
No title available
Three Goblin Art
No title available
RMH

PR's Tumblrdome
Keni
Not today Justin

Origami Around
dirt enthusiast
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
AnasAbdin
sheepfilms

roma★
tumblr dot com
One Nice Bug Per Day
todays bird

#extradirty
Claire Keane

Kiana Khansmith
occasionally subtle
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Bulgaria
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from South Africa
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Uruguay
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@denef
Kendimi bildim bileli içimde kışı hiç bitmeyen karanlık bir orman var sanki. Sanki kalbimi, sürüsünü kaybetmiş yaralı bir hayvanla paylaşıyorum. Kalabalığıyla birlikte dolu dizgin koşarken göğüs kafesinden vurulmuş, ormana kalmış, kışa kalmış, kaçırmış mevsimleri göçleri, ölememiş. Neşesi yarıda kesilmiş yaralı bir hayvanla, uğultularla, orman ve yalnızlık dolu bir kalmışlıkla paylaşıyorum kalbimi.
ağva
Bazen oturduğum yerden yükselip her şeyi ağır çekimde izliyormuş gibi hissediyorum kendimi. Ya zihinsel bi sakatlığım var. Ya da dahi bi yeteneğim. (Tabii bence birincisi.) İki sokak ötede camdan kilim silkeleyen kadının dudağındaki sigarayı içine çekişinden, arkası dönük ecevit mavisi paltosunu giymiş üstünde sanki küf kokusu, valguslu ayağıyla yamuk bastığı kara botlarının tabanı ezilmiş adamın elinde saydığı paraların hışırtısı, ağzında köpük köpük tükürüğü, boynunda çıtırdayan damarları, ilerideki camide merdivenleri ağır ağır çıkan hacının keskin hacı misi kokusu, bol allahlı iniltisi, damağına yapışmamış takma dişlerinin şapırtısı. Başucunda ağzına kadar dolu bir küllükle uyanan ayyaş ve şişman komşumun işemeye giden ayak sesleri. Marketin poşetli çırağı ağzına gizliden üç tane birden sakız atmış ağızını buruştura buruştura zor çiğniyor. Çatal kaşık, kadınların kikirdemeleri, güldükçe büyüyen ağızları, vakitleri olsa çok ağızı öpeceklermiş. Sanki göz yuvasından arkasına kayıp gidiverecek gibi bakan meraklı gözleri, martı, yutkunan kedi, yorganların altında sessizce sevişen ahlakçılar. Kömür tortusu gibi bir sis. Nerde olduğunu kestiremediğin köpeğin boğuk havlaması. Fısıltılar. Tartışmalar, tartışmalar, havalarda uçuşan alıntılar. (çünkü kimsenin kendi sözlerini söylecek kadar cesareti yok) siren sesi, fısıltılar. telaşlı ayak sesleri. Yüksek sesle açılan bir televizyon. Donuk nağmeli bi spiker. Ağzı açık dinleyen her şeye inanmaya hazır siroz göbekli fanilalı bir adam. Fısıltılar. Karısı ondan tiksiniyor. Yüzünden anlıyorum. Arkasından ensesine ekmek bıçağını geçiriverecek gibi bakıyor. Ama çiçekleri suluyor. Çiçekleri sevmek insanları sevmekten daha kolay. Fısıltılar. Ayak sesleri, fısıltılar. Kulaklarım ağırlaşıyor. Güp diye geri düşüyorum koltuğa. Gögüs kafesimde çatırdayarak, içlere doğru ağır ağır ezerek bir dünya dönüyor.
Merhaba beyefendi sakallarınız insana ilham veriyor,
gömülüp uyuyası geliyor insanın.
Sanırım hiç tereddüt etmeden sizi çok seveceğim.
Yüzü cüzzam yaralarıyla kaplanan sevdiği için, on iki yıl kör taklidi yapan Bağdat'lı âlim gibi seveceğim.
Bir Eylül akşamı tatlı bir akşamüstü uykusuna dalar gibi.
Çok seveceğim sizi.
Size bir çiçeği anımsatayım diye bir bahar dalına asacağım kendimi,
Ve bir çalı dikenin hiç kucaklanamayacağı gibi asla affetmeyeceğim sizi.
Evimi süslerim
new
new
RED by Denef Huvaj
Malzemelerim hazır, tavuğum da geldi.