Bir akşamüstü her şeyden bunalınca sana gelebilseydim eğer belkide bu kadar atlatılması zor olmazdı bazı şeyler.
No title available
h
taylor price

❣ Chile in a Photography ❣
RMH

Jar Jar Binks Fan Club
Cosimo Galluzzi

if i look back, i am lost
noise dept.
todays bird
$LAYYYTER
No title available
hello vonnie

No title available
🪼
The Bowery Presents

blake kathryn
NASA
d e v o n
official daine visual archive
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from Mexico

seen from France

seen from United States
seen from Ukraine
seen from Thailand
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Indonesia

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Colombia

seen from United States

seen from Mexico
@duygusalintihar
Bir akşamüstü her şeyden bunalınca sana gelebilseydim eğer belkide bu kadar atlatılması zor olmazdı bazı şeyler.
Kendini kaybetmek, bir anda olan bir felaket değil; yavaşlatılmış bir intihardır. Her gün, aynadaki yabancıya biraz daha alışmak demektir.
Yürümeyi yeni öğrenen bir kalbim var. Biri elini uzatınca gidiyorum, sanki bütün yollar onlara çıkar gibi. Ama arkamda, dipdiri duran bir bataklık var.
Geçmişim.
Sanki yanlışlıkla geriye adım atsam, bütün huzurumu yutacak. Bütün mutluluğumu… Ve ben, gözlerimin içine bakıp “burada kal” diyen huzura sarılmak istiyorum.
Çünkü batmak, tekrar baştan ölmek demek. Ben artık ölmek istemiyorum.
Kim olduğumu sorduklarında, cevap vermeyi unutan bir dilden ibaretim. Ses tellerim sağlam ama ruhumun sözlüğü çoktan mühürlenmiş gibi.
Denizin şimdi durgun olması benim o dalgada boğulduğum gerçeğini değiştirmiyor.
Bir korku var içimde, atamadığım. Bir gün seni düşünememek korkusu. Seni ansızın unutuvermek kim bilir ne korkunç bir şey olurdu. O zaman acaba bir manası kalır mıydı yaşamanın? O zaman kimi özler, kimi beklerdim? Senin için yaşamak ve yine bir gün senin için ölmek varken, kim bilir nasıl bir ölüm olurdu sensizlik? Şimdi, sabahları gözlerimi açar açmaz ilk işim seni düşünmek oluyor. Her yerini ayrı ayrı hatırlıyor, özlüyorum. Birlikte geçen her günümüz bütün dakikalarıyla tekrar tekrar geçiyor aklımdan. İlk tanıştığımız günden, son buluştuğumuz güne kadar her şeyi, evet her şeyi bir bir hatırlıyorum. Güzelliğin bir şiir gibi yerleşmiş hafızama. Her gün birkaç kere okumadan edemiyorum artık. Seni kelime kelime anıyor, mısra mısra yaşıyorum yeniden. Düşün, sensizliğe bile razıyım. Seni düşünmek olsun da... Seni özlemek olsun da...
Beni anlamalısın çünkü ben, kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur.
Benim halim bundan sonra, ancak yarım bir varlık olacak. Eskisi gibi olamayacağım. Her gün biraz daha uzaklaşıyorum kendimden.
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? İçimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. Hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım. Düştüklerinde iyi olmuş bile demeyeceğim. Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak. Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz.
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.
İstediğin kadın olamadığımı. Aksine ikinci kadın olduğumu apaçık yüzüme vurmana rağmen kalbimden bir gram eksilmemen çok yakıyor canımı. Seni sevmek çok yakıyor. Bilmiyorsun.
şu an koşarak varabileceğimi bilsem sana, yalın ayak yine çıkardım o yola.
Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
Bazen içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır, bazı durumlarda sadece acı çekilir.
susarak da anlaşılmak istenmek üzerine.