Tw: radyocizirtisii
$LAYYYTER
todays bird
Sade Olutola

#extradirty
The Stonewall Inn

tannertan36
h
cherry valley forever
ojovivo

❣ Chile in a Photography ❣
untitled
No title available
hello vonnie
d e v o n
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Mike Driver
I'd rather be in outer space 🛸

Jimmy Eat World
Cookie Run:Kingdom Official!
KIROKAZE
seen from Georgia

seen from Mexico
seen from Chile

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Mexico
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from France
seen from Canada
seen from Mexico
seen from Hong Kong SAR China
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
@dumanistandcool
Tw: radyocizirtisii
İnsanlar eserlerini sergilerken müzelerde, ben acılarımı sergilemek isterdim. Görün bende bıraktığınız kanlı boyalarla bezenmiş resimleriniz !
Son nefesimde elimi sen tutacaksın, Son sözlerimi sen duyacaksın.
Sen denizdin, masmavi gülerdin.
Tw; radyocizirtisii
İnsanların kalplerinden katran ve zift akıyor. Dillerinden ise bal ve şerbet. Bu kötü dünyayı, daha nasıl ifade edebilirim ?
Mahallenin kedisi gibiydim. Arada sığınıcak şefkatli bir yuva, bir kap mutluluk verebilecek masum kalpler arardım. Sonra aşık oldum, mahalledeki yetmişlik, bitik ama ayakta duran bastonlu dedeye benzettiler. Öyle halsiz, öyle yorgun ve bitkin... Dualar etmeye başladım çabuk ölebilmek için, zira zor bir hastalıktı menet. Hayattan alabildiklerime müteşekkirlik duyarken, vazgeçme duygusu taa en tepelerdeydi. Kolay değildi bu hastalık. Sevdanın yükü çok gelirdi, belim ağrırdı. Söyleyecek kelime bulamazdım, senden başka' dilim lâl olurdu. Gözlerim kör oldu sonralarında yaşlılığa vurdular ama seni görememektendi sebebi, anlamadılar. Desteksiz yürüyemez oldum, baston aldım kavak ağacından. Sana tutunamadım, ölü bir kavak ağacına yasladım benliğimi. Ah yaşlılık çok zor' dedim komşulara, belli etmedim kimseye. Oysaki 16 yaşındaydı içimdeki kız. Lâkin yüzüm buruşmuş, gözlerim görmez, kulaklarım duymaz, desteksiz yürüyemez olmuştum. Yaşlandırmıştı sevdan. Biraz da öldürmüştü. Yatalak olmuştum, bir tüp kan lazım dedi doktorlar, kanım da canım da sendin bilemediler. Mutlu ol, harap etme kendini' dediler. Sen olmadan mutlu olamazdım, görmediler. Ölümü bekleyen biri olmuştum artık, evine gelen çocuklara şeker veren, en azından onları mutlu edebilen, kalbini baston yapıp koluna takan biri...
02.32
Anneme uslu duracağım sözü verip sokağa çıkamadım hiç. Masumca misket oynayıp, ip atlayamadım. Küçücüktüm, yaşıtlarım çocukken ben küçücük bedenimle dünyanın bütün yükünü sırtımda taşırdım. O yaşta dünya benim için yaşadığımız bir yer değil de taşımam gereken bir çuval olmuştu. Her defasında belimi büken, acıdan kıvrandıran bir yük olmuştu. Ondandır şimdilerde belimin amansız ağrıları. Arkadaşlarım top oynarken düşer, dizlerini kanatırlardı. Oysa benim ellerim kanardı her gece acıdan. Bu adaletsiz dünya bana kimseden yardım almadan kendi başıma düştüğüm yerden kalkmayı öğretti. Ama ben sen düşürünce kalkamıyorum.
Takmışız bir sevgi gidiyor, bu bizi hayattan mahrum ediyor.
Mutlu olmak için ne yapmalı
Unutmalı.
Yalnızlık sana göre ne?
Birçokları için terk ettiğim zira her daim yanı başımda duran benim sadık yârim. Aynı zamanda deliliğimin taht odası.
Kırgınlıktan sarılamıyorum
Kalbinin kırıkları onu keser diye korkuyorsun,, halbuki o seni paramparça etti.
Topluyorum valizimi, fotoğraflarını koyuyorum bir kutuya, çıkıyorum apar topar arkama bakmadan, aynı senin yaptığın gibi.
Kimsenin haberi yok ama odamın en ücra köşesine sesini astım.
Hiç deli olduğunu düşündün mü bazen? Aklını kaçırıyor gibi?
Düşünmekten delirdiğim, aklımı kaçırdığım zamanlar oldu bazen.