi gibisi var mı. Sabretmenin kötü yönü şu ki; tükense bile yolun yok devam etmekten baska hiç bir çaren yok. dünya böyle adaletsiz çünkü ben gün boyunca yüzlerce insan görebilirim ama bagımlı oldugum ten ile aramda kilometreler olmak zorunda, engeller olmak zorunda..













