Şu an kimsenin olmadığı sahildeki bir şezlongda deniz kokusu ve dalga sesi eşliğinde üşüyerek uyumak için birçok şeyi feda edebilirdim.

titsay
I'd rather be in outer space 🛸

Love Begins
cherry valley forever
Peter Solarz

No title available
styofa doing anything
Today's Document

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi

No title available

tannertan36
sheepfilms

#extradirty
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

★
hello vonnie
No title available
occasionally subtle

Product Placement

seen from Malaysia
seen from Kazakhstan
seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from France

seen from Malaysia

seen from France
seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Argentina

seen from United States

seen from Italy
seen from United States

seen from Singapore
seen from Germany
seen from United States
@damoninsiritisi
Şu an kimsenin olmadığı sahildeki bir şezlongda deniz kokusu ve dalga sesi eşliğinde üşüyerek uyumak için birçok şeyi feda edebilirdim.
İnsanın ben ne yapıyorum dediği bir yer var ya hani, kendi değerini anladığı ve bu olanları hak etmediğini anladığı yer. İşte oradan aldığın her karar seni daha mutlu biri yapıyor. Bencilce hatta kırıcı olsa bile sadece kendini düşünüyorsun. Çünkü zamanında kimse seni düşünmedi.
Onlara yapsan altından kalkamayacakları, hazmedemeyecekleri şeyleri onlar sana yapınca normal davranmanı bekliyorlar. Sınanmadığınız her konuda kendinizi mantıklı ve haklı zannedin bakalım siz.
Bazı hatalar var,ufak tefek olduğu için sürekli tekrarlarsın.Kendine engel olamıyorsundur aslında istemiyorsun ilişkinin mahvolmasını karşındakini kırmayı.Ama bazı noktalarına sürekli basıyorsa elden bu gelir işte.Kendini anlatamazsın da anlamazlar,haklı bulmazlar seni. Sonra bir bakarsın sadece onun kollarında uyuyan sen küçücük bedenini sığdıramazsın kocaman kollarına.Çaresi bulunur muydu ? Tekrardan eski günlere dönebilir miydik ? Birbirimizin gözlerine kırgın bir şekilde bakmasak keşke.O heyecan o sevinç o aşk dolu bakan gözler...Kayıp gidiyordu ellerimizden.Durdurabilir miydik ?
Bir gece;ay,yıldızlar ve yalnızlığın.Başbaşa kalmışsınız bu koca dünyada.Bütün pişmanlıkların,kalp kırıklıkların,umuzsuzluğun birikmişti o geceye.Ağır geliyordu her şey.Yarının ne getirceğinden bir habersiz,gelecekteki ben sorularına cevap bulamadığın bir gece ürkütüyor dimi seni ? Uyumak istiyorsun bir an önce , uyumanın imkansız olduğunu fark ettiğin zaman ki endişen korkutuyor dimi seni ? İçten bir ses bütün bu duygu karmaşasından kurtulmak için”her şey güzel olucak” diyen ama asla dediği gibi olmayan bir gürültü var.Bir anlığına inanmaktan korkuyorsun dimi ? Anlayabiliyorum seni. Peki bütün bu olanlara çare neydi ? Sorunun cevabını asla bulamayacağından korkuyorsun dimi ? Belki de kızıyorsundur. Bir çok insan şuan evinde mışıl mışıl uyuyordur,senin hayatından ömür giderken.Birde senden daha kötü durumda olanları düşünüp hayatın adaletsizliğine sitem ediyorsun.Psikolojini bozanlar ve seni hasta edenler yüzünden bir daha eskisi gibi sağlıklı bir birey olabilir miyim diyorsun kendi kendine.Ve içinden bir ses “evet hemde hiç olmayacağın kadar” diyordur ve sen onu kaale bile almıyorsundur.Doğan güneşe bakıyorsun, kulağında zülfü livaneli.Ne düşünmeli insan ? Yanıbaşındaki,sen acı içinde kıvranırken deliksiz uyku çekiyorsa bu işte bir sıkıntı var demektir. Vücudunun besinsizlikten hareket edemediğini gördükçe daha da güçsüzleşiyorsun.Ve derin bir nefes alırsın yapraklar özgürce dans ederken.Fısıltıyla çıkan şu sözlere kulak verirsin “bi çare”...
Can Manay gerçek bir ruh hastasıydın ama “İnsanları hayatından hata yaptıkları için değil onlardan umudunu kestiğin zaman çıkartırsın” derken çok haklıydın
Yüzyüzeyken Konuşuruz - Boş Gemiler
“Firuze dedi, Firuze bakmadı. Bir daha Firuze dedi. Firuze kalbinde üç bina yıkmış, iki bahçe yakmış, yazınki kuşları gönlünden göçmüş gibi döndü baktı. Bazen gidiyorum denmez.”
“hemen şimdi seninle olmazsam hayatın içinde bir yerlerde kaybolup gideceğimizi hissediyorum.”
Birine hem çok öfkeli olmak hem de onu çok özlemek berbat bir çıkmaz.
“Öğrendiğim en önemli şeylerden biri de şudur; Ne yapmış olursan ol, ne hissetmiş, kimi sevmiş olursan ol, arkasında dur. Korkularının bile arkasında dur. Göğsünü gere gere, elini masaya vura vura. Gerekirse yak ortalığı. Çünkü bunlar seni sen yapan şeyler. Kendinin arkasında dur.”
Vazgeçmek öyle pat diye olmuyor, bazen ağırına gide gide vazgeçtiğin oluyor. İnsan bir yerden sonra taşıyamıyor çünkü hiçbir şeyi, sevgi bile kurtarmıyor artık.