benim kalemimi kırmaya yetmez bir mürekkep lekesi,

blake kathryn
The Stonewall Inn
Claire Keane
🩵 avery cochrane 🩵

#extradirty
Game of Thrones Daily

izzy's playlists!

Kiana Khansmith
Noah Kahan

PR's Tumblrdome
macklin celebrini has autism

shark vs the universe
★
$LAYYYTER
untitled

Game Changer & Make Some Noise
EXPECTATIONS
Sade Olutola

Product Placement

pixel skylines

seen from Australia
seen from Austria

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from Mexico

seen from United States

seen from Argentina

seen from Brazil

seen from Russia
seen from United Kingdom

seen from Venezuela
seen from Türkiye
seen from Austria
seen from United States
seen from Nepal
seen from Jordan
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Russia
@dostunyokanlacocuk
benim kalemimi kırmaya yetmez bir mürekkep lekesi,
durdum. koşmanın, kaçmanın; akrep yelkovanın bir yere ulaşmadığı bu köhne sokakta, caddede, mahallede, kulvarda bulvarda artık her neredeyse. durdum. anla, durdum ve derin derin soluklanmayı öğrendim. ona kadar say, güzel şeyler hayal et falan filan. gözlerine bakmak, sızını almak gönlünden bu yamayı, kara lekeyi kaldırıp atabilmek adına kanım uğruna cebelleşttim, uğraştım. kendi yolumda bir sen için durdum. oysa durmayı sevmem, boş ve boşlukta olmayı da. ama değmemiş bir şey uğruna duruyor olmak bu kadar canımı sıkamazdı
ne de olsa kuruyacak göğsündeki karanfil
bir şeylerin olabilme ihtimalini düşünmek yerine yaşayarak görmeyi tercih ederdim
şu duvardaki oyuk, sıvası dokülmüş küf kokan oda, zifiri karanlığın sonu hepsi zihnimde mıhlanmış şimdi dönsem sırtımı duvara ne çıkar ki? kış gören plastik oyuncak ne anlar bahardan. kapı menteşesine yağ sürsem ne fayda. duydum onu kaç gece hatrı sayılmaz kaç kere. gözüme bakan olmadı ki anlaşılsın halim. kendimden kaçtım da nereye vardım sanki. bir canavar yarattım, gölgesine kendimi sakladım sonra unuttum nerden geldiğini. öfke hep solumda şimdi kimi koysam oraya durulmuyor ikisi de.
yaktım bir şeyleri ama hala gölgesindeyim
kılıç kuşansak kime ne, hançer göğsümde
mutlu oluyorum ama bir yandan da hüzün sırtıma yapıştı. yönetemediğim şeyler isteklerimle çakışıyor ve sonuç olarak isteklerim istekten öteye geçemiyor. oysa bende biraz destek görseydim daha başka bir yaşam sürdürebilirdim. daha güzel şeyler inşa edebilirdim. en azından böyle şeyler uğruna çaba vermek yerine kendim için daha kayda değer bir şeyler yapabilirdim. bazı farkındalık anları cidden yüreğimi burkuyor.
yollarım bozuldu evim de yok ki gidemedim diye üzüleyim. elimde üç beş kırgın hikaye, seni nereye koyacağımı bilemiyorum. geçmişte kaldı o bozuk pusula
yıktığını inşa edemezsin keza yıkmak da marifet. ve bazen gerek
kırıklarımda altın yaldızlar ve göğsümde kan oturmuş bir leke. nereye varsam yakamda el, nerede dursam gölgesiz patlamış duvar.
uzun saçlar kısa saçlar bozulmuş bedenler kırgın hikayeler ayrı düşülmüş hayatlar. hüzünlü bakışlar, derin bir ah, belki çekilmiş ortak birkaç acı. belki sevmek nedir bilememeler sonunda vefasız ve bencilce çizilmiş bir yol,üstü çizili hatıralar ve acısını iki tarafın çektiği bir son. korku, öyle aniden tamamlanmaktan.
kalbinden geçenleri uzun süredir dile getiremiyorsun ve kaleminin keskin ucu artık sadece seni kesiyor. oysa bu son böyle olmamalıydı. sana irin dolu geçmişten, patlayan yaralardan kapı arkasında unutulan ceketten ve bunun çaresizliğinden bahsedecektim. annesiz ve kederli, hüzünlü ve kıytırık bir kaç hikaye anlatacaktım sende yapbozun eksik parçaları yerine koyacaktın. ama bu tür hikayelere artık dermanım kalmadı. seni ayağa kaldırmaktan ve perdeleri inatla açma çabasından yoruldum. kalk silkelen daha kaç tokat yiyeceksin,kaç tekme düşürecek seni ve kaç kere yeniden başlayacaksın. bu son olsun madem. bu seni senden son kurtarışım olsun lütfen. iyileşebilmek adına verdiğin savaşı bir kere de yarım bırakma. kırılan parçalar her seferinde eksiliyor sonunda sana bir sen bile kalmayacak diye korkuyorum ve bu hikayeden çok sıkıldım. dolu namlulardan, patlayan bardaklardan, tozlu raflar ve eskiyen biblolardan. sana yeni bir son lazım. sana yeni bir son lazım ve eski bir başlangıç. bu sefer farklı güzergahlar yeni kararlar. istikrar ve dirayet. güzel ve hoyrat. eski bir defter ve yeni bir son daha iyisine başlayabilmek adına
eğer haklı olduğum kanısındaysam biten bir şeyin yasını tutmuyorum öfkem üzülmek halimin önüne geçiyor bu ne kadar doğru bilmiyorum. duygusuz değilim sadece beni bu hale getiriyorsunuz ve o kadar güzel yapıyorsunuz ki sonunda o duvarın ardına geçemiyorsunuz bende sizi içeri almıyorum bu kadar basit. bir de bundan yakınıyorsunuz bence şükretmelisiniz.
sevildiğini hissedememek senin boynunda bir tılsım
baktığın bir çift gözün karasına vurulmuştun,
kartları açık oynamak isterken yırttın ama bilmeden. ki bilmeden yapman yapmış olduğunu değiştirmez biliyorsun.