Kendi kendime sürekli "başka kapı yok, gerekirse aynı duayı bin defa edeceksin" diyorum.

#extradirty
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Love Begins
No title available
Keni
AnasAbdin
Peter Solarz

★
occasionally subtle
🪼
No title available
Today's Document
Jules of Nature

pixel skylines
Xuebing Du
noise dept.
Three Goblin Art
styofa doing anything
tumblr dot com
h
seen from Canada
seen from Italy

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Bangladesh
seen from Netherlands

seen from Germany

seen from United States
seen from India

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from India

seen from Germany

seen from Yemen
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from South Africa

seen from Malaysia

seen from United States
@darkvari
Kendi kendime sürekli "başka kapı yok, gerekirse aynı duayı bin defa edeceksin" diyorum.
Arkadaşlar acıdan ölsek de ses çıkartmak yok, çünkü geçecek.
Bazen düşlediğin bir çok şeye cümle kuramazsın. çünkü kalbe rânâ olan gözlerin önündedir..
ayrılık diye bi' şey yok. bu bizim yalanımız. sevmek var aslında özlemek var beklemek var. şimdi neredesin ne yapıyorsun. güneş çoktan doğdu. uyanmış olmalısın. saçlarını tararken beni hatırladın değil mi öyleyse ayrılmadık. sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. önce beklemekten. ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan ikisi de kötü ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. bi' çocuğun önce doğmasını bekliyorlar sonra yürümesini konuşmasını büyümesini. zaman ilerliyor bu defa para kazanmasını kanunlara saygı göstermesini insanların sevmesini aldanmasını aldatmasını bekliyorlar. ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Rabbim bizi razı olacağın yollarda koştur ve bu yolda canımızı katına al.
Mevlana der ki; Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı, nasıl ki çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutanda benlik zannı değil hiç'lik bilincidir.
İçimin acısı konusunda yalan söyleyecek değilim ama içimde artık seni düşünmemek için daha doğrusu seninle ilgili hiçbir şeyi düşünmemek için tüm gayretimi ortaya koyuyorum. Kim ne düşünürse düşünsün artık. Ben bu beynimin oyunlarında kazanacak kadar iyi oyuncu değilim.
Bu ayın başında her şey bitti, aslında bu sefer ben terk edildim. Bir odanın içerisinde acılarımdan bahsederken bir anda bağırmaya başladım sanki ve bağırmam zoruna gittiği için odada yalnız başıma kaldım. Haksızdım, bağırmamalıydım, bu acının içinde her daim tek olduğum gibi tek gibi davranmaya devam etmeliydim. Ailemin kim olduğunu şaşırdıysa, yeniden öğretmek için dönmeyeceğim. Her insan acıdığı tek kişilik ailesine dönmez belkide. Ya da dönen varsa da ben artık o değilim.
Ben bu sefer gerçekten vazgeçtim...
eninde sonunda, insanın düştüğü yerden kalkmaya yeltenmediği bir an geliyor çünkü.
Dışarıdan gören de diyor ki, her şey yolunda. Halbuki her şeyin başımdan aşağıya kaynar su gibi döküldüğü bir zamandayım. Bir daha hiç bu kadar mutlu ve mutsuz olmayacağım. Öldüğümü düşündüğüm bu andan sonra ne olacak onu da bilmiyorum.
Ne rahat bir hayatım oldu ne de Allah'ı razı edecek bir amelim. Hüzün olarak bu bana yeter. Çoğu zaman helak olacağım düşüncesindeyim bütün bütün olarak Rahmân'a O'nun merhametine sığınmaktan başka çaremin olmadığını idrak ediyorum.
Her şeyden çekildim, iste bu bir insanın vazgeçişidir, tüm hayattan.
Kimse kimsenin elinden tutmaz, bu böyle bilinmeli.
Gökyüzümü çalanların benim gökyüzümü sevmeye hakkı yok.
Öyle bir yalnızlık içindeyim ki içim buruluyor sanki. Yüreğim buruşturulmuş bir kağıt gibi bir köşede duruyor. Neden deme bana söyleyemem. Sen de zaten neden diyemezsin, demezsin. Hakikaten herkes bulmuşken yerini, ben neden bir sonbahar yaprağıyım? Rol yapmaktan çok yoruldum. Ve ben gerçekten rol yapabiliyormuşum.
Ya da insanlar zaten görmek istemiyorlar. İnan bana onların görmemesine o kadar alışkınım ki artık bunu yadırgamıyorum. Zaman içimi deldi geçti.
Ben bugünleri nasıl unutacağım Allah'ım. Yüreğimin buruşukluğunu açsam da, kırışık kalacak artık. Neden her kötü insan benim hayatımdan geçmek zorunda?
Ya da neden her çok sevdiğim insan ya ölmek ya da beni çok acıtmak zorunda?
Bilmiyorum, ama ben bu günleri çok unutmak istiyorum....