
No title available
Three Goblin Art
taylor price
Misplaced Lens Cap
Show & Tell
One Nice Bug Per Day
I'd rather be in outer space 🛸
No title available

blake kathryn
hello vonnie
Claire Keane

Love Begins
h
wallacepolsom
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

roma★
ojovivo
trying on a metaphor
Monterey Bay Aquarium
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from T1
seen from Indonesia

seen from Spain
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Australia
seen from United States
seen from India

seen from Hong Kong SAR China

seen from Germany
seen from Bolivia

seen from Slovakia
seen from Australia
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
@demhanem
Kim olmak istediğine karar vermeni sağlayacak yerlere seyahat et.
Bir tabloyu tek bakışta kimse gerçekten göremez. Güzelliği, inceliği, sakladığı detaylar… Hepsi zaman ister.
Aynı şeye tekrar tekrar bakarım ben. Farklı zamanlarda, farklı ruh hâlleriyle…
Kızgınken başka, mutluyken başka, umutluyken başka şeyler görürüm.
Bu yüzden sevdiğim şeylerden vazgeçmem. Onlara döndükçe kendimi yeniden bulurum.
Ve her seferinde biraz daha iyileşirim.
Çünkü iyi olmak… sadece mutlu olmak değil, farklı bakabilmektir.
Hiç kendini denemeyecek misin? İçinde kıpırdayan o ihtimali susturup, başkalarının çizdiği sınırların içinde mi tükeneceksin?
Bir kez olsun korkunun karşısına geç. Düşersen kalkarsın ama denemezsen hep eksik kalırsın.
Kim olduğunu bilmek, aynaya bakmakla olmaz. Risk aldığın yerde başlar gerçek yüzün.
Belki yorulacaksın. Belki yalnız kalacaksın. Ama en azından “ya olsaydı” diye içini kemiren bir pişmanlık taşımayacaksın.
Çünkü insan, denediği kadar vardır.
Kendi kendimi gizlediğim o eşikteyim: Gökyüzü üstümde, toprak altımda. Mahzenimde yıldız biriktiriyorum. Ruhumun eskiyip de bilgeleştiği bu yerde, yalnızlığım en büyük servetim. Zamanın dokusuna mühürlenmişken, bu yoldan başka nereye gidilir ki?
Bir tablodaki bütün güzelliği, inceliği, detayları bir kere görmekle kimse fark edemez. Tekrar tekrar, farklı zamanlarda, değişik ruh içinde bakmak gerekir. Bu neden ile sevdiğim şeylere sürekli bakarım. Kızgın, mutlu, umutlu, sakin hallerimde hep farklı şeyler görürüm. Sonra da iyileşirim. Çünkü iyi olmak farklıdır.
Sanat, dışarı taşan bir hâl sanılır hep. Oysa taşmayanlar da vardır. İçinde fırtınalar kopup yüzünde sükûnet duran insanlar… Onları sıradan zannederiz. Çünkü anlatmazlar, göstermeye ihtiyaç duymazlar. Ama hayallerini, isyanlarını, sevinçlerini kendi içlerinde yaşarlar. Kaynağı derin, suyu sessizdir. Duyguların bir pusulası yoktur; ne aşkı ne yalnızlığı nereye koyacağını bilemez insan. Bu yüzden bazı hisler, yalnızca ruhun en kıymetli köşelerinde saklanır. Gösterilmez, korunur.
Hayat, yalnızca yapılması gerekenlerden ibaret değildir. Zorunluluklar sadece günleri doldurur. İnsan, istemeden yürüdüğü yollarda yorulur; isteyerek attığı adımlarda kendini bulur. Çünkü kalbin razı olmadığı bir hayat, yaşanmış sayılmaz.
Bazen düşünüyorum…
En güzel sorumluluk, yaşadığın hayata bir amaç bulmak değil midir?
Uzun bir ömür sürmekten çok,
sefil olmayan bir huzuru hak edecek kadar dolu yaşamak için.
Ya bunca tantanaya sahne olan hayatı, insan ruhu kaldıramazsa?
O zaman düşünün hayatınızdaki ağrı kesicileri…
Bir bisiklet sürüşünü, yüzünüze çarpan rüzgârı,
gökyüzünün sessizliğini,
çiçeklerin acele etmeyen varlığını,
kedilerin dünyayla kurduğu o kayıtsız ama bilge ilişkiyi,
kütüphanelerin ağırbaşlı sükûnetini.
Aslında hep orada olan,
ama pek az insanın gerçekten görebildiği şeyleri görmeyi öğrenin.
…ve yüzümü güneşli kırlara gömüp derin uykulara dalıyorum. Daha çok yol var mıdır diye düşünmek bile istemiyorum.Uyandığımda artık vardığımı hissediyorum. Şu gökkuşağını içine alan kırlar, şu yıkık duvarlar belki de bizim aradığımız şeylerdir. Çayırlar nasıl da gülüyor baksanıza!
@hasantasdeln
Bazen düşünüyorum.En güzel sorumluluk yaşadığın hayat için bir amaç bulmak değil midir ? Uzun bir yaşam ve sefil bir huzur için.
@hasantasdeln
Ya bunca tantanaya sahne olan hayatı,insan ruhu kaldıramazsa ? Hayatınızdaki ağrı kesicileri düşünün. Bisikleti,rüzgarı,gökyüzünü,çiçekleri,kedileri,kütüphaneleri…. Aslında hep görünen ama pek az kişinin görebildiklerini görün.
İnsan ruhu, tuhaf kıvrımlar barındırır.
@hasantasdeln
Ruhum senilendur ey yaylalar.
Ruhuma sığmayan yerler var. İnsanın ağzında bonbon şekeri gibi.