Sen gittiğinden beri ruhum duvarlar arasına sıkıştı sevgilim kurtulamıyorum
Sade Olutola
EXPECTATIONS
Sweet Seals For You, Always
🪼
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

PR's Tumblrdome
𓃗
occasionally subtle
Lint Roller? I Barely Know Her
sheepfilms
will byers stan first human second
ojovivo
todays bird
Show & Tell
One Nice Bug Per Day
NASA

No title available
h

tannertan36
official daine visual archive

seen from China
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from Saudi Arabia
seen from Ukraine
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Italy

seen from Bulgaria

seen from Singapore

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@denizyangini
Sen gittiğinden beri ruhum duvarlar arasına sıkıştı sevgilim kurtulamıyorum
Sevgilim,
Sen benim huzurumsun.
yalnızlığı yalnız seninle aldattım
ben öldüm bir kere gelir miydin?
hiç birşey yıkamadı beni, senin ağzından çıkan iki kelime hariç..?
Doruklara doğru dolu dizgin sevda uğruna.
Sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmak bile başlı başına baş kaldırmaktır...
susmak en büyük vedadır.
dinlenmemek sevilmemek değildir ama dinlememek sevmemektir.
sen bana hiç gelmedin ama ben senden hiç gidemedim
Bir rüya gördüm alacasından. Senin için hayra yordum.
yusuf zindana atılmış, züleyhâ'nın dünyası zindan.
Ölüdür ve öldürülmüştür bütün umutlar.
“Oradasın, biliyorum. Bu satırları okuyorsun. Şimdi bu satıra geçtin, kaşların çatıldı. Kafan karıştı. Kimle konuştuğumu, bu satırları kime yazdığımı anlamaya çalışıyorsun. Ben bu satırları sana yazıyorum. Ona, buna, şuna değil. Sana yazıyorum. Dünyanın her neresindesin bilmiyorum, hangi şehrin hangi sokağında okuyorsun bu yazdıklarımı bilmiyorum. Bir otobüste misin, trende misin, saat orada kaç? Bilmiyorum... Ekrana dökülen saçların ne renk inan bana tahmin edemiyorum. Ve inan bana, bunların hiçbirinin önemi yok. Saçlarının renginin, saçlarının olup olmamasının, nerede olduğunun, saatin kaç olduğunun... Tek önemli olan sensin. Bu satırları okuyor olman. Neler yaşadın, neleri atlattın, neler yaşayacaksın, neleri atlatmak zorunda kalacaksın bilmiyorum. Tek bildiğim var, bu dünyada çıkmaz sokak yok. Sonuna geldiğini düşündüğün her yolda, o yolun sonunda bir duvar da görsen adım attığında yıkılacak o duvar. Belki mahvolmuş bir haldesin, belki pes ettin, belki çaresizsin, belki artık hiçbir şeyin iyi olacağına inanmıyorsun. Ama sen bu satıra geçtiysen, hâlâ umut var demektir. Çünkü bu satırları okumaya devam ediyorsan bu satırlardan bir kurtuluş yolu, bir cevap arıyorsun demektir. Derin bir nefes al. Bir nefes daha. Ve bil ki, ‘Vardır elbet bir çıkılacak yol.’ Yeter ki o yola adımını at. O telefonu eline al, kendini tuttuğun o mesajı at. Aynanın karşısına geç, kendine bir bak. O kadar değerlisin ki kendinin kendine yazık etmesine izin verme, saçlarını tara. Bir özür dile kendinden. Kendine yaptığın haksızlıklar için, kendini soktuğun o çıkmaz sokak için, kendini suçladığın her an için özür dile kendinden. Bu dünyadaki en önemli insan sensin. Bu dünyadaki en değerli insan sensin. Başkalarına verdiğin değerin yarısını bile kendine vermediysen eğer, şimdi bir kez daha özür dile kendinden. Ve bir kez daha. Unutma, herkes gittiğinde bile ruhun seninle kalacak... Senin en yakın arkadaşın, en daimi ailen sensin...”
Kalbimin içi seninle dolup taştı :)
Bir tek seninle konusamadim ama butun kagitlara dert yandim
“gülümsediğini görüyorum, ama üzgünsün.”