Ben nereden geliyorum ? Ben nereden geliyorum ? Böyle bulaşmışım gecenin kokusuna ? #furuğferruhzad

oozey mess
YOU ARE THE REASON

blake kathryn

tannertan36
we're not kids anymore.

@theartofmadeline
Today's Document
Jules of Nature
he wasn't even looking at me and he found me
RMH

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always

Origami Around
Mike Driver
One Nice Bug Per Day

Kaledo Art

titsay
KIROKAZE

No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from United States
seen from Singapore
seen from T1
seen from Poland

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Portugal

seen from Finland

seen from Syria

seen from T1
seen from United States
seen from Switzerland

seen from Romania
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Netherlands

seen from United States
seen from United Kingdom
@elcingurler
Ben nereden geliyorum ? Ben nereden geliyorum ? Böyle bulaşmışım gecenin kokusuna ? #furuğferruhzad
Herkes gidiversin, cananım sen gitme. Gam dostum benim, canım sen gitme. Hoş bir gülüşünle bir kadeh şarap ver, Dünya güzelim, mey sunanım sen gitme. Ey dünyası hoş geçen nasılsın bensiz? Gam arkadaşımken nasılsın bensiz? Sensiz harabım, hazan misal çehremle Taptaze yüzünle nasılsın bensiz? Terketti de gitti, yoktu ondan güzel. Hiç doymadı gönlüm yüzü bin güle bedel. Gül gittide ardında dikenler kaldı, Gittin ama gönlümün devasıydın, gel... Hz. Mevlana
The Dreamers ( Düsler, tutkular ve suçlar ) 2003 yapımı... Seyretmekte benim gibi geç kaldıysanız mutlaka tavsiye edilesi.
Isabelle ve Theo kardeşler, ailelerinin tatile çıkması sebebiyle evde yalnız kalırlar, tam bu döneme denk gelir Matthew ile tanışmaları. Sinemaya olan ilgileri üçlünün en büyük ortak özelliğidir. Aralarındaki sohbetler, cinsellik ve dönemin devrim sesleri filmin temel yapıtaşlarını oluşturuyor. İzlerken filmin sanatsallığı ve estetiğinin yanı sıra Eva Green’in oyunculuğuna ve güzelliğine bir daha hayran kalacaksınız. He tabii diğer iki başrol de; Michael Pitt ve Louis Garrel.
Gecenin bir yarısı sesler duyuyorum bayım, sesler kirlenmiş ruhumuzun birer parçası mı ? Kaç kez aktı rimellerin ya da rujunu neden-niçin-ne sebeple tazeledin ? Pudran toz gibi uçtu yok oldu değil mi caddelerin karanlığında. Hey o kara delik nerede ? Yine saçmalıyorum değil mi bayım, betimlemeler ne de çok yoruyor insancıkları. Biz kadınlar en çok maskelerimizi çıkartırken başka, bambaşka yaratılmışlara dönüşürüz. Peki bu çıkış nerede ? Burada çıkış yok. Hadi git ve yat, sanki yarın farklı bir dünya olacakmış gibi.
Fotoğrafları hep çok sevdim, sanki hayatımızın donmuş, eskimeyecek ve kirlenmemiş tüm anını büyük bir çıplaklıkla yansıtan ve sadece o anın tüm güzelliğini donduran, yaşlanmayacakmışız gibi anların habercisi. Ne güzel yazdı o ellerin #VirginaWoolf " Düşünüyorum da bedenlerimiz çıplak gerçekte. Şöylece kaplanmışız düğmeli bez parçalarıyla ve bu kaldırımlarin altında kabuklar, kemikler, sessizlik var. " Kadınların yazar olamaz mı, hadi oradan ! 30/ 08/15 Photo : @srhthsgl
Hollywood'ın doğal rol yeteneğiyle hafızalara kazınan artisti İngrid Bergman'ı ölüm yıl dönümünde analım.
Duymamazlıktan geldim-genelde yaptığım şeydir- ısrarla iki kere çaldırdı, ardından da mesaj. Durum önemliydi galiba. Babamla terasta günün bitimini seyrediyor, babam galaksiler üzerine anlamadığım-ve onun nezdinde sınıfta kaldığım- şeyler anlatıyordu. Bende ilk kez Barış Bıçakcı okumanın huzuru içindeydim. Telefonun ardındaki için konu mühimdi, aradım. Heyecanla telefonu açtı. "Merve'nin ( Boluğur olan ünlü olan) gelinliğini gördün mü ? " dedi. Daha hayır, demeye fırsat vermeden herhangi bir sosyal mecradan bakmam için gelen ısrarı hissetmistim. Güzel gelinlikti bende büyük bir tepki verdim.( Aslında beni bilenler bilir, hep büyük tepkiler veririm.) Çünkü ŞAHANE dememi bekliyordu telefonun ardındaki ses. Ve ardından iç geçirmesi... Telefonu kapatırken günbatımımızın içinde VAROŞ kalan bu konuşmayı babam elbette sordu. "Merve Bolugur evlenmiş, gelinliği şahaneymiş." diyecektim ki sustum. Babam da sessiz kaldı. Daha geçen yaz Kıvanç Tatlıtuğ kim yazar mı diyen bir adam için gereksiz bir sohbetti bu. Bir ressamın hangi döneme ait olduğunu bilmemek, evrendeki kara deliklere önem vermemek ayıptı onun için, nasıl anlatabilirdim, bende uzatmadım. Sıradandı, sıradandık, hepimiz sıradanız. Telefonu kapattıktan sonra arkadaşımın kara deliğinin "iyi muhteşem bir dügün, ayakkabının altına yazılacak arkadaşlar " olduğunu biliyordum. Gökyüzüne bakıp hayal ediyordu. 20'ler bitiyor söz yerindeyse kapmak gerekiyordu. Öyle diyordu ? Koca mı ? O önemsiz bir ayrıntı. O bir nesne, bir figür. Gelinliğin duvağı sarsın damadı gerekirse gözükmesin, önemli olan gelinlik. O sadece söz edilen ŞAHANE bir gelinlik istiyordu. Bazen hayat bu kadar basittir, erkeklerde birer figürandır. Gün batmıştı, babam muzik acmak icin kalktı. Kara deliklere bakarak dedim ki #BizimBüyükÇaresizliğimiz Not: telefonun ardındaki ses bir süre sosyal medya kullanmayacak, dönse de umrumda değil. Hayat geçip gitmiyor mu ?
Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor, Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor. #Süleymaniye #yahyakemalbeyatlı #oneistanbul
Ne var ki, uzak bir geçmişten geriye hiçbir şey kalmadığında, insanlar öldükten, nesneler yok olduktan sonra, bir tek, onlardan daha kırılgan, ama daha uzun ömürlü, daha maddeden yoksun, daha sürekli, daha sadık olan koku ve tat, daha çok uzun bir süre, ruhlar gibi, diğer her şeyin yıkıntısı üzerinde hatırlamaya, beklemeye, ummaya, neredeyse elle tutulamayan damlacıklarının üstünde, bükülmeden, hatıranın devasa yapışını taşımaya devam ederler. Marcel Proust - Swannların Tarafı
Ne güzel söylemiş #ZekiMüren .... Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına (Dunyanin Tam Ortasi)
"Onun İstanbul'a olan özlemi bir tutkuydu , beni ona yönlendiren nedenler arasında olmalı , kim aşkın bir nedenini söyleyebilir, aşktı işte, aşk neydi, hiç hissetmediği kadar insanın kendini yükseklerde mi hissetmesi, yalnız adı bile aklına gelince hiç heyecanlanmadığı kadar heyecanlanması mı ne, ne çok şey söylenebilir, tek bir tarifi tanımı zor, telefonlarımı açmadı, birkaç kez açılmayınca doğal olarak siliyorsunuz kalbinizden; belleğinizden silinmiyor kolay kolay, ne hikmetse bellekte de hep şu olumsuz anılar kalıyor, sanki her şeyden elini eteğini çekmişti, deyim yerindeyse ortadan kayboldu ya da benim ona ulaşmamı istemedi, belki anne de oldu ama bir kez daha yüzünü görmedim, sesini duymadım, gülümseyen samimiyetine kapılıp sabırla bekleyemedim., kimbilir bu da iyi bir şeydir, derler ya en kötü olan bile belirsizlikten iyidir, bir avunma biçimi de olsa bazen iş yarar, Boğaz iskele martılar bizi epeyce beklemiş olmalı, yaşanmamış aşklar nasıl da iz bırakır." #AtillaBirkiye #OnKadınBirHayal #kitap
Dertlerimi çamaşırlarla birlikte balkondaki ipe astım düşündüm, mutsuz olmak kolaydı oldukça da meşru bazen yastıklara sarılıp ağlamak geliyor içimden sonra hayal kurmaya başlıyorum öyle yeşilçam hüznü değil tamamiyle varoş, oldukça durağan güneş kuruttu dertlerimi ara sıra bakıp hüzünlendim ama biliyordum çok mutlu olamasak da hayat bir yanıyla güzeldi. #tbt #2012 #retro #bnw #nostalgic #oldphoto
Öyle bir yazdı ki Sanki gökyüzünde oturuyorduk Seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi Mavi bir şeydi Biz senle gökyüzünde Çok oturduk Gençliğimiz Çok mavi geçti... çok ! #aşkşiirleriantolojisi #haydarergülen
Dünyadan bir #MarilynMonroe geçti, iyi ki doğdun 💋 (Dunyanin Tam Ortasi)
Bazıları için Çanakkale militarist bir söylem olabilir. Bazıları için Mustafa Kemal'in adını anmadan kutlanan bir zafer olabilir ki-Mustafa Kemal'e düşmanları bile bunu yapmadı, yapamadı. Ancak Çanakkale gözlerini kırpmadan özgürlük için giden ve dönmeyenlerin hikayeleridir. Ve bu hikayede Conkbayırı, 57.Alay, Anafartalar olmadan hep bir yarısı eksik kalır. Emperyalistlerin saldırıları icin, özgürlük için cepheye giden Ermeni,Rum çocuklarında aynı cepheye,ayni duygularla gitmesi bir zamanlar millet olabildiğimiz gerçeği adına da göz yaşartıcı. Ruhları şad olsun ! " Bir gün şafakla birlikte topraklarımıza, insanlarımıza ve mukaddesatımıza saldırmışlardı. İçlerinde nereye, niçin geldiğini bilmeyen masum zavallılarda vardı, haçlı ruhunu yüreğinin derinliklerinde gizleyenler de. Bir süre sonra savaştığı insanlara saygı duyanlar da oldu, kafataslarını memleketlerine kadar götürecek kadar nefret edenler de... Zafer kazanma arzusuyla toprağımıza ayak basıp arkadaşlarını, ayaklarını, kollarını ve canlarını burada bırakıp, utanarak gittiler.. "GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER" Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal Atatürk #çanakkalegeçilmez #mustafakemalatatürk
kirleniyordu, susuyordum.
Ben içeri girince herkesin bana beğenerek bakmasını istemiyorum. Vermek istiyorum, bana verilmesini istiyorum, uğrunda neyim varsa neyim yoksa ortaya dökeceğim yalnızlığı istiyorum. Virginia Woolf/ Dalgalar